Anahtar kelimeler: Sürüncemede Kavuşmasını Durdurduğunu Satımdan Büyükçekmece Tekstil Ferilerine Cari İlamsız Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla; Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu ..... TEKSTİL SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında cari hesaba dayanan ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, borçlunun, 30.09.2025 tarihinde borçlu olmadığını iddia ederek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun bu itirazının, takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile yapıldığını, son derece haksız olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle, cari hesapta kalan bakiye bedel olan 1.868,64 USD fatura ve cari bakiye alacağının ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, karşı tarafın itiraz dilekçesinde, hiçbir belge sunmadan böyle bir borcu olmadığını beyan ettiğini, bu iddiaların tamamen farazi olduğunu, bu hususun ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, nitekim davalının, müvekkili şirket tarafından kendisine gönderilen dilekçe ekindeki faturalara 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek faturalarda belirtilen miktardaki ödemeleri yasal olarak kabul etmiş sayıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine ticari davalar için dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle müvekkili şirketin alacağına kavuşması için huzurdaki davanın açılması zaruriyetinin hasıl olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların 2023-2024-2025 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişisi ...... aracılığıyla inceleme yapılarak alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusunun, davacının 1.868,64 USD Fiili Ödeme Tarihi Fatura ve Cari Bakiye Alacağı ile 36,48 USD İşlemiş faiz olmak üzere toplam 1.905,12 USD Alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflardan Davacı taraf duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ve ticari defterlerini inceleme sunmuştur. Davalı taraf ise incelemeye gelmemiştir. Evrak belge sunmamış, yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Davacı tarafın incelemeye sunduğu 2023-2024-2025 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve davacı lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır. Davacının ticari defter kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyle davacıya 1.868,64 USD tutarında borçlu olduğu ve bu USD döviz tutarının Ticari defterlerdeki TL karşılığının 57.244,16 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalının faturaya karşı sekiz günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz talebinde bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir evrak belge sunulmamıştır. Davacı tarafın satış olarak BS formu ile bildirdiği adet ve tutar kadar davalı taraf alım olarak BA bildiriminde bulunduğu, Davalının Satış olarak BS formu ile bildirdiği adet ve tutar kadar, davacının da Alım yaptığı yönünden BA bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafları BA BS bildirimleri birbirleri ile mutabık oldukları tespit edilmiştir. Yukarıda etraflıca izah edildiği üzere Davacının davalı ile ilgili alışverişine konu borçların ödeme tarihlerinin yazılı olduğu bir sözleşme sunulmamıştır. Yada takip öncesi borçluya çekilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )Davacı tarafın delillerinde ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından incelemeye sunduğu 2023-2024-2025 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılan defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve davacı lehinde delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyle davacıya 1.868,64 USD tutarında borçlu olduğu ve bu USD döviz tutarının Ticari defterlerdeki TL karşılığının 57.244,16 TL olduğu tespit edildiği, davalının faturaya karşı sekiz günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz talebinde bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir evrak belge sunulmadığı, davacı tarafın satış olarak BS formu ile bildirdiği adet ve tutar kadar davalı taraf alım olarak BA bildiriminde bulunduğu, davalının satış olarak BS formu ile bildirdiği adet ve tutar kadar, davacının da Alım yaptığı yönünden BA bildiriminde bulunduğu, tarafları BA BS bildirimleri birbirleri ile mutabık oldukları, davacının davalı ile ilgili alışverişine konu borçların ödeme tarihlerinin yazılı olduğu bir sözleşme sunulmadığı ya da takip öncesi borçluya çekilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği tespitlerinde buşunulduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yine davalı tarafça sunulan BA bildirimleri,nin de davacının sunmuş olduğu BS bildirimleri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla takibe konu faturaların davalının kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır.Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı ve dava değerinin işlemiş faiz dahil bedel üzerinden harçlandırıldığı görülmüş ise de davalı tarafın takip öncesi temerrüde düşüldüğü hususu ispat edilebilmiş değildir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabulü ile Büyükçekemece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 1.868,64 USD yönünden davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olduğundan USD cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 41,0983 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 76.797,92-TL'nin %20'sine tekabül eden 15.359,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,1-Büyükçekemece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 1.868,64 USD yönünden davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE,2-Alacak likit olduğundan USD cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 41,0983 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 76.797,92-TL'nin %20'sine tekabül eden 15.359,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,3-Davanın değeri USD cinsinden belirlendiğinden, TCMB USD efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (1.868,64 USD x 40,9942 TL) toplam: 76.603,40 TL meblağ üzerinden;-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.232,78 TL karar harcından, peşin alınan 917,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.315,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 917,12 TL peşin harcın toplamı: 1.532,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 8.091,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı nazara alındığında toplam: 7.936,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,7-Davanın kabul edilen kısmı USD cinsinden belirlendiğinden, TCMB USD efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (1.868,64 USD x 40,9942 TL) toplam: 76.603,40 TL meblağ üzerinden;Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,8-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,9-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı nazara alındığında 4.512,00 TL miktarın davalıdan, 88,00 TL miktarın da davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ......¸e-imzalıdırHakim ......¸e-imzalıdır