Anahtar kelimeler: Bam Örnek İstirdat Emrinin Yazim İzmir Eksiklik İhtiyati Haciz Başlatıldığını

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İstirdatBAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı şirket aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz başlatıldığını ancak ödeme emrinin Örnek No:10 olarak kambiyo senedine mahsus takibin davacı hakkında diğer borçlular ile birlikte hukuka aykırı icra takibi başlattığını, █████/2025 tarihinde borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğini, haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında dava açıldığını, itirazlarının kabulü ile şirket lehine icra takibinin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı şirket haciz işlemleri ile karşılaşmamak için █████/2025 tarihinde şirket yetkilisi ....'in diğer şirketi olan . .... Şti.'nin .... Iban numaralı ....Bankası, ....Şubesi hesabından davalı şirket vekili Av. ....'un .... Iban numaralı hesabına 140.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığını, İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı sonrasında İzmir 7. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasında davacı şirket aleyhine icra müdürlüğüne yatan 152.971,44 TL 'nin iade edildiğini, davacının davalı ile herhangi bir ticari ya da şahsi parasal ilişkisi bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile davacının ödediği 140.000,00-TL bedelin ödeme tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdatına karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "Dava, istirdat istemine ilişkindir.█████/2026 tarihli ön tensip tutanağı 3 numaralı ara karar ile davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde son tutanağın sunulmadığı görülmüştür.Davacı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli dilekçe ile arabuluculuğa başvurulmadığı beyan edilmiştir.█████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A-1. maddesi uyarınca tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davası arabuluculuğa tabi olup, bu husus dava şartıdır.Davanın 7445 sayılı Kanunun 31. maddesinin yürürlük tarihi olan █████/2023 tarihinden sonra açıldığı ve arabuluculuğa dava açılmadan önce başvurulmadığı anlaşılmakla davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ve HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmaması, vekaletname ibrazı dışında bir temsil ve takip işlemi yapılmaması ve dosya üzerinden karar verilmesi hususları birlikte değerlendirilerek davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesi ile;HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından tensip kaydı yapılmaksızın ve dava dilekçesiyle ekleri müvekkiline tebliğ olunmaksızın dosyanın karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı bulunmakla savunma hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, mahkemece tensip kaydı tutularak davacıya dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşamama tutanağını sunması için yasada öngörülen 1 haftalık kesin mühlet tanınarak bu süre içerisinde arabuluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmaması halinde davanın reddi gerekirken gerekli mehil verilmeksizin reddi yönünde kurulan hüküm yasa ve usule aykırı olduğunu, mahkemenin tensip aşamasında davacıya kesin süre vermesi gerekirken bu usulü işletmeksizin davayı reddetmesini, davanın taraflarca esaslı biçimde incelenmesini engellemiş olduğunu, usul ekonomisi ve hakkaniyet ilkeleriyle de bağdaşmayan bir sonuca yol açtığını, nitekim gerek Yargıtay’ın gerek Bölge Adliye Mahkemelerinin istikrarlı uygulamalarında da, arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin, taraflara süre tanınmadan doğrudan ret sebebi yapılamayacağını, bu şekilde verilen usulden ret kararlarının hukuka aykırı olduğu kabul edilmekte ve ilk derece mahkemesi kararları kaldırıldığını, dolayısıyla, somut olayda gerekli kesin süre tanınmaksızın tesis edilen usulden ret hükmü, yasa ve usule açıkça aykırı olup, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; İstirdat istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri (7445 sayılı Kanun) ile 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olmasına, açılan iş bu davanın zorunlu arabuluculuk müessesine tabi olmasına rağmen dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk müessesine başvurulmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken harç peşin alındığından alınmasına yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026