Anahtar kelimeler: Ailk İhukuki Muğla Mücadele Kaçakçılıkla Süreç Edenin Eşyanın Görüşü Beraati

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılaraksanığın beraati, suça konu eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I.HUKUKİ SÜREÇA.İlk DereceMuğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5 ve 3/22. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 53... . maddeleri gereği 3 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.B.İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.II.TEMYİZA.Temyiz SebepleriKatılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemiYargılamaya konu somut olayda, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararı uyarınca arama yapıldığına, arama işlemine sanığın herhangi bir itirazı olmadığı gibi bir hakkının da ihlal edilmediğine, bir zarara sebebiyet verilmediğine, yapılan arama işleminin hakim onayına sunulduğuna, dosyada mevcut 20.09.2019 tarihli tutanak içeriğinden iş yeri yetkilisinin ve hazirun olarak bir şahsın bulunduğuna, bu sebeple hukuka aykırı arama işleminden söz edilemeyeceğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeOlay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 20.09.2019 günü saat: 15.00 sıralarında kolluk görevlileri ve vergi dairesi görevlilerinin birlikte yürüttükleri denetim faaliyeti kapsamında, .... mahallesi ... ... cad. No:4/D .../... sayılı adreste faaliyet gösteren ".... İletişim" isimli iş yerinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığından alınan 20.09.2019 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamındaki arama kararına istinaden yapılan aramada 6 adet cep telefonu ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın işyerinde yapılan arama işlemi esnasında vergi dairesi görevlisi ve çevreden temin edilen bir işlem tanığının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve ███████-549 Esas, ████████ Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve ███████-548 Esas, ████████ Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;Konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince "...Cumhuriyet başsavcılığından alınan arama kararı sonrasında usulsüz olarak yapılan aramada Cumhuriyet Savcısı olmaksızın ve ihtiyar heyetinden ya da komşulardan 2 kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; Cumhuriyet Başsavcılığından usulüne uygun olarak alınmış bir arama kararının mevcut olması, arama işlemi esnasında çevreden temin edilen bir işlem tanığının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi işyerinden ele geçirildiğine ilişkin açık kabulünün mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlâl edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu cihetle; yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle "hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil" sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek, sanığın mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi...