Anahtar kelimeler: Mevkiye Metresindeki Kahta Siverek Yolunu Takiben Çarpışmaları Minibüs Cismani Kara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 03.09.2017 tarihinde saat 18.00'de sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... numaralı Devlet Kara Yolunu takiben Kahta yönünden Siverek istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan 35. Km+500. metresindeki mevkiye geldiğinde aracının ön kısımları ile karşı yönden gelen müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın (...'a ait) ön kısımlarıyla çarpışmaları neticesinde ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu ...'ın vefat ettiğini, müteveffa ...'ın ölümüyle birlikte eşi ..., oğlu ... ve oğlu ...'ın destekten yoksun kaldıklarını, dava konusu kazada araç sürücüsü ...'ın kullandığı ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Trafik (ZMSS) Sigortasının, davalı ... A.Ş şirketi tarafından yapıldığını, davalı Sigorta Şirketine 08.12.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak davalı şirketin 15.12.2020 tarihinde sürücü ...'ın trafik kazasında kusurlu olmasını gerekçe göstererek başvurularını reddettiğini, davalı sigorta şirketinin tazminat taleplerinin reddinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu zira sigorta poliçesinin işletenin 3. kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından, olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacıların da zarar gören 3. kişi konumunda olması nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminat talebinin haklı ve hukuka uygun olduğunu belirterek 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müteveffa ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinin 2017 olması nedeni ile talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı kaldığını, şöyle ki; Genel Şartların A.6. maddesinde teminat dışında kalan hallerin düzenlendiğini, burada (d) bendindeki destekten yoksun kalma konusundaki söz konusu hükme göre; destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğunu, kaza tarihinde genel şartların yürürlükte olması ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereğince tazminat talebin teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla, KTK’nun 90.maddesinden, 6704 sayılı torba yasayla yapılan eklemeler çıkarıldıktan sonra artık, sigorta genel şartlarındaki koşulların bir geçerliği kalmadığını, Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020 gün e.███████-k.202040 sayılı kararıyla, KTK 92 maddesine 6704 sayılı Yasa’nın 4.maddesiyle eklenen (i) bendini, anayasaya aykırı bularak iptal etmekle, işleten ve sürücü yakınlarının, işletene ait ve sürücünün kullandığı aracın trafik sigortasından, 92. maddenin (b) bendine dayanarak tazminat alabilme hakları önündeki yapay engel ortadan kalktığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının görülmekte olan davalara uygulanması gerektiği, davacının Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal hükmü sonucunda beliren hukuki durumdan yararlanması icap ettiğinden, aksi yolda verilen kararın Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosyasına göre; 03.09.2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması meydana gelen trafik kazasının meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2018 tarihli kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü olan desteğin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüte ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak ''üçüncü kişinin ölümü'' dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Yine Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih , ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı Kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Eldeki uyuşmazlığın çözümü için Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz ret kararının Genel Şartlar açısından sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra vermiş olduğu 20.04.2021 tarih, ███████(4)-86 Esas ve ████████ K. sayılı kararında " ... KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlenmektedir. Bir başka deyişle sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerekir. İşleten sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Bu nedenle zorunlu malî sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün değildir....01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartların A.2 (d) bendinde sigortalının sorumlu olduğu zarar tanımında, A.3 maddesinde sigortanın sorumluluk kapsamında ve A.5. (ç) maddesinde destekten yoksun kalma teminatı kapsamında sigortacının destekten yoksun kalma zararlarından sorumluluğunu motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümü ile sınırlandırılmış olması karşısında gerek işletenin kendisine karşı gerekse işleten adına hareket eden sürücünün işletene göre üçüncü kişi olmadığı göz önüne alındığında davacıların sigortacıdan destekten yoksun kalma zararlarını talep etmeleri mümkün görülmemektedir. ... Ayrıca Genel Şartlar A.6. (d) maddesinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu değildir. ..." şeklinde karar verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel bu kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanmasının hukuki dayanağının iptal edilen KTK’nın 90. maddesi olmadığı, TTK’nın 1425. maddesi, Sigortacılık Kanunu’nun 11. ve KTK’nın 93. maddeleri olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi'nin KTK’nın 93. maddesinde yapılan itiraz iptal istemininin reddine karar verildiği açıklanmış; KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, işleten olan sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkanı bulunmadığında davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceği ve bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün olmayacağı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.2. maddesinin (d) bendi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi ve A.6. maddesinin (d) bendi gereğince de destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır.Dairemizce de bu karar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; kazanın █████/2017 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra █████/2017 günü tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın sürücüsü olan desteğin tam kusuru ile gerçekleştiği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin ve dolayısıyla davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı).Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026