Anahtar kelimeler: Çikolata Unsurlu Habersiz Firmaya Sınai Ambalajıyla Ambalajından Yana Markanın Satışı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... nolu “...” esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, 2016 yılından bu yana “...” markasıyla ve ambalajıyla çikolata üretimi ve satışı yaptığını, davalı firmaya ait tasarımın aynı olduğunu, davaya konu tasarım başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, davalının müvekkilinin ambalajından habersiz olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin tanınmış olması karşısında tüketicilerin, davalının taklit kullanımları ile müvekkiline ait markalar arasında ilişki kurma riskini arttıracağını, davalının müvekkilinin marka ve ambalajlarından haksız çıkar elde etmesini sağlayacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022/T-323 sayılı kararının iptaline, diğer davalı şirketin ███████████-17 sıra numaralı tasarımının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ambalaj kullanımıyla müvekkilinin ambalaj tasarımı arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacının ... ibareli herhangi bir markasının tanınmış marka olarak tescilli olmadığını, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı gözünde rahatlıkla ayırt edilebilecek farklılıklar bulunduğunu, önceki tasarımın varlığı hakkında mevcut ya da muhtemel bilginin başvurunun kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça, davalı tarafın █████████ 23... sıra sayılı tasarımının davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı, taraf tasarımları arasında benzerlik oluştuğu, aksi yöndeki 2022/T- 323 sayılı YİDK kararının iptali gerektiğinin ileri sürüldüğü, teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyeti raporunda, davalı firmanın █████████ 23... sıra sayılı tasarımı ile davacı tarafın itiraz mesnedi marka tescili ve tasarım kullanımları arasında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, başvuru tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, dava konusu tasarım ile davacı firmaya ait marka ve tasarım kullanımlarının benzer olduğu ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2022/T-323 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu █████████ 23... sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.