Anahtar kelimeler: Sakat Kalacak Erzurum Cismani Hakimiyetini Kaybetmesi Esnada Sürücünün Yolcu Kazada

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024 (Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 14.11.2022 tarihinde, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın içerisinde yolcu olarak bulunduğu esnada, sürücünün araç hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı kazada, sürekli sakat kalacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazaya karışan araç içerisinde yolcu olduğundan kendisine herhangi bir kusur izafe edilmesinin söz konusu olmadığını, 05.05.2013 doğumlu davacı ...'in henüz çocuk olduğunu, herhangi bir gelir getirici işte çalışmadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza sonucu ağır şekilde yaralanarak hayati tehlike geçirdiğini, yaralanması neticesinde beyninde hasar oluştuğunu, uzun süre yoğun bakımda kalan müvekkilinin beyninde oluşan hasar nedeniyle bir süre konuşma yetisini kaybettiğini ve hala daha konuşma yetisinin normale dönmediğini, ayrıca yine müvekkilinin omuzlarında ve vücudunun muhtelif yerlerinde kırıklar oluştuğunu, müvekkiline ilk müdahale ... Devlet Hastanesinde yapıldıktan sonra hayati tehlike nedeniyle Van ... Hastanesine sevk edildiğini, bu hastanede uzun süre tedavi gören müvekkilinin tedavileri Erzurum ... Hastanesi ve Erzurum ... Hastanesinde devam ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ... poliçe no.lu Trafik Sigorta Poliçesi bulunduğunu, mezkur poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, dolayısıyla ilgili mevzuat gereği sigorta şirketinin kazadan mütevellit olarak yaralanan yolculara yönelik tazminat sorumluluğu bulunduğunu, kazadan sonra davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 02.01.2023 tarihinde tebliğ edilen müracaatı neticesinde, 15 ...sayılı hasar dosyası açıldığını fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davacı ... için, 6100 sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada, şimdilik 200-TL iş göremezlik, iş gücü kaybı tazminatı ve bakıcı giderlerinin (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri) sigortaya müracaat tarihinden itibaren (02.01.2023) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Arabuluculuk tutanağı ve sağlık kurul raporu ile sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmeden iş bu davayı açtığını, dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, ceza dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiğini, maddi sonuçları bakımından ceza davası tazminat davasının sonucunu etkileyeceğinden ceza dosyasının celbi ile bu dosyada verilen kararın kesinleşmemiş olduğunun tespit edilmesi halinde bekletici mesele yapılması gerektiğini, bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin hiçbir geçici işgöremezlik tazminat talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik ödeneği talebinin reddi gerektiğini, kaza nedeniyle mağdurda oluşacak sürekli sakatlık hali teminat kapsamına alındığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri ilişkin talepler teminat kapsamı dışında bırakılarak, söz konusu talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğunu, bakıcı giderinin kabul edilmesi halinde hakkaniyet indirimi uygulanması ve davacının emniyet kemeri gibi koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 07.11.2024 tarihli hükümle; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
14.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının kaza tarihi itibariyle ilgili yönetmeliğe göre düzenlenen ve yukarıda özetle yer verilen maluliyet raporunda belirtildiği üzere, yüzde 38 oranında engellilik durumunun tespit edildiği ve yine aynı rapora göre 45 gün bakıcı ihtiyacı ile 120 gün süre geçici iş göremezlik halinin olduğu, maluliyet raporu uyarınca tanzim edilen aktüer raporunda ise, davacının yaşı küçük olmakla geçici iş göremezlik yönünden bir ödeme kalemi olmadığı tespiti ile diğer kalemler yönünden toplam 4.758.398,62 TL tutarında tazminata hak kazandığı ve fakat poliçe teminat limiti uyarınca limit dahilinde 1.000.000 TL tutarında sigorta şirketinin sorumlu olduğu hususunun tespit edildiği, davacı vekilince dava değerinin artırımına ilişkin verilen dilekçede, bakıcı gideri kalemi yönünden sigorta şirketinin tedavi giderleri uyarınca poliçe limiti dahilinde ayrıca sorumluluğu olduğu belirtilerek, iş göremezlik tazminatı için 1.000.000,00 TL, bakıcı gideri için 9.706,50 TL olmak üzere toplamda 1.009.706,50 TL yönünden davanın kabulünün talep edildiği, dosya kapsamına alınan ZMM sigorta poliçesi incelendiğinde, tedavi giderlerine dair 1.000.000 TL limit ile ayrı bir teminat kaleminin olduğu ve bu bağlamda davacının, maluliyete bağlı iş göremezlik teminatı ile tedavi giderlerine ilişkin teminat kapsamında davalı sigorta şirketinden poliçedeki limit dahilinde talepte bulunabileceğinin anlaşıldığı, yukarıda bahsedilen aktüer raporu uyarınca 9.706,50 TL bakıcı gideri hesaplanmış ve bu kalem yönünden tutarın tamamı poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı..." gerekçesiyle
"...Davanın kabulüne,
1.009.706,50 TL tutarındaki maddi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından mevzuata ve usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, dava konusu dosyada kaza ve maluliyet arasında nedensellik bağı kurulamadığını, nedensellik bağı oluşmadığından maluliyet oranının %0 olarak kabul edilmesi gerektiğini, buna rağmen %38 özür oranı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabının genel şartları uyarınca TRH 2010 tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini, malul kalan kişide esas alınacak gelirin vergilendirilmesi ve kaza tarihindeki gelirinin esas alınması gerektiğini, geçici bakım talebinin teminat dışı olduğunu ve bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, dava konusu olayda davacının gerekli koruyucu güvenlik önlemlerini almama kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davacının zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu, bu sebepten dolayı hesaplanacak tazminat tutarından en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmış ...plaka sayılı araçta 14.11.2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı ölümlü yaralamalı trafik kazası nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı küçük ....'in uğradığı cismani zararın tazmini istemine dayandırılan maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... Sigorta vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunlu olup .... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan raporda (Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde oluşan yaralanmalara bağlı olarak maluliyet oranlarının tamamı söz konusu yönetmelikte olmadığından) kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kaza tespit tutanağında davacı yolcu yönünden emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun belirlenemediği seçeneğinin işaretlenmiş olması yanında dosya kapsamında davacının araçta emniyet kemeri takmadığı yönünde müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir yönde ispat külfeti üzerinde bulunan davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından müterafik kusur indirimi yapılsa dahi belirlenen tazminatın poliçe limitinin çok üzerinde kalması, limit kadar tazminata hükmedilmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatından müterafik kusur indirimi yapılmamasının sonuca etkili olmayacağı (bknz. Yargıtay 4.H.D. ██████████ E. ██████████ K. Sayılı ilamı) değerlendirildiğinden aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, aktüer hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılarak işleyecek devre bakımından % 1,8 teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, konuyla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı da benzer yönde olup yazılı gerekçe kapsamınca davalı vekilinin aksi yöndeki itirazı yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 68.973,05-TL karar harcından peşin alınan 17.627,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 51.345,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!