Anahtar kelimeler: Bam Rücuen Yazim İzmir Eksiklik Geçildi Karara Yoluna Aşamasına Yasa

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026 Tarihli Ek Karar
NUMARASI
: ████████ Esas █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
MAHKEMECE
: "...,Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde; mahkemenin 17.12.2025 tarih ve ████████ E. - █████████ K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 8.475,68 TL damga vergisinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, lehlerine 8.475,68 TL vekalet ücretine, davalı taraf lehinde de 22.317,29 TL vekalet ücretine hükmedildiği, mahkemeniz kararının hüküm kısmının, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 6. maddesinin açıklanması ile vekalet ücreti miktarının düzeltilmesi için tavzih kararı talep ettiklerini, mahkemeniz kararının hüküm kısmının 6. maddesinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlendiğinin belirtildiği, 22.317,29 TL vekalet ücreti miktarı AAÜT'nin 13. maddesinin 3. fıkrası ile çeliştiğini, bu çelişkinin giderilmesi ile 22.317,29 TL vekalet ücreti miktarının 8.475,68 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tashih 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesinde düzenlenmiştir. HMK 304/1 maddesinde "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir."
Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmesine dayalı olarak damga vergisi, karar harcı, (damga vergisinin geç ödemesi nedeniyle oluşan) gecikme zammı (16.921,27 TL) ile ayrıca davacının iptali için başvurduğu ve kaybettiği iptal davası nedeniyle ödemek zorunda kaldığı mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin (13.871,70 TL) davalının sorumluğunda olduğundan bahisle davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç olarak taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklere ilişkin olup, talep sonucu da sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, AAÜT'nin 13. maddesinin 3. fıkrası anlamında bir tazminat davası olmadığından, yerinde görülmeyen tashih talebinin reddine karar verilmiştir," gerekçesi ile; "Davacı vekilinin TASHİH TALEBİNİN REDDİNE, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 24.02.2026 tarihli ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tavzih taleplerinin taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklere ilişkin olduğu, talep sonucunun da sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, AAÜT'nin 13. maddesinin 3. fıkrası anlamında bir tazminat davası olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, maddi tazminat davalarının birbirinden farklı birçok hukuki gerekçeye dayalı olarak açılmakta olup, bunlar; sözleşmeden doğan tazminatlar, destekten yoksun kalma tazminatı, boşanmalardan doğan tazminatlar, kazanç kaybı tazminatı, değer kaybı tazminatı, yanlış tedavi sonucu tazminat davası, trafik kazalarına ilişkin olan tazminatlar olarak sayılabileceğini, sözleşme ihlali nedeniyle uğranılan maddi zararların da bu kapsamda olup, bir sözleşmenin şartlarına uyulmaması sonucu doğan zararların tazmini için açılan davaların da maddi taminat davası olduğunu, nitekim davalı ..... Şti.'nin sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle de müvekkili Kurum tarafından 30.792,97 TL ödenmek zorunda kalındığını ve müvekkili Kurumun bu miktar kadar zarara uğradığını, dolayısıyla işbu davanın niteliğinin maddi tazminat davası olup, vekalet ücretine hükmedilirken de AAÜT'nin bu davalara ilişkin maddelerinin dikkate alınmasının gerektiğini, mahkemece davalarının 8.475,68 TL'lik kısmının kabul edildiğini ve lehlerine 8.475,68 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, AAÜT'nin 13. maddesinin 3. fıkrası gereğince, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de 8.475,68 TL'yi geçmemesinin gerektiğini belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Rücuen tazminat, talep ise mahkemece davalı lehine hükmedilen 22.317,29 TL vekalet ücretinin 8.475,68 TL olarak düzeltilmesi (tashihi) istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile dava tarihi olan 2025 yılı itibariyle 40.000,00 TL'ye ulaşmıştır. Davacı tarafın asıl davadaki talebi toplam 30.792,97 TL’nin, her bir alacak kaleminin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kuruluşa ödenmesine karar verilmesi istemidir. Dolayısıyla davanın açıldığı tarih olan 2025 tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında ilk derece mahkemesinin asıl kararı kesin nitelikte olduğundan tashih talebi üzerine verdiği ek kararı da istinaf eden yönünden kesin niteliktedir.
Neticeten somut olayda; mahkemece davacı yönünden verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, █████████ esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davacıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklamalar ışığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bendindeki düzenleme gereğince davacı yönünden verilen mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesi kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacının yatırmış olduğu 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!