Anahtar kelimeler: Cevapta Doğacak Hesapta İleride Kapsar Karşıya Başlattığı Borçluya Kambiyo Müzekkeresi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararDAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı borçluya karşıya başlattığı kesinleşmiş Osmaniye 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibi dosyasında, borçlunun davalı banka nezdindeki hesapları için mevcut ve ileride doğacak alacaklarını kapsar nitelikte haciz müzekkeresi gönderildiğini, davalının müzekkereye verdiği cevapta hesapta 111,41-TL bulunduğunun bildirildiğini, bunun dışında hesapta başkaca haciz uygulaması yapılmadığını, ancak haciz müzekkeresinin tebliğinden sonra hesaba çeşitli tarihlerde para girişlerinin olduğunu, bu girişlerin süreklilik arz ettiği ve belirli bir hukuki ilişkiye dayandığını, bu alacakların ihtimale bağlı olmayıp belirlenebilir müstakbel alacak kapsamında olduğunu, İİK'nın 78 ve 89. maddeleri uyarınca müstakbel alacakların da haczinin mümkün olduğunu, Yargıtay 12. HD ilamlarında da bu hususun kabul edildiğini, davalının haciz müzekkeresini dar yorumladığından haciz kapsamına giren alacakları bloke etmeyerek ve icra dosyasına aktarmayarak hukuka aykırı davrandığını ve üçüncü kişi sıfatıyla sorumluluğunun doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, müvekkili bankanın haciz ihbarnamesine süresi içinde cevap verdiğini, borçlunun hesabındaki 111,41-TL üzerine haciz şerhi işlenerek bildirildiğini, davanın arabuluculuk süreci tamamlanmadan açıldığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, İİK'nın 88. maddesi kapsamında gönderilen haciz yazısının yalnızca tebliğ tarihindeki mevcut mevduatı kapsadığını, müstakbel alacakların haczine hukuken imkan tanımadığını ve müvekkili ile borçlu arasında süreklilik arz eden bir hukuki ilişkinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, haciz müzekkeresinin tebliği anından sonra banka hesabına gelen paraların müstakbel alacak teşkil etmesi halinde hacizli olduğunun kabul edilebileceği, müstakbel bir alacaktan bahsedebilmek için, hukuki bir ilişkinin mevcut ve bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsi ile borçlusunun belli olmasının gerektiği, borçlusu belli olmayan, sırf ümit ve ihtimale dayanan alacaklar, devamlılık arz eden bir alacak olmadığından, hesaba gönderilen paranın müstakbel alacak olarak kabulü mümkün olmadığından bankanın haciz müzekkeresine aykırı hareket etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, davalı bankaya gönderilen haciz yazısının İİK'nın 89. maddesi kapsamında bir haciz ihbarnamesi değil, 78. madde kapsamındaki haciz bildirisi olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca bunun müstakbel alacakları da kapsadığı, haciz bildirisinin davalıya tebliğ edildiği █████/2018 tarihinden sonra dava dışı borçlu şirketin banka hesabına sürekli para giriş çıkışı olduğunu, ancak bankanın bu paralara haciz blokesi koymayarak müvekkilini zarara uğrattığını, bilirkişi raporunda para hareketlerinin incelenmediğini, sundukları hesaptaki işlemlere ilişkin sms kayıtlarından da anlaşılacağı üzere para girişlerinin büyük kısmının █████/2018 tarihinden sonra olduğunu, para transferleri arasındaki kısa tarih aralıkları gözetildiğinde bir yerden beklenen alacak olduğunu gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, davacının alacaklı olduğu icra takip dosyası kapsamında dava dışı borçlunun davalı bankadaki hesabında bulunan paranın haczi için icra dairesinden gönderilmiş müzekkerenin gereği yapılmadığından bahisle alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili, dava dışı borçlunun davalı banka şubesinde bulunan hesaplarına haciz konulduğunu, haczin işlendiği tarihten sonra borçlunun hesabına yatırılan paralar üzerine haciz konulmayarak, davalının haciz yazısının gereğini yerine getirmediğini, zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kısmi 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Osmaniye 1. İcra Dairesi'nin ... esas nolu dosyasında gönderilen █████/2018 tarihli borç miktarının 105.000-TL olduğu bildirilen haciz müzekkeresi, davalı bankaya █████/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı banka █████/2018 tarihli yazısıyla hesaptaki 111,41-TL üzerine haciz şerhinin işlendiğini ancak dava dışı borçlunun banka nezdinde başkaca herhangi bir hakkı, malı veya alacağının bulunmadığı, bu nedenle haciz yazısının belirtilen husus dışındaki kısmına süresi içinde itiraz ettiklerini, doğmamış, ümit ve ihtimale dayalı alacakların haczi hukuken ve müstakar Yargıtay kararları gereği mümkün olmadığından, bu taleplerin de yerine getirilemediğini ve hesaptaki diğer hacizler bildirilerek, itiraz edilmiştir. Somut olayda, davalı banka nezdinde gerçekleştirilen haciz, İİK'nın 89. maddesi hükmüne göre değil, 78. maddesi hükmüne göre haciz iradesinin açıklanması ve davalı üçünçü kişiye haciz müzekkeresinin (yazısının) tebliği suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, uyuşmazlık hesaplara haciz müzekkeresinin tebliğinden sonra gelen paranın icra dosyasına ödenip ödenmeyeceği noktasındadır.Uyuşmazlığın çözümü için müstakbel alacak kavramının içeriği belirlenmelidir. İİK'nın 88. maddesinde üçüncü kişide mevcut olanın haczi mümkün iken, 89. maddede düzenlenen haciz ihbarnameleri ile borçlunun borçlusu konumundaki üçüncü kişinin elinde o anda bulunan mal, alacak ve diğer hakların haczedilmesi mümkün olduğu gibi, borcun tamamen ödenmesine kadar geçecek sürede (işçi ve memurların işveren nezdindeki ücret alacakları, aylık kira bedeli, yüklenici lehine tahakkuk eden hak edişler vb. gibi) üçüncü kişi nezdinde oluşacak, müstakbel alacakların da haczi mümkün kılınmıştır. "Takip borçlusu ile onun borçlusu olan banka arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye dayanan, henüz doğmamış olmakla beraber, ileride doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacaklar denir. Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedebilmek için, bir hukuki ilişkinin mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlusunun belli olması yeterlidir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, 2013, s.428).Ancak, borçlu ile banka arasında mevcut bir hukuki ilişkiye dayanmayan, sırf ümit ve ihtimale dayanan alacaklar, devamlılık arz eden bir alacak olmadığından, müstakbel alacak olarak haczi mümkün olmayacak, bu halde haciz müzekkeresinin bankaya tebliği anında bankada borçlu adına mevcut olan alacaklar haczedilebilecektir. Zira bu halde, borçlu ile banka arasında devri edimler doğuran temel bir hukuki münasebet yoktur. (Yargıtay HGK'nın ████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2012 tarihli emsal ilamı)Borçlunun bankada mevduatı var ise, bankaya gönderilen haciz yazısı İİK'nın 89. maddesinde yazılı birinci haciz ihbarnamesindeki şartları ihtiva etmese bile geçerli ve yeterli olup, borçlunun mevduatı haczedilmiş sayılır. Haciz yazısını alan banka, artık borçluya ödeme yapamaz. Sadece icra dairesine ödemede bulunabilir. Haciz müzekkeresini alan bankanın, takip borçlusuna ait mevduatı icra dairesi yerine, mevduat sahibine ya da başka birisine ödemesi hali, takip alacaklısına karşı sorumluluğunu gerektirmektedir.Ancak, haciz müzekkeresinin tebliği anından sonra hesaba gelen paraların müstakbel alacak teşkil etmesi halinde hacizli olduğu kabul edilebilecektir. Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedebilmek için, bir hukuki ilişkinin mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlusunun belli olması gerektiği yukarıda açıklanmıştır. Borçlusu (ödeme yapacak) belli olmayan, sırf ümit ve ihtimale dayanan alacaklar, devamlılık arz eden bir alacak olmadığından, hesaba gönderilen paranın müstakbel alacak olarak kabulü mümkün olmadığından, borçlu hesabına haciz yazısından sonra gelen bedelin hesap sahibine ödenmesinde davalı bankanın sorumluluğu olmadığı; haciz saatinden sonra yatırılan paralar haczedilmiş sayılamayacağından, davalı bankanın haciz müzekkeresinin tebliği anında mevcutla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararda hata görülmemiştir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2022 tarihli ilamı).Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1(b)-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026