Anahtar kelimeler: Ştiolan Çarparak Cismani İlçesinde İhtisas Sürücü Derecede İşleteni Poliçesi Maluliyetten

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücüsü ---------, işleteni --------.Şti.olan, ---------Ş. tarafından --------- Numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ---------- plakalı aracın 25.08.2012 tarihinde ---------- İlçesi'nde davacı ----------- çarparak ağır derecede yaralanmasına sebep olduğunu, trafik kazasından dolayı, ---------- dosyasında yapılan yargılamada Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda davacının %75,sürücü %25 oranında kusurlu bulunduğunu, sürücü hakkında verilen ceza hükmünün kesinleştiğini, trafik kazasında oluşan sürekli ve geçici maluliyetten doğan maddi tazminat ile manevi tazminatın karşılanması için ---------- E., Sayılı dosyasında dava açıldığını, dava devam ederken davalılardan ---------Ş. den 26.05.2014 tarihinde, 40.000,00. TL anapara 3.000,00 TL işlemiş faiz 600,00 TL yargılama gideri, 7.050,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 50.650,00 TL haricen tahsil edildiğini, ancak yapılan ödeme ile ortaya çıkabilecek gerçek zarar arasında davacı aleyhine fahiş fark olasılığı nedeniyle başka bir vekil tarafından takip edilmeye devam edilen davanın sonucunda, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen sağlık kurulu raporu ile davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %62, kusur oranı ise %75 olarak belirlendiğini, --------- K.Sayılı ilam ile: 115.397,27 TL maddi tazminatın sadece davalılardan --------- 7.500,00 TL Manevi tazminatın ise -------- ile --------Şti.den tahsiline '' karar verildiğini, yapılan istinaf sonucunda, ---------sayılı dosyasında maddi tazminat bakımından esas hakkında yeniden hüküm oluşturularak ''115.397,27._TL maddi tazminatın bu defa ;---------Şti.ve ---------Ş.den müteselsilen ve müştereken tahsiline'' karar verildiğini, -----------Hukuk Dairesi'nin ilamının ----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- E.Sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu ve dosyanın infaz edildiğini, davacının tedavisinin halen devam ettiğini, artan sürekli maluliyet oranı nedeniyle maddi tazminat talebi için-------- numaralı poliçe ile --------- Plakalı aracı zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmış olan davalılardan -----------Ş.ye yapılan ---------- takip numaralı başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, ------- Arabuluculuk Bürosunun --------- Başvuru, ----------- Sayılı dava şartına tabi ticari uyuşmazlık arabuculuk başvuru dosyasında tarafların anlaşamadığını, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek sürücüsünün kazaya sebeb olduğu ----------- Plakalı aracın kaydına işlenmesini, davacının uğradığı maddi zararının HMK 107.m. gereğince yapılacak yargılama, aktüerya uzman bilirkişileri raporları, toplanacak diğer vs.deliller ile belirlenerek 25.08.2012 kaza tarihinden itibaren davalılardan ---------- yasal, diğer davalılardan ise ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı --------- ve ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde de belirttiği üzere, 25.08.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat talepli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak yine davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere aynı olaya ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat talebiyle ---------- Esas sayılı dosyası açılıp bu davanın sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davacının talepleri yönünden kesinleşen bir hüküm bulunması nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya yapılan ödemelerin mevcut olduğunu, davaya konu trafik kazası 25.08.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup, işbu olaya ilişkin tazminat talebi ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf meslekte kazanma gücü kaybının artmış olduğundan bahisle huzurdaki davayı ikame etmişse de davalının almış olduğu ve davalı yanca kabul edilmesi mümkün olmayan sağlık raporundan da görüleceği üzere trafik kazası ile ilgisi olmayan sedef hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının %70 olduğunun belirtildiğini, işbu sedef hastalığı haricindeki durum değerlendirildiğinde ise davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının arttığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, hatta kayıp oranının azaldığının da görülebileceğini, davacının sonradan gelişen ve trafik kazasıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan sedef hastalığının davacıda yaratmış olduğu maluliyetten davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından açılan ilk davada maluliyeti ve kusur oranı hesaplanıp, mahkemece verilen hüküm neticesinde de tüm ödemelerin yapıldığını, davacının tazmin edilmeyen herhangi bir zararının olmadığını, ilk dava kapsamında alınan kusur raporu neticesinde davalı --------- kusurundan bahsedilmişse de huzurdaki dava kapsamında yeni bir kusur raporu alınması ihtimaline binaen davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, olay günü saat 20.30 civarında davalı --------- eşi ile birlikte ---------- istikametinden ----------istikametine hız olarak normal seyrinde giderken davacı olan yayanın aniden önüne çıkması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, kazanın meydan geldiği yerin arkasında olan yaya geçidini kullanmayan davacının kazanın meydana gelmesinde bizzat sorumlu olduğunu, davacının aldığı sağlık raporundaki değerlerin, kazadan çok sonra yakalanmış olduğu sedef hastalığına ilişkin olduğunu, davacının meslekte kazanma gücü kaybının arttığı dava tarihi itibarıyla ispatlanamadığı gibi, alınan raporda belirtilen rahatsızlıkların davaya konu olaya ilişkin olmadığı da dava dilekçesinde açıklanmayarak alenen mahkemeyi yanıltma çabası içerisine girildiğini, davalılardan ---------Şti'nin, kazaya karışan aracın işleteni konumunda olduğu iddiasıyla davalı --------- husumet yöneltilmiş olup, davacının daha önceden aynı olaya ilişkin olarak açmış olduğu dava neticesinde tüm zararı tazmin edilmiş olduğundan, esasında tam kusurlu olan tarafın bizzat davacı olması nedeniyle ve de en önemlisi davacının yeni zararının oluşmamış olması ile almış olduğu raporda davaya konu olaydan bağımsız olan rahatsızlıkları nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığı iddiasını davalılara yöneltmiş ve mahkemeyi yanıltma çabasına girmiş olduğundan her iki davalı açısından da herhangi bir sorumluluk doğmadığını, davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kaza 25.08.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup uzamış ceza zamanaşımı süreleri gözetildiğinde 25.08.2020 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararının 24.02.2023 tarihli maluliyet raporu ile öğrendiklerini iddia ettiklerini, ancak davacının, 25.08.2012 tarihinde gerçekleşmiş olan trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın, maluliyet raporunun alındığı tarih olan 24.02.2023 tarihinde öğrendiğini varsaymanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle uğranılan bedeni zarar talebi ile davacı tarafından daha önce de davalı sigorta şirketi aleyhine dava ikame edilmiş olup bu nedenle de zararın 24.02.2023 tarihinde öğrenilmiş olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ---------- tarafından 15.09.2014 tarihinde davalı sigorta şirketi aleyhine -------- Esas sayılı dava ikame edildiğini, Adli Tıp Kurumu 10.12.2014 tarihli raporu ile davacının %62 oranında malul olduğu belirtildiğini, davacı için 115.397,27-TL maluliyet tazminatı ödenmesine karar verildiğini, icra dosyasına ödeme yapıldığını, davacının maddi tazminat isteminde bulunduğunu, poliçeden dolayı sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 225.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davalı şirket tarafından davacı yana yapılan ödemeler neticesinde bakiye poliçe teminat limiti ise 69.602,73-TL olduğunu, davacının “maluliyet artışı” olgusunu ispatlanamadığını, davalı şirketin diğer şartların varlığı halinde ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanarak ön inceleme duruşması yapılmış tahkikat aşamasına geçilmiştir.Davacı vekili sunduğu █████/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davalı ----------Ş vekili ile davalı ---------- Şirketi vekilleri ayrı ayrı sundukları dilekçeler ile davadan feragat edilmiş olması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerini olmadığını bildirmişlerdir. Davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurduğundan davaının bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Yargılamanın ilk oturumu geçtikten sonra davadan feragat edilmekle 2/3 oranında hesap olunan 488,00 TL karar harcından peşin harç olarak alınan 269,85 TL'nin mahsubuyla eksik kalan 218,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ile harç masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde --------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!