Anahtar kelimeler: Havala Dubaideki Taşınabilir Peşinat Peşinatın Bürosu Sorduğunda Satımdan Döviz Siparişi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üzerine davalıya █████/2024 tarihinde, satın almak için 300 adet "......" ve 300 adet "...." olmak üzere toplam 789.000,00 USD değerinde 600 adet taşınabilir baz istasyonu siparişi verdiğini, siparişin ardından davalının, müvekkilin den 32.500,00 USD peşinat talep ettiğini ve bu peşinatın Dubai'deki çalışanının adına döviz bürosu aracılığıyla havala yöntemiyle gönderilmesini istediğini, müvekkilinin, ödemenin şirket hesabı ya da davalının hesabına değil de neden üçüncü bir kişi adına yapılmasının istendiğini sorduğunda ise davalının kendisinin ve şirketinin Türkiye'deki hesabında vergi ile ilgili geçici sorunlar olduğunu, peşinat ödemesinden sonra yapılacak asıl ödemelere kadar bu sorunların giderileceğini ve kalan ödemelerin şirketinin hesabına yapılacağını söyleyerek, müvekkilin şüphelerini gidermeye çalıştığını, müvekkilinin de davalının kendisinde oluşturduğu "büyük iş insanı" imajına ve "kurumsal" duruşuna aldanarak ve İran genelinde "havala" yöntemiyle para transferi normal karşılandığından 32.500,00 USD tutarındaki peşinatının, davalının söylediği "...." isimli kişi adına Dubai'deki döviz bürosu kanalıyla █████/2024 tarihinde ödediğini ve Dubai'deki döviz bürosu tarafından "alındı belgesi" düzenlendiğini, söz konusu ödemenin müvekkili tarafından yapıldıktan sonra siparişlerin teslimi için anlaşılan tarihte müvekkiline herhangi bir ürün teslimi yapılmadığını, müvekkilİ tarafından işbu davaya konu alacağa istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu beyan ederek davalı/borçlu olan ...'un, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Tarafların gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
-T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
-5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
-19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
-Dosyada mevcut Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere; davalı gerçek kişinin ... İthalat İhracat
İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi(V.N
: ...)'nin ortağı ve yöneticisi bulunduğunun görüldüğü, ödevlinin
TTK' ya göre ticaret şirketi olduğu Vergi Usul Kanununun 176. ve 177. maddesine göre birinci sınıf
tüccar olduğu ve bilanço esasına tabi olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabından anlaşılacağı üzere; davalının gerçek kişi ve ticari işletme kaydının bulunmadığı görülmektedir.
-Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Dosya mevcut vergi dairesine kayıtlarına göre davacının vergi dairesi kaydının bulunmadığı, ticaret sicilinde tacir kaydının mevcut olmadığı, yine davalı gerçek kişinin ticaret sicilinde tacir kaydının mevcut olmadığı, vergi dairesi kayıtlarına göre yalnızca şirket ortağı ve yöneticisi olması nedeniyle kaydının bulunduğu, bu hususun tek başına davalıya tacir sıfatını kazandırmayacağı, aksi durumda dahi davacının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği sabittir.
-Yine davacının iddiaları nazara alındığında uyuşmazlığın satış ilişkisinden kaynaklandığı, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı görülmektedir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
-Buna göre dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık Mahkememizin görev alanına girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!