Anahtar kelimeler: Poliçenin Denetçilik Gözetimi Standartlarına Standartları Vadeli Akdedildiğini Muhasebe Mesleki Poliçe

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı -------- Şirketi ile davalı -------- Şirketi arasında 16.05.2023 – 16.05.2024 vadeli ---------- numaralı Bağımsız Denetçilik Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçenin mevzuata ve denetim standartlarına aykırı denetim faaliyetlerinden kaynaklanan zararları ve idari para cezalarını teminat altına aldığını, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından davacı hakkında tesis edilen ve 462.200, 00 TL tutarında ödenen idari para cezasının poliçe kapsamında olduğunu, davacının ----------- Noterliği kanalıyla gönderdiği █████/2026 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarname ile hasar dosyası açılmasını talep ettiğini, davalı tarafından ----------- numaralı hasar dosyasının açıldığını ancak poliçenin claims made niteliği ve idari para cezasının teminat dışı olduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddedildiğini, davacının ----------- Noterliği’nin █████/2026 tarihli ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalının olumlu cevap vermediğini, poliçede üçüncü şahıs tanımının sigortalı dışındaki tüm kişi ve kurumları kapsadığını ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun bu tanıma girdiğini, poliçede idari para cezalarının zarar tanımı içerisinde açıkça yer aldığını, hasar tarihi tanımının ceza tebliğini kapsadığını, claims made şartının gerçekleştiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 1409 ve 1424 maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca sigortacının aydınlatma yükümlülüğü bulunduğunu ve teminatın daraltıcı yorumlanamayacağını, poliçede devletin uğradığı vergi kaybı için öngörülen bir Kat sınırının kamu kaynaklı mali yaptırımların teminat dahilinde olduğunu gösterdiğini, davalının ret işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek 462.200, 00 TL tutarındaki sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama sırasında zararın gerçek miktarının tespiti halinde talebin ıslah yoluyla artırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, alacak davasıdır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır.Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Mahkememiz tarafından █████/2026 tarihli ara karar ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş olduğu, ara kararın █████/2026 tarihinde davacıya tebliğ olunduğu, verilen kesin sürede arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür.Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE,2-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan alınan 7.893,19 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 7.161,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026