Anahtar kelimeler: Nedenli Alacaktan Niyet Rücuen Bulunamayacağını Niyetli Rücu Ettireni Fiil Kötü

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Haksız fiil nedenli rücuen tazminat isteminden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi tespit (Haksız fiil nedenli rücuen tazminat isteminden kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; takibe konu trafik kazasından sorumlu tutularak hakkında icra takibi yapılan müvekkilinin aracın sürücüsü olmadığı gibi sigortalısı, sigorta ettireni ve işleteni de olmadığını, bu nedenle davalının müvekkiline karşı rücu talebinde bulunamayacağını, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını bildirmiş, davacının davaya konu icra dosyasında talep edilen alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava, davalı sigorta şirketinin trafik kazasında zarar görene ödediği tazminatın davalının sürücü, dava dışı sigortalı motorsiklet malikinin ise işleten sıfatıyla zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla rücuen tahsili için yaptığı icra takibine konu alacaktan dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi, ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, mahkememizce davacı sürücü ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi ya da başkaca bir sözleşme ve hukuki ilişkinin bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı rücuen tazminat istemli dava niteliğinde bulunması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarihli kararı ile zorunlu sigorta sözleşmelerinin TTK'nunda düzenlenmiş olması nedeniyle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olup, mahkememizce görülmesi gerektiği belirtilerek mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ██████████ esas ve █████████ sayılı ilamı ile benzer nitelikte ██████████ esas ve █████████ karar sayılı dosyalarında sürücülerin kullandıkları araçların ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketlerine karşı açtıkları menfi tespit davaları Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülüp görevin bozma konusu yapılmaması ve sigorta şirketinin sigortalısının sorumluluğunu düşündüğü hallerde sigorta poliçesine dayalı olarak ancak sigorta ettirene karşı dava açabileceği, aralarında sözleşme ilişkisi olmayan kişilere yönelemeyeceğine ilişkin kararları karşısında her ne kadar somut davada da taraflar arasında sigorta sözleşmesi ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı kabul edilerek mahkememizce görevsizlik kararı verilmiş ise de davayı ticari nitelikli dava olarak niteleyip mahkememizi yargı yeri olarak belirleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı direnme mümkün olmadığından anılan karar gereğince uyuşmazlığın mahkememizde ticari dava olarak görülmesi ve ticari davaya ilişkin usul ve yasa hükümlerinin, özellikle dava şartlarının resen gözetilmesi zorunlu hale gelmiştir.
6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu kanunun dördüncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir.
Uyuşmazlık konusu davanın dayanağı icra dosyasında davalı tarafça haksız fiil nedeniyle zarar görene ödenen tazminat takip konusu yapılmış, sigorta sözleşmesi ilişkisi nedeniyle tazminatın rücuen davacı ile dava dışı borçludan tahsili talep edilmiştir. Davacı, talep edilen tazminattan dava dilekçesinde bildirdiği nedenlerle sorumlu olmadığı iddiasındadır. Buna göre davanın konusu tazminat nitelikli olup bu nitelikten kaynaklanan bir miktar para alacağıdır.
Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup, alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ve uzlaşma yöntemleri ile çözümlenmesi suretiyle yargının iş yükünün azaltılması olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın bir miktar paraya ilişkin rücuen tazminat istemli icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit davası olup, dava konusunun davacının icra takibine konu edilen tazminat miktarı kadar veya bu tazminatın bir bölümü miktarınca davalıya karşı sorumlu olup olmadığının belirlenmesi ile yargılama sonunda kurulacak hüküm ile davacının takip konusu alacağın tamamından sorumlu olduğu ya da sorumlu olmadığı veya bir bölümünden sorumlu olduğuna ilişkin verilecek kararın takip ve dava konusu edilen tazminat nitelikli alacağa ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kesin kararı ile davanın ticari nitelikli dava olması nedeniyle yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açtığı dikkate alınarak TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 292,13-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 237,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2020
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!