Anahtar kelimeler: Görüp Diye Adlandırılarak Taksim Babası Babasının Kayyım Esnasında Yerin Oğlu
7. Hukuk Dairesi         2026/7 E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi ve davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babası tarafından kullanıldığını, babasının sağlığında mirasçıları arasında taşınmazlarını taksim etmesi sonucu dava konusu yerin tarafına intikal ettiğini, taşınmazı fiilen kullanmakta iken kadastro çalışmaları esnasında taşınmazın 1 19... parsel numarası ile adlandırılarak yanlış beyan sonucu davalı ... .... ... adına tespit görüp kesinleştiğini, yaptığı araştırmalarda ... oğlu ... ... ... diye bir kişiye rastlamadığını belirterek davalı adına kayıtlı 1 19... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Hazine ve köy tüzel kişiliği ayrı ayrı beyanlarında; davacının davasını ispat etmesi gerektiğini ve davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
2. Davalı Koyulhisar ... vekili; davacının davasını ispat etmesi gerektiğini beyan etmiştir.
3. Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde; davanın haklı bir yanı ve hukuki bir dayanağının bulunmadığını, hak düşürücü süreler yönünden re'sen araştırma yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taşınmazdaki zilyetliğini tapu malikinin bilgi ve rızasına istinaden sürdürülmüş olması hâlinde de zilyetlikle kazanma şartının oluşmayacağını, yine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmesi için amacına uygun bir zilyetliğin mevcut olması gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacı tarafından sürdürülen amaca uygun bir zilyetliğin olmadığının açık olduğunu, müvekkilinin yasal temsilci olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.04.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın davalı Hazine yönünden kabulüne, 1 19... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Cemal oğlu ... adına tesciline, davalı ... tüzel kişiliği yönünden davanın husumet dolayısıyla reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.04.2016 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla, davanın kadastrodan öncesi hukuki sebeplere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı bulunan mülkiyet aktarımına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğunu, öncelikle taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra davada dayanılan hukuki sebepler ayrı ayrı göz önünde bulundurularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kayıt maliki davalının mirasçılarının tespit edilememesi nedeniyle açılan mirasçılık belgesi istemine ilişkin davanın reddedilip kesinleştiği, malike kayyım atandığı, kayyımın davada taraf olduğu ve davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle 1 19... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Cemal oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı Koyulhisar Belediyesi Tüzel Kişiliği yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde;
a. Davada TMK'nın 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığını,
b. Hazinenin davada yasal hasım olarak bulunduğunu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken aleyhe yargılama giderlerine hükmedildiğini,
c. Davacının tek başına bu davayı açma hakkının bulunmadığını,
ç. Tanık beyanlarının eksik olduğunu,
d. Dosya içerisine hava fotoğraflarının getirtilerek taşınmazın geçmiş yıllardaki durumunun incelenmediğini beyan etmektedir.
2. Davalı kayyım vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerekirken hiç hüküm kurulmadığını,
b. Davanın sadece Hazineye yöneltilmesi gerektiğini,
c. Davada TMK'nın 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığını,
ç. Davada yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme Gerekçe
Dava, kadastro öncesi zilyetlik sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kayyım vekilinin tüm ve davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, kadastro tespiti ... oğlu ... .... ... adına yapılmış ise de baştan beri böyle bir kişinin taşınmazda zilyet olmadığı, zilyetliğin davacının babası .... ait olduğu, taksimen ... ait malvarlığının bu taşınmaza ilişkin bölümünün davacı ...'ye geçtiği dinlenen tanık beyanları ile anlaşılmıştır. Bu hâliyle davacının talebinin kabul edilerek tapunun iptali ile taşınmazın davacı adına tescili hükmü isabetlidir.
Ne var ki, davalı Hazine yasal hasım olup, yargılama giderlerinden sorumlu değildir. Bu sebeple davalı Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı kayyım vekilinin tüm, davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine temsilcisinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün ''4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 514,80 TL tebligat ve posta gideri, keşif harcı, taksi ücreti ve bilirkişi gideri olan 420,40 TL'nin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ''6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,'' ibaresinin yazılması ve hükmün ''8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden tahsil edilerek davacıya verilmesine,'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ''8-Davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı kayyıma iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!