Anahtar kelimeler: Bononun Sakarya Muhtelif Nakit Ştinin Ortağı Senet Takibi Nun Şartı

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun diğer davacı ... ... Ltd. Şti.nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, ...'nun davalıdan satın aldığı üç adet taşınmazın bedelinin bir kısmının nakit verildiğini, bakiye 110.000,00 TL için davalıya verilen üç bononun bedellerinin ise dava konusu icra takibi öncesi muhtelif tarihlerde "senet açıklaması" ile ödendiğini, ancak senetler iade edilmediği gibi 40.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, diğer iki senedin iadesi hususunda davalıya keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalıya verilen senetlerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekillerinin dava konusu üç adet senet sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili 06.09.2022 tarihli dilekçesi ile dava konusu senetlerden icra takibine konulan 40.000,00 TL'lik senet sebebi ile 53.803,00 TL'nin icra dosyasına ödenmek zorunda kaldığını belirterek, bu miktarın ödeme tarihi olan 08.08.2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; bonoların ödeme tarihleri ve bono bedelleri ile banka hesabına senet ödemesi yazılı olarak gönderilen miktar ve tarihlerin tutarsız olduğunu, banka hesabına yapılan ödemelerle dava konusu senetlerin ödenmiş olduğu ve borcun kalmadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99-105. maddelerinin gözetilmesi gerektiğini, takip konusu bono bedelinin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı üç adet taşımaz için, kalan borcuna istinaden toplam tutarı 110.000,00 TL üç adet senet verdiği, bu senetlerin tutarlarının ... Bankası yazı cevabında gönderilen kayıtlara göre 02.12.2021 tarihinde 25.000,00 TL, 04.03.2022 tarihinde 17.000,00 TL, 19.03.2022 tarihinde 15.000,00 TL, 01.04.2022 tarihinde 15.000,00 TL, 22.04.2022 tarihinde 22.000,00 TL, 12.05.2022 tarihinde 20.000,00 TL olacak şekilde "senet ödemesi" açıklaması ile ödendiği, Mahkemece davalı asılın isticvap edildiği, beyanında dava konusu senetlerin gayrımenkul alımından bakiye kalan borca ilişkin verildiğini ve bedellerinin ödenmiş olduğunu kabul ettiği, davalı asıl senetlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle zarara uğradığını, davacı tarafından kendisine bu nedenle 25.000,00 TL ödeme yapılacağının vaat edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını belirtmiş ise de bu beyanına ilişkin davaya cevap dilekçesinde bir iddia bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu senet ile takibe konu olmayan, ancak davaya konu iki adet senedin davacılar tarafından gayrımenkul alımı için davalıya verildiği, senet bedellerinin ödenmiş olduğu, asıllarının davacılara teslim edilmediği, davacıların davasını ispat ettikleri, davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçlu üzerinde olduğu, dosyaya sunulan ödemeye ilişkin dekontlarda "senet ödemesi" yazdığı, ödemelerin hangi senede ilişkin olduğu açık değil ise de, mahkemece davalının isticvap edilerek 07.07.2023 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; anılan bonoların taşınmaz satışının bakiye bedeline ilişkin olarak düzenlendiğinin, davacı tarafından yapılan toplam 110.000,00 TL’lik ödemenin anılan senetlere ilişkin olduğunun ikrar edilmesi karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 188/1 hükmü uyarınca davacıların, anılan ödemelerin dava konu senetlere ilişkin olduğunu davalının ikrarı ile ispat ettikleri, bu nedenle davanın kabulüne dair kararın doğru olduğu, davanın, açıldığı tarih itibarı ile zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, davacıların istirdat davasına yönelik talepleriyle ilgili olarak takip konusunun bono olduğu ve takipte avans faizi talep edildiği, ödemenin de avans faizi ile yapıldığı dikkate alındığından istirdata konu meblağ hususunda da avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının 07.07.2023 tarihli duruşmadaki beyanında, takip tarihinden önce davacılar tarafından yapılan ödemelerin davaya konu bonolara ilişkin olduğunu kabul etmesi ve ödemelere rağmen hiç ödeme yapılmamış gibi takip başlatmasında davalının kötüniyetli olduğu anlaşıldığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 hükmü uyarınca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinde ödenen bedelin istirdatı talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.