Anahtar kelimeler: İstemli Payın Yazildiği Kurul Hakimliğinin Ankara İlamda Milleti Özetle Adet

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemli istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihli genel kurul tutanağında "...'e ait 500- adet payın Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████/2016 tarih ve █████████ D. İş kararı ve CMK 128. Mad. gereğince toplantıya katılamadığı anlaşılmış Vekaleten katılımı uygun bulunmamıştır" ve █████/2022 tarihli "TUTANAKTIR" başlıklı belgede; "Bakanlık Temsilcisi ..., ...'ün hakkında C.M.K. 128 Kanuna göre Tedbir olduğundan ve İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün █████/2016 tarih L9796457 Sayılı Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik yazmış olduğu yazısında ihtiva eden hususlar dikkate alınarak Asaleten veya Vekaleten katılamayacağı" belirtilmiş ise de müvekkili hakkında Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████/2016 tarih ve █████████ D.iş sayılı kararı ile konulan tedbir kararı 2 yıl geçmekle kendiliğinden kalktığını ve müvekkilinin sahibi olduğu şirket hisseleri ve ortaklık hakları üzerinde tedbir kararının mevcut olmadığını, nitekim Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2020 tarih, ████████ D.iş sayılı kararında █████████ D.iş sayılı karar ile verilen tedbir kararının kendiliğinden terkin olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun kurumlarla yaptığı yazışmalarda ████████ D.iş sayılı kararına atıf yapılarak tedbir kararının kendiliğinden kalktığının belirtildiği, gerek Mahkeme ve Savcılık kararları ile ve Ticaret Bakanlığı yazıları ile müvekkili hakkında verilen Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin █████/2016 tarih, █████████ D.iş sayılı kararının üzerinden 3713 sayılı TMK'nın 20/A maddesi gereğince 2 yıllık süre geçmiş olmakla tedbir kararlarının kendiliğinden kalktığının, müvekkilinin mal varlığı ve şirket hisseleri üzerinde herhangi bir tedbir kararı olmadığından █████/2022 tarihli genel kurula katılmasına engel bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin ticari faaliyetleri nedeniyle İngiltere'ye yerleştiğini ve genel kurula katılmak üzere ...'a yetki verdiğini, vekilin kayyım ... tarafından müvekkili adına genel kurul toplantısına vekaleten katılmasına izin vermediğini, hukuka aykırı işlemin Ankara 7. Noterliği tarafından düzenlenen tutanakta belirtildiğini, genel kurulda alınan kararların tamamının yok hükmünde olduğunu belirterek davalı şirketin █████/2022 tarihinde müvekkilinin vekaleten katılmasına engel olunarak yapılan 2012-2020 arası yıllarına ait genel kurul kararlarının yokluk/butlan ile malul olduğunun geçersizliğinin tespitine, alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ortaklık paylarına CMK 128 madde gereğince el konulduğunu, davacının genel kurula katılma hakkı olmadığı gibi iptal davasını açmak için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, genel kurulu temsil için verilmiş olduğu söylenen vekaletnamenin geçersiz olduğunu, genel kurulda alınan tüm kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, davacının FETÖ firari sanığı olarak Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E sayılı dosyası üzerinden yargılandığını, tüm malvarlığına ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş sayılı █████/2016 günlü el koyma kararının bulunduğunu, ortaklık paylarına yönelik el koyma kararı nedeniyle davacının ortaklık paylarına ilişkin hiçbir hakka sahip olmadığından genel kurula katılma hakkı olmadığı gibi genel kurul iptal davasını açmak için aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D. İş sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanununun 128. maddesi gereğince davacının ortağı olduğu şirketteki ortaklık payları dahil olmak üzere malvarlığı haklarına el konulmasına karar verildiği, davacı vekilinin davalı şirketin █████/2022 tarihinde yapılan genel kuruluna Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D. İş sayılı kararı ile davacı hakkında el koyma kararı verildiği gerekçesi ile alınmadığı, bu el koyma kararının verildiği soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonunda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, kamu davasının yargılamasının yapıldığı Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas nolu dosyasında mahkememize yazılan █████/2023 tarihli cevabi yazı ile el koyma kararının devam ettiğinin bildirildiği, bu tedbir kararın verildiği soruşturmanın sonunda açılan kamu davasının yargılamasının yapıldığı Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas nolu dosyasından yazılan █████/2023 tarihli cevabi yazıya göre bu tedbir kararın dava konusu genel kurul tarihinde devam etmekte olması, bu tedbir kararının Terörle Mücadele Kanununun 20/A maddesine göre verilmediğinden aynı maddedeki “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükmünün değil, Ceza Muhakemesi Kanununun “ Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re’sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir.“ şeklindeki 131. maddesinin uygulanmasının gerekmesi ve elkonulan ortaklık payının dava konusu genel kurul tarihine kadar iadesine dair Ceza Muhakemesi Kanununun 131. maddesine göre verilmiş bir karar bulunmaması ve el koyma kararının sonuçlarının devam ettiği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hisseleri üzerinde oy kullanmasına engel olacak şekilde tedbir kararı olmadığını, mahkeme kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, davacının bu davaya açamayacağı düşünülüyor ise, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yerel mahkemenin esas aldığı Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararının dava konusu ile ilgisi bulunmadığını, davacının mernis adresi belli olmasına rağmen bu adrese usulüne uygun davetiye çıkarılmayarak toplantıya davet edilmediğini, ana sözleşmeye aykırı yerde olağanüstü toplantı yapıldığını, genel kurul toplantısının olağanüstü olduğu tutanakta belirtilmediğini, toplantı gündemine uyulmayarak gündeme bağlılık ilkesi ihlal edildiğini, divan başkanın hangi oranda oy ile seçildiği belli olmadığını, tutanakta kayyumun imzası bulunmadığını, müvekkilin mülkiyet, bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini, bu nedenlerle genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının %50 hisse sahibi olduğu davalı şirketin █████/2022 tarihli 2012-2020 arası yılları ait yapılan genel kurul kararlarının yokluk/butlan ile malul olduğunun/geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D.iş sayılı kararında;".... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nun █████/2016 tarih ve ███████████ soruşturma sayılı yazısıyla;
█████/2016 tarihinde FETÖ - PDY silahlı terör örgütünün bir kısım Asker ve Sivil munsuplarının birlikte hareket ederek Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek, Meclisi ortadan kaldırmaya teşebüs etmek ve meşru seçimlerle gelmiş hükümeti cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeleri, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırıda bulunmak ve çok sayıda polisi ve sivil vatandaşları helikopterlerden, tanklardan, uçaklardan ateş ederek öldürülmesi ile ilgili olarak TCK'nun 309, 310, 311, 312, 313, 314 maddeleri kapsamında yapılmakta olan soruşturmayla ilgili olarak;
667 sayılı KHK'nin 2/1.a Maddesi gereğince milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespid edilen Fethullahçı Terör örgütüne ( FETÖ - PDY ) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenip kapatılmasına karar verilen ve bu yapı ile birlikte hareket ettiği hususunda haklarında kuvvetli suç şüphesi mevcut olan ... Üniversitesi mütevelli heyeti üyeleri ve üniversitede üst düzey yöneticilik yapan aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı olan şüphelilerin CMK'nun 128/1 maddesi geriğince taşınmazlarına kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, kıymetli evraka, ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına ve diğer malvarlığı değerlerine EL KONULMASINA karar verilmesi talep olunmakla;
Şüpheliler;...
48-...'ün
CMK'nun 128/1 maddesi geriğince taşınmazlarına kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, kıymetli evraka, ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına ve diğer malvarlığı değerlerine el konulmasına,.." şeklinde karar verildiği,
Soruşturmanın devamında davacı hakkında Ankara 23.Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine alınan █████/2024 tarihli ara karar ile; "...mahkememizin ███████ Esas sayılı dosyasının █████/2024 tarihli 3 'nolu ara kararından dönülerek, Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş sayılı kararı ve dosya kapsamındaki tüm tedbirlerin aynen devamına.." şeklinde karar verildiği,
Bu ara karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; Ankara 24.Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████ D.iş dosyasında itiraz üzerine verilen kararda; "...itirazın kabulüne ve 23.Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ███████ esas sayılı ara kararının kaldırılmasına... " karar verildiği,
Bunun üzerine dosyayı yeniden ele alan Ankara 23.Ağır Ceza Mahkemesi ███████ E. sayılı dosyasında █████/2024 tarihli ara kararı ile tekrardan; "...mahkememizin ███████ Esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında verilen Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.iş sayılı tedbir kararı ve dosya kapsamındaki tüm tedbir kararlarının aynen devamına.." şeklinde karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Yine yerel mahkemece Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D. İş sayılı el koyma kararının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla yazılan yazıya , Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince verilen █████/2023 tarihli cevabi yazıda, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D. İş sayılı el koyma kararının devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca, CMK'nun 128/1.maddesine dayalı olarak Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D.iş esas sayılı kararıyla verilen davacının davalı şirketteki ortaklık paylarına el konulmasına dair kararın █████/2016 tarih ve █████████ sayılı karar ile devamına karar verildiği, sonraki süreçte bu kararın kaldırıldığına ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi █████/2023 tarihi itibariyle de halen devam ettiğinin Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince bildirildiği, elkonulan ortaklık payının dava konusu genel kurul tarihlerine kadar iadesine dair Ceza Muhakemesi Kanununun 131. maddesine göre verilmiş bir karar bulunmadığı , dava konusu genel kurul tarihlerinde el koyma kararının sonuçlarının devam ettiği dikkate alındığında , yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. (Emsal █████/2024 tarih, █████████ Esas █████████ Karar- █████/2025 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar )
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!