Anahtar kelimeler: Kalanı Satımı Elden Devrinin Ret Protokol Protokolün Şartı Eksiklikleri Kısım
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; bir adet taşınmazın satımı için taraflar arasında "ön sözleşme" düzenlendiğini, bu protokol gereği 14.000.000,00 TL'nin davalıya ödenmesi karşısında tapu devrinin gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığını, taraf vekillerince imzalanan bu protokolün ilam hükmünde olduğunu, müvekkili tarafından bir kısım elden, kalanı ise banka yoluyla olmak üzere davalının banka borçları dahil edilerek 14.357.685,58 TL ödeme yapıldığını, davalının vergi ödemesinden kaçınmasının elden ödeme durumuna sebep olduğunu, taraflar arasında ödemeye ilişkin para teslim tutanaklarının düzenlendiğini ve her iki şirket temsilcisince ihtirazı kayıtta bulunulmaksızın imzalandığını, buna karşın davalı tarafça protokole ilişkin fesih bildirimi gönderilerek 2.000.000,00 TL cezai şartın ödenmiş tutardan kesileceğinin müvekkiline ihtaren bildirildiğini, davalı tarafça kendilerine ödenen bedelin kalan tutarının iade edileceği belirtilmiş ise de ödeme tarihinin belirtilmediğini, müvekkili tarafından davaya konu taşınmazın satın alınacağı düşünüldüğünden başka bir taşınmazın alınmasından vazgeçildiğini, taşınmazın alımı için grup şirket olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) tarafından kredi kullanıldığını, döviz bozdurulduğunu ve paranın müvekkiline borç olarak verildiğini, denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödenen paranın ödeme tarihindeki alım gücünün hesaplanması gerektiğini, müvekkili tarafından davalıya ödenen tutara ödeme gününden itibaren faiz işletildiğinde müvekkilinin uğradığı somut zararın eşit olmadığını, zararın temerrüt faizini aştığını, munzam zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek dava konusu davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi halde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca şimdilik 14.357.685,58 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılacak hesaplamalarla birlikte davalıdan ticari avans faizi ve tüm fer'ileri ile birlikte tahsiline, munzam zarar alacağı için şimdilik 1.000,00 TL'nin, protokol gereği haksız fesih nedeniyle cezai şart alacağı için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 21.09.2023 tarihli dilekçesi ile munzam zarar ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplama yapılmasına yönelik talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 11.02.2022 tarihli sözleşme ile "davalıya ait taşınmazın davacıya devredileceğinin, satış bedeli 14.000.000,00 TL'nin en geç 07.04.2022 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin, ödemenin aksaması veya süresinde ödenmemesi halinde sözleşmenin tek taraflı olarak taraflarınca feshedileceğinin" kararlaştırıldığını, buna göre davacının 31.03.2022 tarihinde 112.160,00 TL, 04.04.2022 tarihinde 33.451,97 TL ödediğini, 07.04.2022 tarihi itibariyle davacının toplamda 145.611,97 TL ödediğini, ödenen bu kısmın da satış tutarının %1'ine denk geldiğini, davacının sözleşmeye uymaması sebebiyle de sözleşmenin taraflarınca 07.04.2022 tarihinde feshedilerek cezai şart uygulandığını, davacı tarafından sunulan ... Bankası havaleleri dışındaki hiçbir ödemenin ihtilafa konu sözleşmeye ilişkin olmadığını, havalelerden sadece ilk ikisinin vade tarihinden önce, geriye kalanının vadeden sonra olduğunu, banka havaleleri geldiğinde müvekkilinin gelen havaleye ihtirazi kayıt koyamayacağını, daha önce 09.12.2015 tarihinde müvekkilinin ... isimli şirkete taşınmazın ██████████ hissesini sattığını, o dönemden kalan satım ücretini bu şirketin 20.06.2022 tarihinde ödediğini, ... Ltd. Şti. tarafından yapılan ödemenin bundan ibaret olduğunu, yine dosyaya sunulan elden yapılan ödemelerin hiçbirinin sözleşmeyle alakasının bulunmadığını, söz konusu evraklar incelendiğinde ödemelerin şirketler adına ya da şirketlere yapılmadığını, şahıslar arasında borç ödemelerinden ibaret olduğunu, elden ödeme evraklarını kesinlikle kabul etmediklerini, taraflar arasında akdedilen protokolün tamamen bir niyet anlaşması niteliğinde olduğunu, davacının 31.03.2022 tarihinde 112.160,00 TL, 04.04.2022 tarihinde 33.451,97 TL ödediğini, 07.04.2022 tarihinde sözleşmenin süresinin dolduğunu, bu tarihten sonra davacı tarafça ödenen tutar içerisinden 2.000.000,00 TL cezai şart kesintisi yapılarak kalan kısmın davacıya iade edileceğini, bunlar dışında da davacı tarafça bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini, aksi halde 2.000.000,00 TL cezai şart hakkının, iadesine karar verilen tutardan mahsubunu istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.02.2022 tarihli taşınmaz satış vaadini içerir sözleşme resmi şekle uyulmadan yapıldığından geçersiz olması nedeniyle davacının davaya konu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil istemine karar verilemeyeceği, davacının terditli olarak sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davalı vekilinin 19.01.2023 tarihli ön inceleme celsesinde taraflar arasında davaya konu protokol dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ettiği, yine cevap dilekçesi ile bir kısım ödemeyi kabul ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile (taraflar arasında elden tutanakla yapılan ödemeler dışında) ticari defter kayıtlara göre davacının davalıdan 5.204.304,63 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin 21.09.2023 tarihli celse beyanı ile banka havalesi ve müvekkili şirket yetkilisi ...'a elden yapılan ve tutanak düzenlenen ödemeler dışındaki iddia edilen ödemeleri kabul etmediğini beyan ettiği, davacı tarafça sunulan elden ödeme belgelerindeki imzalara yönelik imza itirazında bulunulmadığı, yine 20.06.2022 tarihli para teslim tutanağının davalı şirket adına... tarafından, davalı şirketin banka kredi borcuna karşılık 3.199.670,55 TL olarak bankada davalı şirkete nakit olarak teslim edildiğinin tutanak altına alındığı, bilirkişi raporu ile de dikkat çeken para hareketleri incelendiğinde para teslim tutanak tarihi ile uyumlu olarak 20.06.2022 tarihinde ...'a toplam 3.245.933,57 TL ödeme yapıldığının, ilgili bankanın kredi ödeme tabloları ile davalı tarafın ticari defter kayıtlarında kredi hesaplarına yapılan ödemelerin uyumlu olduğunun rapor edildiği, bu haliyle bu ödemenin de davalı şirkete yapılan elden ödemelere dahil olduğunun kabulü gerektiği, elden tutanaklarla yapılan toplam 9.153.670,55 TL ödemenin taraflar arasında tanzim edilen 11.02.2022 tarihli sözleşme kapsamında yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacı vekilinin 21.09.2023 tarihli beyan dilekçesi ile denkleştirici adalet ve munzam zarar taleplerinden feragat ettiği, davacının haksız fesih nedeniyle cezai şart istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen 11.02.2022 tarihli taşınmaz satış vaadini içerir sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle karşılıklı ifanın ayrıntılarına ilişkin hükümlerin de geçersiz olduğu, geçersiz bir sözleşmeye bağlı olarak cezai şart da istenemeyeceği gerekçesiyle davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davacının diğer talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 14.357.685,58 TL'nin 02.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı taktirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat, munzam zararın tazmini ve cezai şart alacağı istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bent uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 205,50 TL posta-müzekkere masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ‭3.286,20 TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre 3.253,33 TL tutarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinden sonra gelmek üzere “6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin kabul - ret oranına göre 1.559,78 TL'sinin davalıdan, 0,22 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, istek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde taraflara iadesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!