Anahtar kelimeler: Avalistinin Atıfta Senette Kefil Senedin Zamanda Aldığını Şartı Eksiklikleri Müteselsil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Kısmen kabulBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 20.03.2018 tarihli genel ... sözleşmesinde şirket yetkilisi olan davacı ...'ün aynı zamanda müteselsil kefil olarak yer aldığını, sözleşme ilişkisinin teminatı olarak verilen senedin düzenleyenin davacı şirket, avalistinin de diğer davacı olduğunu, senedin teminat niteliğinin bulunmasına rağmen sözleşmede atıfta bulunulmadığı gibi senette de buna ilişkin şerhe yer verilmediğini, ancak senet ile sözleşmenin düzenlenme ve imza tarihlerinin örtüştüğünü, davalının 06.07. ... noter ihtarnamesi ile keşideciye ait çeklerin karşılıksız kalıp bedellerinin ödenmemesi nedeni ile hesabın kapatıldığının ihtar edildiğini, ihtarnamede %60 temerrüt faizi talep edilip bir gün süre verilmek suretiyle bu bedellerin ödenmesinin istendiğini, sonrasında davalının, davacılar tarafından borçlu ve kefil kısmı doldurulan diğer kısımları boş olan senedi 1.000.000,00 TL bedelli olarak sözleşmeye aykırı şekilde doldurup 12.07.2018 tarihinde icra takibi başlattığını, davalının alacaklı olduğunu fatura ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibine konu senedin boş olarak teslim edilip taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulmasından kaynaklı kambiyo senedi vasfına haiz olmayacağından senedin ve takibin iptaline, bunun mümkün olmaması durumunda arabuluculuğa başvuru tarihi olan 09.10.2019 tarihinde ödenmiş olan dört çek bedeli 138.624,69 TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Yönetmeliğin 8. maddesine göre ... şirketinin ek teminat olarak kambiyo senedi alması mümkün ise de bu senedin tahsile konu edilebilmesi için alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin, “Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas ve Mahsup Hakkı” başlıklı 3. maddesinde; "...borçların vadelerinde kısmen veya tamamen ödenmeyeceğinin önceden anlaşıldığı ve/veya gerekli gördüğü her türlü hallerde, belirlediği süre içinde teminatların değiştirilmesini ve/veya gerekli görülebilecek ek teminat verilmesini talep edebileceği gibi, ... işlemlerinden doğan alacağının tamamının geri ödenmesini talep ile alacağın tahsilini teminen kanuni takip yollarına başvurma hak ve yetkisine haizdir." hükmünün düzenlendiği, davalı ... şirketinin, sözleşmenin 3. maddesine dayanarak 06.07.2018 tarihli ihtarname ile hesabı kat ederek sözleşmeyi feshettiği, böylelikle alacağın muaccel olduğu, ek teminat mahiyetinde alınan senedin geçerli olup, takibe konulma koşullarının oluştuğu, davacı yanca takip çıkışı 299.228,10 TL üzerinden dava açılarak bu miktar üzerinden harç yatırıldığı, dosya kapsamındaki delillerden, taraflar arasında düzenlenen 20.03.2018 tarihli genel factoring sözleşmesi kapsamında davalı firmaya tevdii edilen 30.07.2018 vadeli 60.000,00 TL bedelli, 15.08.2018 vadeli 35.520,00 TL bedelli, 25.08.2018 vadeli 32.000,00 TL bedelli ve 25.09.2018 vadeli 11.104,69 TL bedelli olmak üzere toplam 138.624,69 TL tutarlı çek bedelinin dava tarihinden önce tahsil edildiği gerekçesi ile bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile davacının takibe konu 138.624,69 TL borç miktarınca borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.