Anahtar kelimeler: Tanzimli Hurdaların Gümrükçe Dahilde Dolaşıma İkincil Muhteviyatı Görmüş Satışa Katkı
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... İşletmeciliği Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına tanzimli ... ve ... sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında işlem gören ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların işlenmesi sonucu ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürün vasfındaki hurdaların gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaksızın yurt içinde satışa konu edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, katma değer vergileri ve çevre katkı payı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket tarafından 2014-2017 yılları arasında dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilen soğuk haddelenmiş rulo sac, sıcak haddelenmiş rulo sac ve galvanizli sac cinsi eşyaların işlenmesi sonucu ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürün vasfındaki hurdaların gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaksızın yurt içinde satışa konu edilmesi nedeniyle dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ve para cezası kararları alınması yerinde ise de; inceleme raporunda, yıl içerisinde üretime sevk edilen eşya miktarının (kati ithal edilenler, yurt içinden satın alınanlar ve dahilde işleme rejimi kapsamında geçici ithal edilenler) ayrı ayrı tespit edilmesi suretiyle toplam sac üretiminin hesaplandığı, buna karşın söz konusu eşyanın üretim süreci sırasında/sonucunda oluşan ve yıl içinde satışı yapılan hurda cinsinin ve miktarının belirtilen ayrım gözetilmeksizin belirlendiği, bu hususa dayanak olarak davacının, muhasebe kayıtlarının belirtilen ayrıma ve üretim faaliyeti sonucu ortaya çıkan hurdaların ne kadarlık kısmının soğuk haddelenmiş rulo sac, ne kadarlık kısmının sıcak haddelenmiş rulo sac ve ne kadarlık kısmının galvanizli sac cinsi eşyanın üretimi sonucu ortaya çıktığını tespite elverişli olmamasının gösterildiği, bu haliyle yıl içerisinde üretime sevk edilen eşyanın sıcak/soğuk haddelenmiş ya da galvanizli olup olmadığına ve serbest dolaşımda veya gümrük gözetiminde olup olmadığına bakılmaksızın üretim faaliyeti sonucunda eşya ağırlığı bakımından aynı oranda hurdanın ortaya çıktığının ve bunların da satışa konu edildiğinin kabulü suretiyle varsayım ve kanaate dayalı olarak dava konusu işlemlerin tesis edildiği, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşyaların hangi işlemlere tabi tutulduğu ve bu işlemler sonucunda hangi cins ve ne miktarda hurdanın ortaya çıktığı hususunda somut bir tespitin bulunmadığı, davacı tarafından, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşya miktarı kadar eşyanın ihraç edildiği ileri sürülmesine rağmen, ihraç edilen eşyanın cins ve miktarının tespit edilmediği, davacının eşdeğer eşya kullanımına bağlı olarak önceden ihracat sebebiyle ithal eşyasını serbestçe kullanması hususunda raporda herhangi bir değerlendirme yok iken, müfettişliğin ... tarih ve E-... sayılı yazısında, hurdanın stoklarında bulundurulması zorunlu iken yurt içine satışının yapılması nedeniyle önceden ihracat işlemlerine ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği belirtilmesine karşın, raporda sac ve hurda stok bilgilerine dair bir tespit ve değerlendirmenin bulunmadığı, davacı tarafından ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sacların işlenmesinde çinkonun kullanıldığı, ortaya çıkan CPL demir oksit cinsi hurdanın bir kısmının ihraç edildiği, fason üretim yapıldığının görüldüğü, ancak inceleme raporunda bu hususlarda da herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, ayrıca raporda yer verilen hesaplamalara göre belirlenen hurdaların birim fiyatlarının yıl bazında tutarsız ve aşırı değişken olmasının verilerin yetersiz olduğunu ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, davalı idarece eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen rapora istinaden dahilde işleme rejiminin ihlal edildiğinden bahisle alınan tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyaların işlenmesi sonucunda ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürün vasfındaki hurdaların gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaksızın yurt içinde satışa konu edilmesi nedeniyle dahilde işleme rejiminin ihlal edildiği sabit olduğundan alınan tahakkuk ve para cezası kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Yıl içerisinde üretime sevk edilen eşyanın sıcak/soğuk haddelenmiş ya da galvanizli olup olmadığına ve serbest dolaşımda veya gümrük gözetiminde olup olmadığına bakılmaksızın üretim faaliyeti sonucunda eşya ağırlığı bakımından aynı oranda hurdanın ortaya çıktığının ve bunların da satışa konu edildiğinin kabulü suretiyle varsayım ve kanaate dayalı olarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden, dahilde işleme rejimi kapsamında davacı tarafından geçici olarak ithal edilen soğuk haddelenmiş rulo sac, sıcak haddelenmiş rulo sac ve galvanizli sac cinsi eşyaların işlenmesi sonucunda ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürün vasfındaki muhtelif cins hurdaların yurt içinde satışa konu edilmesine karşın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması nedeniyle dahilde işleme rejiminin ihlal edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirket yetkililerince, muhasebe ve stok kayıtlarının, geçici ithal edilen gümrük gözetimindeki eşya ile serbest dolaşımdaki eşyayı birbirinden ayırt etmeye olanak vermediği, ayrıca üretim faaliyeti sonucu ortaya çıkan hurdaların ne kadarlık kısmının soğuk haddelenmiş rulo sac, ne kadarlık kısmının sıcak haddelenmiş rulo sac ve ne kadarlık kısmının galvanizli sac cinsi eşyanın üretimi sonucu ortaya çıktığını tespite elverişli olmadığı beyan edilmiş olduğundan, inceleme elemanınca, dahilde işleme rejimi kapsamında ortaya çıkan ve anılan rejime aykırı olarak yurt içinde satılan ikincil işlem görmüş ürünün gümrük vergilerinin hesaplanması bakımından söz konusu ayrıştırmanın yapılmasına davacı şirket kayıtlarının imkan vermemesi nedeniyle eşyanın ağırlığı üzerinden oranlama yapılarak hesaplama yapılmak zorunda kalındığı anlaşılmaktadır. Buna göre, yıl içerisinde üretime sevk edilen eşyanın sıcak/soğuk haddelenmiş ya da galvanizli olup olmadığına ve serbest dolaşımda veya gümrük gözetiminde olup olmadığına bakılmaksızın üretim faaliyeti sonucunda eşya ağırlığı bakımından aynı oranda hurdanın ortaya çıktığı ve bunların da satışa konu edildiği kabul edilmiş olup, davacı şirketin mükellefiyetle ilgili ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan sebeplerle tercih edilmek zorunda kalınan bu hesaplama yöntemi yerine uygulanma imkanı olan ve daha etkin, daha doğru başka bir yöntem bulunduğu hususunda ortada hiç bir emare de bulunmamaktadır.
Bu durumda, dahilde işleme kapsamında ithal ettiği sac cinsi eşyaların işlenmesi neticesinde elde edilen ikincil ürünlerin stokta bulundurulması gerekirken veya serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması gerekirken doğrudan satışının yapılması başlıbaşına dahilde işleme rejiminin ihlali sonucunu doğurduğundan ve davacı tarafından da, idari veya yargısal süreçte olayın gerçek mahiyetini ortaya koyacak, başka bir ifadeyle, inceleme sonucu ortaya konulan hususlarda aksini ispat edebilecek nitelik ve ağırlıkta herhangi bir bilgi veya belge ibraz edilmediği gibi bu doğrultuda bir beyanın da bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemlerde aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!