Anahtar kelimeler: İşgalinde Süredir Otoparkı Kayden Yıldan Müşteri Beş Maliki Uzun Ecrimisilin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kayden maliki olduğu 168 97... parsel sayılı taşınmazların beş yıldan uzun süredir davalı şirket işgalinde bulunduğunu ileri sürerek, 136.600,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında ise taşınmazların müşteri otoparkı olarak kullanıldığını beyan etmiştir.II. CEVAP1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının herhangi bir tecavüzü olmadığını, aynı mevkide bulunan iki farklı taşınmazda dava dışı Şirketlerin kiracısı sıfatı ile bulunduğunu, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, iddia edilen kullanım süresinin uzun, ecrimisil miktarının ise fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.2. İhbar olunanlar vekilleri dilekçelerinde; davacı taşınmazlarına kendilerinin ve kiracıları olan davalının tecavüzü olmadığını beyanla davanın reddini istemişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 23.05.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlara yönelik toplam 136.600,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 10.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.02.2014 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile; “...mahkemenin davalının kiracı olduğu taşınmazlar dışında kayden davacıya ait 102 16... parsel sayılı taşınmazları da kullandığı yönündeki kabulü doğru ise de, bu kullanımın kapsamı ve davalının taşınmazdan el çektiği tarih saptanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, bunun yanısıra hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesap yönteminin de doğru olmadığı, emsal araştırması yapılmadığı, Mahkemece öncelikle davalının kullandığı kısım nedeniyle ecrimisilden sorumlu olacağı gözetilerek, taşınmazların tamamının davalı şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının, bazı bölümlerinin yeşil alan olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, böyle bir saptamanın yapılamaması hâlinde ise davalının 20.02.2014 tarihli dilekçesinde taşkın olarak kullandığını açıkladığı miktarların esas alınarak, emsal araştırması da yapılmak suretiyle yukarıda belirtilen formül uyarınca bulunacak miktarın (temyiz edenin sıfatı da gözetilerek) hüküm altına alınması gerekirken, noksan soruşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü ile 90.821,40 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu hâlde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği belirtilerek önceki bozma ilâmı ile aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davalı yanın kiracılık sıfatı ile bulunduğu taşınmaz yanında dava konusu taşınmazları da 5 yıldan fazla bir süredir bir kısmını çevirerek bir kısmını ise park alanı olarak kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğu gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne, 90.821,40 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 10.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde
:a. Bozma kararına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini, daha önce yapılan hatalı ve yanlış uygulamaların tekrar edildiğini, kullanım alanlarına ilişkin bilirkişi raporlarındaki miktar farklılıklarına yönelik çelişkilerin giderilmediğini, taşınmazın ne kadarlık kısmının yeşil alan olduğunun belirlenmediğini, raporların denetime elverişli olmadığını, bedelin fahiş hesaplandığını,b. Davalının taşınmazları 2005 yılında kiraladığı hâli ile kullandığını, alan dışına çıkmayıp işgali bulunmadığını, ecrimisilden kiralayan malikin sorumlu olacağını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz ve temyize cevap dilekçesinde; Mahkemece bozma kararına uygun yargılama yapıldığını, ancak davada ıslah beyanları olmadığını, hükmedilen ecrimisil tutarının hatalı olduğunu, bilirkişilerce hesaplanan ecrimisil tutarı 96.637,00 TL olduğu hâlde 90.821,00 TL’ye hükmedilmesinin açık hata olduğunu belirterek bu yönden hükmün düzeltilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ecrimisil istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.