Anahtar kelimeler: Çeker Önlemi Yazim Öne Ara Elatmanin Koruma Tedbir İzmir Eksiklik

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas
DAVA
: ELATMANIN ÖNLENMESİ/İHTİYATİ TEDBİR
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalılar vekilleri tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İLK DERECE MAHKEMESİNCE
: Mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararı ile; "...Davalı vekilinin mahkememize verdiği itiraz dilekçesinde; kararın asıl davanın sonucunu öne çeker ve geçici hukuki koruma önlemi niteliğini, kaybettiği nitelikte bir ara karar olduğu, davanın ve uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte tedbir kararının itiraz talebimizin kabulü ile kaldırılmasını, özel eğitim ve rehabilitasyon özel gereksinimli bireylere sadece destek eğitim sunmakta olup bireylerin öncelikli eğitimi, örgün veya özel eğitim kurumlarında sürdürülmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararında belirtilenin aksine eğitim hakkının ihlal edilmesi söz konusu olmayıp Kanunun 389 maddesi uyarınca ihtiyati tedbire hükmetme koşulları oluşmamıştır. Yaşlaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. ..... Şti 'ye MEBSİS ekranının ve entegrasyonun açılmasına bu yöndeki kısıtlamanın kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
Dava konusu uyuşmazlığın niteliği, dosyaya sunulan delillerin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde haklılığı destekler mahiyette olması, tedbir kararının kaldırılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği, BKDS entegrasyonunun kapalı olmasının engelli bireylerin anayasal bir hak olan "Eğitim Hakkı"ndan mahrum kalmasına sebebiyet vereceği, T.C. Anayasası'nın 42. maddesi, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve AİHS Ek Protokol 1 Madde 2 uyarınca eğitimin sürekliliği esasının ihlal olacağı, mevcut durumun davacı şirket açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağı açık olduğundan tedbirin esası çözer nitelikte olduğu iddiası yerinde görülmemiştir.
Davalıların itirazları ve HMK 392. maddesi uyarınca, karşı tarafın olası zararlarını güvence altına almak amacıyla makul bir teminat belirlenmesi uygun görülmesi..." gerekçesi ile, davalı .... vekilinin ihtiyati tedbir kararına İTİRAZIN REDDİNE, mahkememizce verilen █████/2026 tarihli TEDBİRİN DEVAMINA, HMK 392 gereğince ; Takdiren 50.000,00-TL tutarındaki nakti teminatın veya aynı tutarda kesin süresiz banka teminat mektubunun kararının tebliğinden itibaren bir hafta içinde mahkememiz veznesine (davacı vekilince) depo edilmesine, teminat yatırılmadığı takdirde tedbirin kendiliğinden hükümsüz kalacağının ihtarına karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın idari işlem niteliğinde olduğunu, adli yargının görev alanı dışında olduğunu, dava konusu olayda davacı tarafından ileri sürülen iddiaların her ne kadar özel hukuk ilişkisi gibi gösterilmeye çalışılmış ise de uyuşmazlığın kaynağının .... tarafından tesis edilen kamu gücüne dayalı tek taraflı ve icrai nitelikteki bir idari işlem oluşturduğunu, .... tarafından getirilen BKDS uygulaması kapsamında müvekkilinin kurumun MEBBİS sistemine erişiminin engellenmesinin tamamen idarenin kamu gücüne dayalı olarak aldığı bir kararın sonucu olduğunu, taraflar arasında eşitler arası bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, danıştay yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece resen gözetilmek zorunda olduğunu, ihtiyati tedbir kararlarının geçici hukuki koruma olup Yerel Mahkemece verilen kararın tedbir kurumunun amacını aştığını, davanın esasını çözümleyecek nitelikte olmadığını, bu durumda HMK m.389 ve devamında düzenlenen ihtiyati tedbir hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olup HMK m.394 uyarınca ihtiyati tedbir şartlarını taşımayan karara ilişkin itirazlarının reddine ve tedbirin devamına karar verildiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin idari yargı mercileri olduğunu, tedbir kararının davanın esasını çözer nitelikte olduğunu ve tedbir koşullarının oluşmadığını, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, tedbir kararının telafisi imkansız zararlara yol açacağını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararların dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumunun ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmasına, ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve ███████ Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen █████/2026 tarihli ARA KARARI, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında davalı.... Şirketinden harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı.... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!