Anahtar kelimeler: Asılın Gücünden Talepli İstendiğinden Yardım Yardımın Devamı Verilirken Olma Aittir

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.Adli yardım talebi temyiz yoluna başvuru sırasında istendiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, asılın adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de Mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebini içeren dilekçe değerlendirildiğinde; (adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından), adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Bu itibarla;1. Hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı Kanun’un 337. maddesi uyarınca;a) Adli yardım talebinin reddine dair kararın, talebi reddedilen tarafa “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği” şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi,b) Adli yardım talebinde bulunan tarafın, ret kararına karşı itiraz etmesi hâlinde dosyanın itirazı incelemekle görevli Yargıtay (11). Hukuk Dairesine gönderilmek üzere Dairemize gönderilmesi,2. Adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmemesi veya itirazın Yargıtay tarafından reddedilmesi hâlinde, 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca;a) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi,b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi,3. Verilen kesin süre içinde;a) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde,b)Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.Diğer taraftan, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ...'na usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur....11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, özellikle vekil adı ve soyadı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle (Kurumun UETS hesabına yapılan tebliğ evrakında ve sonrasında alınan tebliğ mazbatasında, Kurum vekilinin adı ve soyadının bulunması gerektiği önem arz etmektedir. Aksi halde yeni bir geri çevirmeye mahal verilecektir) Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekmektedir.KARARAçıklanan sebeplerle;Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.