Anahtar kelimeler: Abdye Hammaddesinin Vardığında Alıcısına İlişkiden Emtianın İlaç İhraç Anadolu Birleşen

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin█████████ Esas - ███████ Karar Sayılı Dosya;DAVA
: İtirazın İptali (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı davalı şirketin ABD'ye ihraç ettiği ilaç hammaddesinin sigortalandığını, emtianın alıcısına vardığında ıslanarak küflendiği görüldüğünden alıcı tarafından kabul edilmeyerek geri çevrildiğini, sigortalı davalının hasar tazminatı başvurusu üzerine, her bir poliçe için ayrı ayrı olmak üzere hasar dosyaları açılarak ekspertiz raporları alındığını, raporlarda belirlenmiş hasar tazminatlarının müvekkilince davalıya ödendiğini; ödenmiş olan sigorta tazminatlarının rücuen tahsili amacıyla taşıyıcı şirketler ... AŞ, ...'a izafeten ... AŞ ve ...'ye izafeten ... AŞ aleyhlerine rücu ihbarları yapıldığını, akabinde Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; borçluların itirazları üzerine açılan ve birleşen dava sonucunda İstanbul 17. ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamıyla asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiğini; bu karara karşı müvekkilince başvurulan istinaf isteminin İstanbul BAM 14. HD'nin ████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2017 tarihli ilamıyla esastan reddedildiğini; bu karara karşı müvekkilince başvurulan temyiz talebinin Yargıtay 11. HD'nin ████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2019 tarihli kararla onandığı ve ret kararının aynı tarihte kesinleştiğini;Ret kararının gerekçesinde satışın CIF satış olduğu, davalının hasarlı mal bedelini göndericiden tahsil ettiği, hasarlı mallar yerine yeni mal gönderildiği veya tahsil edilen mal bedelinin alıcılara iade edildiğinin müvekkilince ispatlanamadığı şeklinde belirtildiğini; bu şekilde davalının zararı bulunmamasına rağmen haksız yere müvekkilinden sigorta tazminatı aldığının kesin hükümle ortaya çıktığını, böylece müvekkilinin ödediği tazminatı geri isteme hakkının ortaya çıktığını, buna göre İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 360.615,24-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 265.337,86-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 153.986,68-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 164.908,42-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 164.908,42-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 164.908,42-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 579.703,24-TL, ... sayılı takip dosyasında ... nolu poliçe için 153.986,68-TL olmak üzere toplam 2.208.354,96-TL talep edildiğini;Davalının takiplere haksız olarak itiraz ederek takiplerin durduğunu ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının icra takip dosyalarına itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA
: Davacı vekili, asıl dava dilekçesindeki iddalarını yineliyerek, buna göre İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında 4121700095 sayılı hasar dosyası için işlemiş faiz dahil 449.464,15-TL talep edildiğini davalının takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durduğunu ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının icra takip dosyasına itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili, uyuşmazlığa olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 1268. maddesine göre sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağını, 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesine göre de , sigorta sözleşmesinden doğan istemlerin muacceliyetinden itibaren 2 yıl ve 1482. maddesi saklı kalmak üzere tazminata ve bedele ilişkin istemlerin her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını; 1482'maddede sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini; dava konusu olayın 2008 yılında gerçekleştiğini, müvekkiline ödemelerin de 2008 yılında yapıldığını, buna göre davaya dayanak teşkil eden takiplerin 2, 6 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmasından sonra açıldığını, davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini; takiplere yapılan itirazların haklı olduğunu, müvekkilinin ABD'deki alıcıya sattığı ilaç etken maddesinin taşımada ıslanarak hasara uğradığını, alıcının da bu nedenle ürünleri iade ettiğini, davacıya gerekli ihbarların yapıldığını, usulüne uygun olarak davacının müvekkiline tazminat ödemesi yaptığını; müvekkilinin alıcıya hava yoluyla bedelsiz yeni ürün gönderdiğini, buna ilişkin belgelerin sunulduğunu; hatta müvekkilince dava dışı taşıma şirketine yoksun kalınan kara ilişkin maddi ve manevi tazminat davası açtığını, taşıyıcının da müvekkiline navlun ücreti için dava açtığını ve her iki davanın İstanbul 17. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyada birleştirildiğini, davanın halen devam ettiğini; davacının, eldeki, davaya dayanak yaptığı İstanbul 17. ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasındaki gerekçeli kararda, davacı sigorta şirketinin hasarlanan malların yerine yenisinin gönderildiğini veya bedelin iade edildiğini ispat edemediğinden reddedildiğinin belirtildiğini, halbu ki dava dışı alıcıya müvekkilinin bedelsiz yeniden ürün gönderdiğini; takipteki faiz ve oranlarının kabul edilemeyeceğini; icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, bunun kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece oyçokluğuyla, rizikonun ve ödemenin 2008 yılı içinde gerçekleşmiş olmasına, davalının taraf olmadığı söz konusu İstanbul 17. ATM'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararın mahiyetine, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine dayanan ilişkiye, takiplerin 10 yıllık süre de geçtikten sonra 2019 yılında başlatılmış olmasına, herhangi bir soruşturmanın dahi bulunmamasına ve ceza zamanaşımı düzenlemelerinin olayda uygulanmasının söz konusu olmamasına göre, davacının hem asıl hem de birleşen davadaki taleplerinin icra takip tarihleri itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, İstanbul 17. ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasındaki kararın █████/2019 tarihinde kesinleştiğini, 6103 sayılı Kanunun 6. maddesine göre olayda 6102 sayılı TTK'nın uygulanması gerektiğini, buna göre müvekkilinin sorumluyu öğrendiği tarih olan █████/2019 tarihinden itibaren 2019 yılında başlatılmış takip tarihleri itbariyle 2, 6 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığını; o davada davalının gerçeği gizleyerek hatta gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak sigorta tazminatını almasının TCK 158/1-k maddesi kapsamında suç teşkil eden fiiller olduğunu, TCK'nda da bu eylemin zamanaşımı süresi 20 yıl olduğundan her halukarda zamanaşımı süresinin dolmadığını; ret gerekçesinde belirtilen "ortada şikayet ve soruşturma bulunmaması" şeklindeki gerekçenin içtihatlara aykırı olduğunu, zira bu hususun uzamış zamanaşımı uygulanmasına engel olmadığını; muhalif kalan hakimin görüşünün doğru olduğunu ve kararın eksik incelemeyle verildiğinden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, hükmün kaldırılarak dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Asıl ve birleşen dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin emtianın hasar görmesi sebebiyle davalı sigortalısına ödediği tazminatın haksız ödendiğinden bahisle iadesi amacıyla başlatılmış icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.Asıl davaya konu 8 adet icra takibi █████/2019 tarihinde; birleşen davaya konu icra takibi ise █████/2019 tarihinde başlatılmıştır. Davalı vekilinin tüm takiplere karşı sunduğu itiraz dilekçelerinde zamanaşımı defini ve esasa ilişkin itirazlarını sunmuş, ayrıca hem asıl hem de birleşen davada da süresinde zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Taraflar arasında davalının, dava dışı ABD'de mukim şirkete sattığı tıbbi ilaç ürününün 2008 yılında yapılan deniz taşıması sırasında ıslanmak suretiyle hasarlandığı, tarafların söz konusu taşımaya konu emtianın taraflar arasındaki 2008 yılına ait poliçelerle teminat altına alındığı, tarafların 03.03.2019 tarihli mutabakatname ile 719.781,24-USD sigorta tazminatı ödenmesinde mutabık kaldıkları; davacının davalıya █████/2008 tarihide 450.000-USD ve █████/2009 tarihinde de 269.781,24-USD olmak üzere toplamda 997.318,95-TL karşılığı sigorta tazminatı ödemesi yaptığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Eldeki istinaf incelemesi kapsamında uyuşmazlık, davacının haksız olarak yaptığını iddia ettiği söz konusu ödemelerin iadesi talebi açısından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına ilişkindir.Davacı sigorta şirketi, davalıya ödediği sigorta tazminatının rücuen tahsili amacıyla davaya konu emtiaların taşıyıcıları olan asıl davada DHL ... AŞ ye, ...'a izafeten DHL ... AŞ'ye karşı █████/2009 tarihinde ve birleşen davada ...'ye izafeten .... A.Ş.'ye de █████/2010 tarihinde, İstanbul 17. ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı itirazın iptali davasını açtığı, █████/2017 tarihinde, asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, ret gerekçesinde eldeki davanın davalısı ...'ın, ABD'deki müşterisinden aldığı siparişe konu paracetamol türü ilaç hammaddesinin aynı grup firması olan ... Şirketi tarafından üretiminin yapılarak, ... tarafından da ABD'deki müşteriye satıldığı, satışın CIF satış usulüne göre yapılarak satış bedelinin ... tarafından tahsil edildiği, CIF satışta malın gemiye yüklenmesinden itibaren yarar ve hasar alıcıya geçmiş olduğundan satıcı konumundaki ... firmasının yük hasarından dolayı (sigorta şirketinin halefiyet hükümlerine göre) taşıyana karşı dava ve takip hakkının bulunmadığı, satıcının ancak mal bedelinin tahsil edilememiş olması ya da hasarlı malın yerine ikame yeni mal gönderildiğinin ispatlanmış olması halinde zararını taşıyıcıdan isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta ...'ın ticari defter kayıtlarından mal bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda ancak hasarlı mal yerine yeniden mal gönderildiğinin ispatlanması halinde ...'ın davalı taşıyıcıdan hasar bedelini talep edebileceği, bunun da ikame mal gönderildiğini gösteren konişmento, gümrük beyannamesi ve taşıma belgeleri ile ispatlanması gerektiği; davacı Ergo Sigorta AŞ. vekilinin bu konunun ispatı için █████/2017 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerin dava konusu taşımaya ilişkin olduğu, dolayısıyla ikame mal gönderildiğine ilişkin iddianın ispatlanamadığı; bu durumda davacının halefiyet hükümlerine göre rücu talep etme hak ve yetkisinin bulunmadığı; öte yandan davacı tarafça 15 adet konteyner dolusu ilaç hammaddesinin içinde bulunduğu fıçılar üzerinde oluşan küflenme nedeniyle ilaçların alıcısı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği, emtianın tamamen ziyaa uğradığı iddia edilmiş ise de, bu iddianın ispatı için herhangi bir analiz raporu, kimyasal veya biyolojik testin dosyaya sunulamadığı, bu konuda delil olarak sadece ...'ın grup şirketi olan ... tarafından ... adına düzenlenmiş faturaların gösterildiği, ancak 2 grup firması arasında düzenlenen faturaların tek başına emtianın hasara uğradığı hususunu ispat için yeterli görülmediği, bu durumda emtiadaki hasarın dosya kapsamına göre ispatlanamadığının belirtildiği; ret kararına karşı davacının istinaf başvurusunun İstanbul BAM 14. HD'nin ████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2017 tarihli ilamıyla esastan reddedildiği; bu karara karşı da davacının temyiz talebinin Yargıtay 11. HD'nin ████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2019 tarihli kararla onandığı ve kesinleşme şerhine göre kararın █████/2019 tarihinde kesinleştiği, dosyanın UYAP'tan yapılan incelemesinden anlaşılmıştır.Davaya konu sigorta poliçeleri 2008 tarihli olup, tazminat ödemesine dayanak teşkil eden hasar 2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacının talep ettiği tazminat ödemeleri de davalıya █████/2008 ve █████/2009 tarihlerinde yapılmıştır. Buna göre öncelikle davacının talebi açısından olay ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK zamanaşımı hükümlerinin mi yoksa 6102 sayılı TTK hükümlerinin mi uygulanması gerektiğinin tespiti gerekmektedir.6103 sayılı TTK'nın Yürürlük Kanununun "Zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü süreler" başlıklı 6. maddesinde, (1) (6102 sayılı) TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tabi olduğu; (2) zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususların, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren TTK'ya tabi olduğu düzenlenmiştir.Davacının, davalıya ödeme yaptığı tarihler olan █████/2008 ve █████/2009 tarihlerinde yani mülga 6762 sayılı TTK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde zamanaşımı işlemeye başladığından, talebin de tabi olduğu zamanaşımı süreleri mülga TTK'ya tabi bulunmaktadır.6762 sayılı TTK'nın Sigorta Hukuku kitabının genel hükümlerinin düzenlendiği "Müruruzaman" başlıklı 1268. maddesi "Sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar." hükmünü içermektedir. Yargıtay içtihatlarında, bu maddede zamanaşımının ne zaman başlayacağı düzenlenmediğinden (olay tarihi itibariyle uygulanması gereken) niteliğine uygun düştüğü ölçüde mülga 818 sayılı BK'nın 128. maddesine göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir (Yargıtay 11. HD'nin ████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2014 tarihli ilamı). Bu maddeye göre de, zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlayacağı kabul edilmiştir.Bu noktada, davacı vekili müvekkilinin taşıyıcılara karşı açtığı İstanbul 17. ATM'deki davanın ret kararının kesinleştiği tarihte yani █████/2019 tarihinde sorumluyu öğrendiğinden zamanaşımının da bu tarihte işlemeye başlayacağını ileri sürmüştür. Fakat davacının İstanbul 17. ATM'de açtığı dava, davalıya karşı açılmadığından söz konusu davanın davalıya karşı yöneltilmiş, eldeki mülga TTK 1268'deki sigorta bedelinin geri alınması davası açısından her hangi bir etkisi bulunmadığı gibi, zamanaşımını durduran bir sebep de mevcut değildir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2018 tarihli ilamı). Bu nedenle mülga TTK 1268'deki 2 yıllık zamanaşımı süresinin, davacının davalıya sebepsiz yaptığını iddia ettiği ödeme tarihlerinden itibaren başlayacağından, davaya konu ödemelerin yapıldığı █████/2008 ve █████/2009 tarihlerinden itibaren 2 yılın dolmasıyla davacı taleplerinin zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 11. HD'nin ██████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2015 tarihli ilamı)Davacı vekili davalının bir zararı olmadığı halde sigorta bedelini aldığını , mahkemenin ret gerekçesinde olay hakkında bir ceza soruşturması davalının eyleminin TCK'nın 158/1-k hükmünde düzenlenmiş sigorta bedelini almak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçuna tekabül ettiği, bu suçun da tabi olduğu zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu belirtmiştir.Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için öncelikle tazminat sorumluluğuna neden olan fiilin aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil etmesi gerekir. Bu kapsamda suçun niteliği önemli değildir.Eğer ortada suç teşkil eden bir eylem yoksa ,tazminat davası hukuk zamanaşımı sürelerine tabi olacaktır. (Yargıtay 11 HD nin 14.06.2007 tarih █████████esas, █████████ karar sayılı ilamı) Fiilin suç oluşturup oluşturmadığı ceza kanunlarına (ceza hukuku ilkelerine göre tesbit edilir. Bu nedenle suçun düzenlendiği kanunda belirtilen unsurların tamamı koşul olarak aranacaktır. Yani suçun maddi unsurları kadar manevi unsurunun da bulunması gerekir. Dolayısıyla, cezayı gerektiren fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması şarttır. Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için tazminat sorumluluğuna neden olan fiilin ceza kanunlarına göre suç oluşturması ve cezayı gerektirmesi yeterli olup ayrıca haksız eylem faili hakkında ceza davası açılmış olması veya mahkuumiyet kararı verilmiş olması, hatta soruşturma yapılmış olması gerekli değildir. Bu nedenle tazminat davasına bakan hakim, zamanaşımı savunmasıyla karşılaştığında ,davanın esasına girmeden önce ,eylemin cezayı gerektirir bir fiil olup olmadığını ceza hukuku ilkelerine göre kendisi değerlendirecek, eylemin suç niteliğinde olduğu kanaatine ulaşırsa ceza zamanaşımını dikkate alacaktır. Yoksa soruşturma yapılmadığı ya da ceza davası açılmadığı için fiilin suç teşkil edip etmediğini araştırmaktan vazgeçemez. (Kadir Bağcı -Haksız fiilde zamanaşımı süresi)TCK nın 157- (1)maddesi " Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık başlıklı Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; k) Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi halinde İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.Nitelikli dolandırıcılık suçunu teşkil eden sigorta dolandırıcılığı suçunun unsurlarının somut olayda mevcut olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda da nitelikli sigorta dolandırıcılığı suçu menfaatin elde edilmesiyle hitam bulmaktadır. Haksız çıkarın sağlandığı an suçun tamamlandığı andır. Menfaatin ne şekilde sağlandığını önemi yoktur. Önemli olan haksız yararın, sigorta bedelini almak maksadıyla irtikâp edilen cürüm sonucu elde edilmiş olmasıdır. Yani zarar ile aldatma arasında nedensellik bağı olması gerekir. Failin hileyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi haksız menfaati de bilerek elde etmiş olması gerekir.Suçun nitelikli hali bakımından ise, “sigorta bedelini” almak maksadıyla işlenmesi hâlinde” şeklindeki madde düzenlemesinden suçun ancak sigorta bedelini almak amacına yönelik olarak işlenmesi arandığından suçun tekemmülünde özel kasıt aranmaktadır.Somut olayda; ihraç olunan emtiaların davacı tarafından nakliyat emtia teminatı verdiği deniz taşıması sırasında hasara uğradığı ve alıcı tarafından kabul edilmeyerek ABD den geriye gönderildiği ve davacı sigorta şirketi tarafından davalı ... taraf gösterilerek Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında emtianın neden hasarlandığı için delil tesbiti istendiği, bilirkişiler Doç Dr ... tarafından verilen 26.12.2008 tarihli raporda ... nolu konteynerler üzerinde inceleme yapıldığı, konteyner kapıları açıldığında keskin bir küf kokusu alındığı,konteynerlerin içine su girmesi sonucunda fıçıların ve fıçıların konteyner içinde istiflanmasında kullanılan ahşap paletlerin de ıslandığı, bu ıslanmadan dolayı konteynerlerin içinin, bütün fiber fıçıların yan yüzeyleri ve üstlerinin küflendiği tesbit, ... kod numaralı konteyner sol alt köşesi hariç gümüş nitrat testine olumsuz sonuç verdiği, hasar nedeninin tatlı su olduğu, konteyner içinde oluşacak buharın emtiaya hasar verecek derecede olmadığı yolunda rapor verilmiştir. Yine ... tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyelerinden rapor istenildiği ;Prof Dr ... , Prof Dr ... tarafından sunulan 14.08.2008 tarihli raporda 16 adet koneynerin Kumport Liman Sahasında incelendiği,konteyner ve alıcıların konteyner numaraları ile birlikte tesbit edildiği,sunulan raporda ;... Kimya'nın talebi ile yurtdışına gönderilen ilaç hammaddelerinde hasarın neden kaynaklandığının incelenmesi talebi üzerine inceleme yaptıkları ,liman sahasında 16 adet konteynedir incelemesinin yapıldığı ,ıslanarak içinde ki ilaç hammaddesinin hasarlandığı ,3 adet Vintage ,3 adet Midas,9 adet ... alıcılı konteynerlerin yalıtımsız ,izalasyonu mevcut olmayıp,kapakların hasarlı ,taşımada kullanılan bidonların küflenmiş oldukları,buharlaşma yoluyla bu hasarın oluşmasının mümkün olmadığı,yoğunlaşma nedeniyle oluşabilecek buhar hesapları yapıldığı,bol miktarda yağmur suyuna maruz kaldıkları ,zeminde biriken yağmur suyunun bütün konteynerleri hasarladığı tesbitlerine yer verilmiştir.Yine ... tarafından Gebze 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D.iş dosyasında ...'ın talebiyle Konteyner içinde inceleme yapılıp rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.Böylelikle; davacı sigorta şirketinin hasarın nedeni hususunda teknik rapor almak istediği ve 03.03.2009 tarihli mutabakatnameden evvel hasarın nedeni hakkında emin olmak istediği anlaşılmaktadır. Mutabakatnamede ise davacının daha fazla hasar tazminatı talep edildiği ancak 719.781,24-USD de mutabık kalındığı, davalı sigortalının 11 adet poliçe tazminat talebinden feragat ettiği anlaşılmaktadır.Emtiaların ABD den alıcısı tarafından kabul edilmediğinden emtiaların geriye iade edildiği,bu halde geçici ithalata konu edileceği açıktır.Geçici ithalat belgesi sunulmasa da davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan 13 adet AHL Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen gümrük beyannameleri ve bu beyannamelerde yazılı faturalar eşleştirildiğinde (07.10.2008 tarihli, ..2403 numaralı 14.10.2008 tarih ..6200 numaralı, 14.10.2008 tarihli ..... numaralı 28.10.2008 tarih,...... numaralı --31.10.2008 tarih,..... numaralı --31.10.2008 tarihli, ...... numaralı --17.12.2008 tarih, ..... --02.12.2008 tarih ,..... numaralı, 17.12.2008,..... numaralı, 03.12.2008 tarih,..1916, 20.11.2008 tarihli ...... numaralı ,son olarak 06.01.2009 tarihli .... numaralı ) bir adette Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünün 04.11.2008 tarih ... ... numaralı ihracat belgeleri ile davalı ...'ın geçici ithalata konu (iade edilen) mallar yerine her biri 12 ton olmak üzere 74.400x13= 967.200-USD BEDELSİZ ilaç hammaddesinin ...'a hava yolu ile gönderildiği anlaşılmaktadır.Bu halde deniz taşımasında hasarlanan emtianın yurda geri geldiği,geçici ithalatının yapıldığı ve davalı ile sigortacısı arasında mutabakat imzalanmadan evvel sigortacının mahkemeye başvurarak hasarın nedenini tesbit ettirdiği ve davalı sigortalının da geçici ithalatını yaptığı hasarlı ürünleri bu kez bedelsiz olarak ...'a gönderdiği tesbit olunmaktadır.Davacı sigortacı tarafından davadışı taşıyıcılar hakkında açtığı rücu davasında davalının emtia bedellerini peşin tahsil ettiği belirlenmiş olup ,davalının da peşin ödeme yapıldığına bir itirazı yoktur.İtirazı bedelinin tahsil ettiği mallar yerine bedelsiz ürün gönderildiğini savunmaktadır.Davacı sigorta şirketinin halefiyete konu belgeleri mahkemeye sunamadığı anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi bizzat hasar nedeninin tesbiti için delil tesbiti istediği sigortalının da delil tesbitleri yaptırdığı anlaşılmaktadır.Bu halde ;davalının bedelsiz ürün gönderdiği belgelendiği halde bu belgeler taşıyıcılar aleyhine açılan davada mahkemeye süre verilmesine rağmen sunulmadığı hatta hasarın dahi ispatlanamadığının kesinleşen karar içeriğinden anlaşılmaktadır.Davalı bedelini peşin aldığı ürünlerin bedelini bir kez yurtışı müşterisinden almış ancak iki kez ürün göndermiş olmaktadır.Mahkemenin istediği ,davacı sigorta şirketinin ibarz edemediği Gümrük Beyannamelerinin tamamı BEDELSİZ gönderiyi kanıtlamakta olup;mevcut olan resmi belgeler anılan dosyaya sunulmaması davalının sigorta dolandırıcılığı suçunu işlediğine işaret etmemektedir.Mahkemece ; gümrük beyannamesi ve taşıma belgeleri istenilmiş, davacı vekili 09.01.2017 tarihli dilekçesi ekinde bu belgeler yerine hasara konu taşıma evraklarını sunduğu bu halde davacı sigortacının rücu için sigortalısından gerekli belgeleri temin etmeden,hatta bizzat kendi başvurusu ile alınan hasar tesbit raporunu da sunmayarak hasarı ve sigortalının zararını ispat edemediği ,03.03.2009 tarihli mutabakat nameden evvel tüm bedelsiz gönderimlerin tamamlandığı, davacı vekili tarafından davalı sigorta tazminatından daha fazla mal gönderildiğinin iddia edildiğini ,itibar edilmeyeceğini ileri sürmüş ise de davalının mutabakatname ile mutabakatnamede numaraları yazılı 11 adet poliçe ile ilgili talebinden feragat ettiği ve ödenecek tazminatda mutabık kalındığı rücuya esas belgeleri teslim almadan hasar tazminatı ödediği,bu belgeleerin davalı tarafça isnip de verilmediği yolunda bir iddia da ileri sürülmediği ,gümrük beyannamelerinin herbirinde sunulan faturaların tüm bilgilerin birbirini doğruladığı belirlenmekle davacı tarafça belgelerin sunulamaması nedeniyle ispat güçlüğüne düştüğü davanın red ile sonuçlandığı ,somut olayda dolandırıcılık fiilinin unsurları mevcut olmadığı görülmekle ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı sigortalının suç teşkil edebilecek bir eylemi bulunmadığı,davacının davalı taşıyıcılar bakımından açtığı davada rücuya esas belgelerin sunulamaması nedeniyle red ile sonuçlandığı ,ceza zamanaşımının uygulanması sözkonusu olmadığı, 6762 sayılı TTKnın 1268'maddesindeki 2 yıllık, 6102 sayılı TTK nın 1420 maddesinde düzenlenen zamanaşımı sürelerinin geçtiği anlaşıldığından davanın zamanaşımın nedeniyle reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 1.464-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 118,60-TL harcın mahsubu ile kalan 1.345,40-TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026