Anahtar kelimeler: Şematik Dizaynı Konsept Nda Davadavacı Mimari Markalı Planlanan Otel Yapımı

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... tarafından yapımı planlanan, masterplan konsept, mimari konsept ve şematik dizaynı ...'dan (..) alınacak olan; ... ili, ... ilçesi, ...'nda bulunan toplam 515.000 m2 alanda, yaklaşık 411.000 m2 emsal esas arsa alanı üzerine, 71.000 m2 alan içine yaklaşık 30.000 m2 brüt inşaat alanı otel kullanımı ve 340.000 m2 alan içine yaklaşık 90.000 m2 brüt inşaat alanı markalı konut kullanımına ilişkin müvekkili tarafından mimari projelerinin ifa edilmesi konulu 03.11.2021 tarihinde Mimari Proje Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işlerin müvekkili tarafından eksiksiz bir şekilde sözleşmeye uygun olarak davalıya teslim edildiğini, aşama 1 Mimari Masterplan son hali davalı şirkete 24.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, 17.11.2021 tarihinde ise müvekkili şirket tarafından mimari masterplan ve ön konsept proje tasarımına ilişkin 788.560,28TL tutarında fatura kesildiği zleşmenin haksız fesih sonrası davalının fesih ihtarnamesindeki talepleri de dikkate alınarak 03.02.2022 tarihinde fesih tarihine kadar tamamlanan tüm çalışmaların davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin 6.1. Proje Hizmet Bedeli başlıklı maddesinde ...ve Ön Konsept Proje tasarımının bedeli 150.000 USD olarak belirtildiğini, Ruhsat Projelerinin Hazırlanması ve Geliştirilmiş Proje Tasarımı bedeli de 70.000 USD olarak belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen aşama 1 ve 2'ye ilişkin kesilen faturanın iade edildiğini, aşama 3 ve 4'ün teslim edilen kısmına ilişkinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafından iddia edilen fesih sebebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin fesih hallerini düzenleyen 10. Maddesinde açık bir şekilde; Müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi durumunda, işbu durumun işveren yetkilisi ve kontrolör tarafından imzalanmış 2 adet tutanak ile tespit edileceği, yine müvekkili şirketin işveren tarafından verilen talimatlara uymaması veya işvereni bilgilendirmemesi durumunda öncelikle yazılı olarak bilgilendirmesine rağmen müvekkili şirket tarafından talimatlara uyulmaması halinde sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ihtarnamede fesih sebebi olarak müvekkili şirketin sözleşme konusu mimari hizmetleri hızlı ve etkin bir şekilde ifa edemediği iddia edilmesine rağmen sözleşme uyarınca bu konuda müvekkili şirkete ne bir talimat/bildirim yapıldığını ne de iddia edilen işbu ihaleler tutanak ile tespit edilerek bildirildiğini, devam eden süreçte davalı şirket talebi doğrultusunda... firması ile de çalışmalar yapıldığını yapılan tüm çalışmaların, davalının ve diğer mimarların bilgisine sunularak, sonuçta mutabık kalınarak yapıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra da toplantı ve saha ziyaretlerine devam edilerek çalışmaların hız kesmeksizin devam ettiğini, bu kapsamda ilgili raporlar, vaziyet planları, masterplan dosyaları gibi sözleşme ile üstlenilen tüm yükümlülükler belirli aralıklarla yapılan toplantılar, talepler ve görüşmelere istinaden zamanında ve eksiksiz bir şekilde davalı şirkete teslim edildiğini, ruhsat alımı için çizimler, sözleşmenin fesih tarihi itibariyle tamamlanan kısmına ilişkin kayıtlar da davalı şirkete 03.02.2022 tarihli e-posta ile gönderildiğini, davalı şirketin fesih bildiriminde haklı sebebi olduğunu hiçbir şekilde ispat edemediğini, nitekim Yargıtay, sözleşmeden kaynaklanan sebepsiz fesih hakkının kullanılması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, genel olarak sözleşmeyi fesheden tarafın haklı sebebi bulunduğunu ispat etmesi gerektiği görüşünde olduğunu, müvekkili şirket Eylül 2020'den bu yana davalı şirketle yapılacak işler nedeniyle birçok iş teklifini geri çevirdiğini, davalıyla yapılan sözleşmenin sonuçlandırılması adına yeni programlar ve personeller alındığını, iş tekliflerinin reddedildiğini, davalı şirketin sözleşmeyi haksız ve derhâl feshi nedeniyle sözleşmenin ifası halinde elde edeceği kar payından mahrum kaldığını, bu kapsamda Sözleşmenin sona erdirilmesinin haklıbir sebebe dayanmadığına kanaat getirilmesi halinde, sözleşmeyi haksız fesheden taraf, diğer tarafın kazanç kaybını tazmin etme yükümlülüğü altına girebilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sözleşme ister haksız, ister haklı sebeple feshedilmiş olsun, eser sözleşmesinin niteliği gereği fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedeline yüklenici müvekkili hak kazanacağından; müvekkili şirket tarafından teslim edilen ve davalı tarafından kullanılan aşamalara ilişkin alacağın ödenmesi gerekmekte olduğunu, davalı şirket ön çalışmaları kabul edip buna ilişkin bedeli ödeyerek sözleşme akdettiğini, kendisinin onayı ve bilgisi dahilinde ilgili aşamalar teslim edildiğini ve bir sonraki aşamalara geçilerek hizmet sözleşmeye uygun yerine getiriliyor iken dürüstlük kuralına aykırı şekilde esasen aşamaların tamamlanmış olmasına rağmen, ifadan kaçınmak adına sözleşmeyi haksız ve gerekçesiz bir şekilde feshettiğini, ancak belirtmek gerekir ki; fesih tarihine kadar zaten davalı tarafından başlanılmasına onay verilen aşamaların çoktan tamamlandığını, teslim edilen işlerin davalı tarafından da kabul edildiğini, bu anlamda davalı şirket müvekkiline fesih tarihinden önce bir kısım hizmetler nedeniyle kesilen faturalardan kaynaklı 788.560,28TL borçlu durumda olduğunu, tamamlanan işlerin bakiye bedeli ise davalıya henüz fatura edilmediğini, davalı taraf kabul etmiş olduğu faturalardan aylar sonra iade faturası kesmiş olsa dahi, işbu kesinleşmiş alacağın her hâlükârda müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyan ederek; Müvekkili şirket ile davalı işveren arasında 03.11.2021 tarihli sözleşmesinin haksız nedenle feshinin tespitine, feshin haksız olup olmadığına bakılmaksızın, fesih tarihine göre kazanç kaybı dahil müvekkili davacının davalıya teslim ettiği tamamlanan işlerin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, ... İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, 306 ada 1 Parsel ve 305 ada 1 parsel numaralı taşınmazların maliki olduğunu, bahse konu taşınmazlar ... kuzeyinde kalan bir yarımadanın iki büyük parçasını temsil etmekte olup parselde geçerli imar planları, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 16.03.2012 tarih ve 2012138 sayılı karanıyla onaylanan "... İli, .... İlçesi, ... 423 numaralı parsel 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında kat karşılığı sözleşmesi akdetme hususunda mutabakat sağlayamadığını, bunun üzerine müvekkili şirket, davacı Şirketin halihazırda müvekkili şirket ile akdedilmesi planlanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında uygulanmak üzere ... için mimari proje çalışmaları yapmış olduğunu gözeterek, davacı şirket ile projeye devam etme kararı aldığını ve 03.11.2022 tarihli Mimari Proje Hizmetleri Sözleşmesini imzaladığını, sözleşmenin 2. maddesinde, Projenin master plan, konsept ve mimari konsept ve şematik dizaynının ...den alınacağı ve davacı şirketin buna uygun mimari projeler hazırlayacağı açıkça ifade edildiğini,davacı huzurdaki dava ile talep ettiği bedel karşılığında verdiğini iddia ettiği Mimari Hizmetlerin Bedelini tahsil ettiğini ve başka bir alacağı olmadığını, davacı şirket, ... ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi görüşmeleri sürecinde halihazırda bir mimari master plan ve ön konsept proje tasarımı da çalışmış olduğundan, müvekkili şirket ile 03.11.2022(03.11.2021 tarihi olacak) tarihli Mimari Proje Hizmetleri Sözleşmesini akdederken kendisine "Ön Çalışma Bedeli" olarak tabir edilen 150.000 USD + KDV tutarındaki ödemenin yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirket her ne kadar ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdetmekten vazgeçmiş olsa da davacının 150.000 USD tutarındaki "Ön Çalışma Bedeli" istemini iyi niyetle kabul ettiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde bu kısmı, “taraflar arasında bu hususta ihtilaf yoktur” açıklamasıyla geçiştirmeye çalışmış olsa da esasen Ön Çalışma Bedeli olarak davacı şirkete ödenen 150.000 USD davacı şirketin mimari master plan ve ön konsept proje tasarımı adı altında yapmış olduğu çalışmaları da kapsamakta olduğunu, bununla birlikte, Sözleşmede “Mimari ...Tasarımı: 70.000 USD” şeklinde ilave bir ödeme kaleminin yer almasının sebebinin, sözleşmenin 3.1. maddesinde Aşama 1: Mimari ... ve 3.2. maddesinde Aşama 2: Mimari Konsept Proje olarak ayrı ayrı listelenen ve detaylandırılan görev tanımlarına yer verilmiş olması olduğunu, müvekkili şirket, davalı Şirkete sözleşme öncesinde yaptığı çalışmaları ...nin ön konseptine ve kendisinin taleplerine uygun hale getirmesi için 70.000 USD + KDV daha ödemeyi kabul ettiğini, davacı şirket, Aşama 1de tanımlanan görevleri ifa ettiğini ispata yarar hiçbir delil sunamadığını bu aşamanın tamamlanması için sözleşmenin 3.1 maddesinde şart koşulan ... uygunluk onayını da alınmadığını, davacı şirket, hak etmediği bir parayı Müvekkili şirketten tahsil edebilmek için ... ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi görüşmeleri sürecinde geliştirdiği mimari master plan ve ön konsept proje tasarımını, adeta sözleşmenin 3.1 ve 3.2 maddesinde tanımlanan aşamaların bir ürünüymüş gibi lanse etmekte olduğunu, 70.000 USD + KDV, Sözleşmenin 3.1 ve 3.2 maddesinde tanımlanan ciddi ve emek yoğun bir sürecin karşılığıdır ve fakat davacı şirket bu hükümlerde sayılan yükümlülüklerini ifa etmediğini, 24.11.2021 tarihinde davacı şirket tarafından 118 villa yapısı içeren 1/2000 ölçekli bir vaziyet planının E-posta ile paylaşıldığını, davacının müvekkili şirkete teslim ettiğini iddia ettiği tp kat planları, emsal hesapları ve bloklar arası mesafeler vb. aynı zamanda Aşama 2'de yer alan görev tanımları ile eşleşmekte olduğundan davacı şirket, önceden yaptığı ve karşılığında zaten 150.000 USD + KDV bedel tahsil ettiği bir kısım mimari işler için davalıdan ikinci defa para tahsil etmek çabasında olduğunu, Aşama 2ye hiçbir zaman geçilmediğini, çünkü Aşama fin bile tamamlanmadığını, müvekkilinin 70.000 USD + KDV bedelli faturaya ve davacı şirketin mimari master plan çalışmasına itiraz ettiğini, sözleşmede ... ve İşveren onayı ile aşama aşama ilerleyen bir çalışma kurgusu öngörülmüş olduğuna göre davacının Aşama 1 ve Aşama 2nin tamamlandığına dair İşveren onayı olmadan fatura kesmesi zaten Sözleşmeye aykırı olduğunu, bu sebeple, bir an için müvekkili şirketin fatura itirazında geciktiği varsayılsa dahi, sözleşmeyi tamamen göz ardı ederek doğrudan ve yalnızca TTKdaki faturaya itiraz kurallarını uygulamak hukuken olanaksız olduğunu, ayrıca tarafça Aşama 1 ve Aşama 2'nin tamamlanmadığı ispat edilmiş olduğuna göre 70.000 USD+KDV tutarlı faturaya yasal süre içerisinde itiraz edilip edilmediği tartışmasının huzurdaki dava açısında bir öneminin de olmadığını, sözleşmenin Hizmet Bedeli başlıklı 6. maddesinde, hizmet bedelinin sözleşme konusu taahhüdün sözleşmeye ve eklerine, işveren ve İdarelerin isteklerine uygun şekilde yerine getirilmesi ve kusurlarının giderilmesi için gerekli tüm emeği karşılığı olduğunun açıkça ifade edildiğini, davacı şirketin sunmuş olduğu hizmetleri işveren isteklerini karşılamamış oldu gerek kendi delilleriyle gerekse bizim sunmakta olduğumuz delillerle sabit olduğunu, yine davacı şirketin teslim ettiğini iddia ettiği masterplan ve mimari konsept projenin, bugün gelinen aşamada 306 ada 1 parsel için Bodrum Belediyesinden 14.10.2022 tarihinde alınan mimari proje ön onayına esas olan ve ...den uygunluk alınan masterplan ve mimari konsept proje ile bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması halinde çok farklı olduğu, bu noktada ... Belediyesinden onay alabilecek seviyede, yani İdarelerin isteklerine de uygun olmadığının açıkça anlaşılacağını, davacın Aşama 3 ve Aşama de dair hiçbir çalışması bulunmamakta olduğunu 50.000 USDlik istemin hiçbir somut dayanağının olmadığını, davacı şirket, 11 12 Ocak 2022'de Milano'da gerçekleşen toplantılar neticesinde, müvekkili şirketin ciddi memnuniyetsizliğini ve kendisinden beklenilen performansın çok altında kaldığını anlayınca ve müvekkilinin sözleşmeyi fesih için karar aşamasında olduğunu sezince önce E-maili müvekkiline göndererek, adeta tek taraflı inisiyatif alarak ruhsat aşamasına geçiyormuşçasına bir tutum sergilediğini, oysa o tarihte henüz ortada Aşama 1 ve Aşama 2 için aldığı bir onay dahi olmadığını, mail içeriğinde açıkça gerçeğe aykırı olarak, ...'in bilgisi ve isteği dahilinde ilk ruhsat çalışmalarına artık bazı kararları beklemeden başladıklarını, ruhsata esas çalışmalarında ...nin değil kendi tasarladığı üniteleri baz alacaklarını beyan ettiğini, bu mailin açıkça sözleşmede öngörülen çalışma kurgusuna aykırı olduğu gibi müvekkili şirketi sözleşmeyi feshetme yolunda açıkça tahrik etmeye yönelik olduğunu, bu mailin hemen ardından 22.01.2022'de fesih önce e-mail ile ihbar edildiğini, ardından fesih ihtarnamesi davacıya 28.01.2022de tebliğ edildiğini, davacı Şirket, müvekkili şirket ile ruhsat projesi vaziyet planını paylaştığını beyan ederek ilk ruhsat çalışmalarına 14.01.2022 itibariyle başladığını beyan ettiğini, sözleşmenin feshedildiği tarihin 22.01.2022 olduğunu, arada geçen süre 5 iş günü olduğunu, davacının 5 iş günlük bu süre zarfında Aşama 3 ve Aşama dü kısmen tamamladığını iddia etmekte ve bu aşamalara ait kısmen tamamladığı işler için 50.000 USD+KDV bedel talep ettiğini, oysa müvekkili şirketin davacı şirketten sonraki mimarının ... ve müvekkili şirket ile yaptığı yoğun çalışmaların ardından ön konsepti tamamlayabildiği tarih 15.04.2022; müvekkilinin ... Belediyesinden mimari proje ön onayı alabildiği tarih ... olduğunu, bir diğer söylemle, mimari konsept projenin ön konsept projeye uygunluğu ...den fesihten yaklaşık üç ay sonra, daha sonra hazırlanan mimari ruhsat projelerinin uygunluğu ise ... Belediyesinden yaklaşık 10 ay sonra alınabildiğini, işte davacı, hiç yer almadığı bu süreçlere dair 5 gün içinde yaptığını iddia ettiği çalışmalarına istinaden 50.000USD + KDV bedel talep etmekte olduğunu, aşamasında ispat olunacağı üzere müvekkili şirket yetkilileri, davacı ile yapılan her gi ve toplantıda davacı şirketin işi gereği gibi yapmadığını, ... ile yakın temasta olunması gerektiğini ve işin bir an önce başlaması için projelerin kesinleştirilmesinin önemli olduğunu vurgulamış olduklarını, ancak davacı şirketin, sürekli olarak işi gereği gibi yapmak yerine çeşitli bahaneler ileri sürerek süreci uzatmış, işin sürüncemede kalmasına yol açmış ve sözleşme konusu işi başarıyla ifa edemediğini, müvekkili Sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davacı şirket tarafından hazırlanan çalışmalarda 11-12 metre yükseklikte kot farkları ve bu nedenle 11-12 metre yükseklikte istinat duvarları ortaya çıktığını, müvekkili şirket mimarlarının tüm uygulama zorluğu ve estetik ile ilgili uyarılarına rağmen davacı şirket tarafından bu hatada ısrarcı olunduğunu, fesihten sonra bu hataların müvekkili şirketin mimarlarının geliştirmeleri sayesinde giderildiğini, müvekkili yasadan ve sözleşmeden kaynaklı fesih hakkını hukuka uygun şekilde kullandığını, davacının tazminat isteminin haksız olduğunu, davacı fesih tarihi olan 22.01.2022den itibaren ticari faiz talep ettiğini, oysa faiz niteliği gereği ancak temerrüt tarihinden itibaren işleyeceğinden davacının fesih tarihinden itibaren faiz talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının alacağı olmamakla birlikte işbu davanın niteliği gereği dava tarihinden itibaren ve 50.000 TL için faiz talep edildiğinin kabulü gerektiğini beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇEDava, eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında █████/2021 tarihinde akdedilmiş olan mimari proje hizmet sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle feshin haklı olup olmadığının tespiti ile feshin haksız olduğunun tespit edilmesi halinde davacı tarafın sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti ile keza sözleşmenin feshinin haksız olması halinde davacının, davalıdan haksız fesih nedeniyle yoksun kaldığı kazanç boyutu ile davalıdan talebi mümkün tazminat miktarın hususlarında toplanmıştır.Mahkememizin 13.10.2023 tarihli ara karar uyarınca dosyanın bir mimar, bir hakediş uzmanı, bir sözleşme uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişiden kurulacak heyetten taraflar arasındaki sözleşme incelenmek suretiyle feshin haklı olup olmadığı, haklı değil ise sözleşme kapsamında davacının yapmış olduğu işler ve feshin haksız olması nedeniyle davacının kar yoksunluğu nedeniyle davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı konusunda rapor alınmasına karar verildiği; Mali Müşavir..., yüksek mimar N..., Borçlar Hukuku Alanında Uzman ...ve Haediş uzmanı ...'den alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ibraz olunan e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, tarafların 2021,2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre Davacının 14.09.2022 dava tarihi itibariyle kaydi olarak 788.560,28TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının kaydi alacağının 14.11.2021 tarihli “Mimari Mastert Plan Ve Ön Konsept Proje Tasarımı” açıklamalı ... numaralı 788.560,28TL tutarlı ticari fatura senaryosunda düzenlenmiş e-faturaya dayandığı, davalının ticari defterlerine göre Davalının 14.09.2022 takip tarihi itibariyle 31.577,74TL davacıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının kaydi alacağının 21.01.2022 tarihli ... numaralı 31.577,77TL tutarlı damga vergi faturasından kaynaklandığı, davacının defterlerinde farklı olarak, davalının defterlerinde davacının alacak iddiasına dayanak faturaya karşılık 24.01.2022 tarihli ... 788.560,28TL tutarlı iade faturasının düzenlenmek suretiyle davacı faturasından doğan borcun kayden itfa edilmiş olduğu, ancak davalının iade faturasının 8 günlük yasal süreden sonra düzenlendiğinden dar anlamda TTK 21/2 anlamında davacı aleyhine borç doğurmadığı, ancak davalının iade faturasının borç doğurup doğurmadığı hususunun taraflar arasındaki sözleşme ve mimari inceleme sonuçlarına göre değerlendirilmesi gerektiği, heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde ise sözleşmenin “... tarafından gerçekleştirilecek hizmetler” başlıklı 3.maddesinin 1. ve 2. Aşamasına ilişkin davacının üstlenmiş olduğu görev ve sorumlulukların fiziki gerçekleşme oranı 090 olarak hesaplanmıştır. Bu yönü ile davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirdiğinin ifade edilebileceği; öte yandan taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalının tek taraflı ve haklı fesih sebeplerinin açıkça düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, ancak dosyaya mübrez belgelerden gerek davacının Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden birini yerine getiremediğinin işveren yetkilisi ve kontrolör tarafından imzalanmış 2 adet tutanağa gerekse de işverenin talimatına uymaması sebebiyle yazılı olarak bildirildiğine dair bir evraka da rastlanılmadığı, tüm bu açıklamalardan sonuçla, nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının gerek edimini ifa etmiş gerekse de sözleşmede haklı sebeple fesih hususlarını tevsik eder bir evraka rastlanılamadığından feshin haklı sebebe dayanmadığının düşünüldüğü, ancak Sayın Mahkemece feshin haklı sebebe dayandığı kanaatinde olunması durumunda davacının, kar mahrumiyeti talebinde bulunması mümkün olmayabilecek iken; fesih anına kadar gerçekleştirdiği iş ve işlemler sebebiyle hak ettiği ücreti talep etme hakkını haiz olduğunun ifade edilebileceği, zira kar mahrumiyeti, zarara ve dolayısıyla kusur sorumluluğuna dayanmakta iken; davacının sözleşmenin ifası kapsamında gerçekleştirdiği işlemler hakediş karşılığı olup; tazminat sorumluluğundan bağımsız olarak alacak hakkına dayalı olduğu, Alacak Hakkı Yönünden; Teknik inceleme sonuçlarına göre dava konusu işin tamamlanma derecesinin 090 olduğu anlaşılmakla söz konusu faturadan 788.560,28TL X 0,90 = 709.704,25TL davacı alacağı olduğu, davalının düzenlediği 31.577,74TL tutarlı damga vergi faturasının da mahsubu sonucu davacının 678.126,51TL davalıdan alacağı kaldığı, Kâr Mahrumiyeti Yönünden; davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmiş olması kapsamında kendisine kusur atfedilmesinin kanaatimizce mümkün olmadığı, öte yandan sözleşme ilişkisinin fesih nedeniyle sona erdirilmemesi durumunda davacının sözleşmede belirlenen ücrete hak kazanacağı da aşikar olduğundan davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olduğunun düşünüldüğü; ancak davacı zaten işin %90'lık kısmını gerçekleştirdiği için o ücrete hak kazandığından mahrum kaldığı karın sözleşmenin %10'luk kısmını ifa etmesi durumunda elde edeceği kazanca tekabül edeceği; dolayısıyla %10'luk kısmın ifası kapsamında davacının elde edeceği kazancın ise 78.856,03TL'ye tekabül ettiği, davacının ticari defterleri ile uyumlu kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosuna göre davacının faaliyet kârı oranının %11,8 nisbetinde olduğu, dolayısı ile davacının talep edebileceği kâr kaybının da (78.856,03TL X 0,118) 9.331,64TL olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizin ara kararı uyarınca "Davacı vekiline bilirkişi raporunun 17. Sayfasında yer alan “ ...'ın davalıya sözleşme öncesi teslim ettiği ve sözleşme öncesi tarihi taşıyan söz konusu dokümanlar dosyaya sunulmadığından, sözleşme öncesi davalıya teslim edilen çalışmalar ile sözleşme sonrası ifa edilen proje çalışmaları karşılaştırılamamıştır.” İbare uyarınca ilgili belgeleri dosyaya ibrazı hususunda beyanda bulunması için kesin süre verildiği; taraf vekil itirazları ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdiine, bilirkişi heyetine davacı şirket merkezinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, dava dilekçesi ekinde yer alan delil listesinde mevcut bulunan belgelerin incelenmesine karar verilmekle bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; Heyete kök rapor sonrası teslim edilen sözleşme öncesi proje çalışmaları ile sözleşme sonrası proje çalışmalarının karşılaştırılması neticesinde, sözleşmenin “... tarafından gerçekleştirilecek hizmetler” başlıklı 3.maddesinin 1. ve 2. Aşamasına ilişkin davacının üstlenmiş olduğu görev ve sorumluluklarının tespitinde tekrar yapılan hesaplamada işin fiziki gerçekleşme oranı %58 olarak hesaplandığı, dosyaya mübrez belgelerden gerek davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden birini yerine getiremediğinin işveren yetkilisi ve kontrolör tarafından imzalanmış 2 adet tutanağa gerekse de işverenin talimatına uymaması sebebiyle yazılı olarak bildirildiğine dair bir evraka da rastlanılmadığına dair kök raporumuzdaki görüşlerimizi koruma gereği hasıl olduğu, Davacı ve davalı tanık beyanlarında proje safhaları ile ilgili olarak “genellikle online toplantılar" üzerinden süreci ilerlettik' “beyanında bulunulduğundan, taraflarca sözleşmede belirtilen onay prosedürüne uyulmadığı, ancak tarafların kabulü ile proje sürecinin sözlü online toplantılar ve mail yazışmaları şeklinde yürütüldüğünün anlaşıldığı, heyetin tekrar yaptığı hesaplamada işin fiziki gerçekleşme oranı %58 olarak hesaplandığından davalının haklı nedenle fesihte bulunabileceğinin düşünüldüğü, şayet Mahkemece davacının gerek edimini ifa etmiş olduğu gerekse de sözleşmede haklı sebeple fesih hususlarını tevsik eder bir evraka rastlanılamadığı gözetilir ise feshin haklı sebebe dayanmadığının düşünülebileceği tespit edilmiştir.Mahkememizce bilirkişi heyetine taraf şirketmerkezlerinde inceleme yetkisi verildiği ancak rapor içeriğinde bu hususta açıklamabulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi heyetine yerinde inceleme esnasında incelenen belgelerhususunda açıklama yapılmak üzere düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; Sayın mahkemenin 25.09.2024 tarihli 1 nolu ve 2 nolu ara kararları doğrultusunda; Heyetimize kök rapor sonrası teslim edilen ...'ın davalıya sözleşme öncesi teslim ettiği ve sözleşme öncesi düzenlenen dokümanlar incelenerek,Sözleşme sonrası ifa edilen proje çalışmaları ile -karşılaştırılarak ve gerekçeler belirtmek suretiyle ek raporda değerlendirilmiş, sözleşmenin “... tarafından gerçekleştirilecek hizmetler” başlıklı 3.maddesinin 1. ve 2. Aşamasına ilişkin davacının üstlenmiş olduğu görev ve sorumluluklarının tespitinde tekrar yapılan hesaplamada işin fiziki gerçekleşme oranı ek raporda %58 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.Mahkememiz ara kararı uyarınca ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılarak davaya konu eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin neler olduğu ve miktarın tespiti ile davacı tarafından tamamlanma oranı dikkate alınarak rapor düzenlenmesine karar verildiği; ... ATM ...talimat sayılı dosyasında 03.10.2025 tarihinde ... adresinde 101 adet blok inşaatı ile 1 adet otel inşaatının devam ettiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda da arazinin büyük olması sebebiyle mahalinde üç farklı tipolojide konaklama ünitesi gezildiği; dava konusu projelendirme aşaması olması sebebiyle yerinde yapılan uygulamada değerlendirilme yapılmamış olup gözlemsel inceleme yapıldığı tespit edilmiştir.Talimat Mahkemesince İnşaat Mühendisi ..., Yüksek Mimar..., Yüksek Mimar ... ve Yüksek Mimar ...'dan alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, 305/1 ve 306/1 ada/parsel, ...'nda İşveren ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş. arasında 03.11.2021 tarihinde imzalanan 28.01.2022 tarihinde fesih edilen Mimari Proje Hizmetlerini kapsayan proje çalışmalarının ...Plan ve Ön Konsept Proje Tasarımı hizmetin hangi işlerin yapıldığı, miktarı değerlendirme bölümünde detaylı açıklanmış ve tamamlama oranı %60 olabileceği tespit edildiği, sözleşmenin Projenin Hizmet Bedelleri olarak belirlenen başlığın Mimari Master Plan ve Mimari Konsept Proje Tasarımı hizmetin bedeli 70.000.-USD tek bedel olarak belirtildiği, Raporda Al ve A2 olarak toplam A aşaması olarak değerlendirilen, bu aşamada yapıldığı tespit edilen işlerin sözleşmenin “... tarafından gerçekleştirilecek hizmetler” başlıklı 3.maddesinin 3.1. ve 3.2. aşaması olarak belirtilen Mimari Masterplan ve Mimari Konsept projesine ilişkin davacının üstlenmiş olduğu görev ve sorumlulukların tamamlama oranı %60 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.Talimat Mahkemesinden alınan rapora ek hak ediş uzmanı Kadir Cirit'ten alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin ... Esas numaralı dava dosyası kapsamında, ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, 305/1 ve 306/1 ada/parsel, ... Koyu'nda İşveren ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. arasında 03.11.2021 tarihinde imzalanan, 28.01.2022 tarihinde İşveren Davacı Şirket tarafından fesih edilen Sözleşme' de, Mimari Proje Hizmetlerini kapsayan proje çalışmalarının, ... Konsept Proje Tasarımı hizmetlerine ilişkin davaya konu eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın yapmış olduğu hizmetlerin neler olduğu ve miktarlarının tespiti ve davacı tarafından tamamlanma oranlarının belirlenmesi amacı ile ibraz edilen belgeler ve dosya münderecatının değerlendirilmesi neticesinde; Bilirkişi Heyetlerinin değerlendirmeleri kapsamında, %58 ve %60 tamamlanma oranı arasındaki farkın; Mimari Konsept Projenin Hazırlanması (2. aşama), Uygun ölçekli, gerekli sayıda ve yerden alınmış açıklayıcı kesit ve siluetlerden, sözleşme sonrası hazırlanmış genel siluetlerin dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile %3 tamamlanma oranının belirlenmesinden kaynaklandığı, ancak, Yerinde İnceleme ile görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin aynı konudaki değerlendirmelerinde, Konaklama ünitelerinin tipoloji/şematik zemine oturmasına ilişkin alternatif kesitlerinin yapıldığı, siluetlerinin hazırlandığı, paftaların dosyaya sunulduğu gerekçesi ile tamamlama oranının %5 olarak değerlendirildiği belirtildiğinden, Yerinde inceleme ile görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin yaptığı değerlendirmelerin daha uygun olabileceği ve Sözleşme kapsamında Davacı Yüklenicinin işi tamamlama oranının %60 olarak hesaplandığı, Sözleşmenin 10. Maddesi hükmü ile İşveren tarafından yapılan fesihin, gerekçeleri ile Davalının haklı olduğu yönünde somut belgeler sunulmadığı ve Davacının, Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden birini yerine getiremediğinin işveren yetkilisi ve kontrolör tarafindan imzalanmış 2 adet tutanak ile tespit edilerek Yükleniciye tebliğ edilmemesi nedeniyle, Yargıtay Kararlarında da belirtildiği gibi, Davacı Yüklenicinin fesih tarihine kadar yaptığı hizmet bedelinin ödenmesi kanaatine varıldığı, ancak bu konudaki son Kararın Yüce Mahkemenin takdirlerine ait olduğu, Mahkeme tarafından, sözleşmenin haksız ve gerekçesiz feshine Karar verilmesi halinde, Yüklenicinin % 60 oranında işi tamamlaması kapsamında, Davacının 1. Aşamaya göre düzenlediği 788.560,28 TL tutarındaki faturanın %60 oranını hakettiği ve bu tutarın ise 788.560,28 x %60= 473.136,17 TL. olarak hesaplandığı, davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri %60 oranında tamamlaması kapsamında kendisine kusur atfedilmesinin kanaatimizce mümkün olmadığı, öte yandan sözleşme ilişkisinin fesih nedeniyle sona erdirilmemesi durumunda davacının sözleşmede belirlenen ücrete hak kazanacağı da aşikar olduğundan, davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olduğunun düşünüldüğü; ancak davacı zaten işin %60’lık kısmını gerçekleştirdiği için o ücrete hak kazandığından, mahrum kaldığı kar ise sözleşmenin %40’lık kısmını ifa etmesi durumunda hak edebileceği, dolayısıyla %40’lık kısmın ifası kapsamında davacının elde edeceği kazancın ise 315.424,11 TL’ye tekabül ettiği, davacının ticari defterleri ile uyumlu kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosuna göre, faaliyet kârı oranının %11,8 nisbetinde olduğu, dolayısı ile davacının talep edebileceği kâr kaybının da (315.424,11 TL X 0,118=) 37.220,04 TL olarak hesaplandığı, Davalı İşverenin kaydi alacağının 21.01.2022 tarih ve ... numaralı 31.577,74 TL tutarlı damga vergisi yansıtma faturasından kaynaklandığı, ancak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgelerin düzenlenmesi anında Damga vergisi oluştuğundan, Bu nedenle taraflar arasında 03.11.2021 tarihinde imza aşamasında tahakkuk eden 31.577,74 TL tutarlı Damga Vergisinin Davalı İşveren tarafından yansıtma faturası ile talep edilmesinin uygun görülmediği tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında 03.11.2021 tarihli mimari proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalının "işveren" davacının ... olarak anılacağı; sözleşmenin konusunun işveren tarafından yapımı planlanan, masterplan konsept ve mimari konsept ve şematik dizaynı aksi işveren tarafından bildirilinceye kadar ...'den alınacak olan ... ili, ... ilçesi, ... bulunan toplam 515.000 m2 alanda, yaklaşık 411.000 m2 emsale esas arsa alanı üzerine 71.000 m2 alan içine yaklaşık 30.000 m2 brüt inşaat alanı otel kullanımı ve 340.000 m2 alan içine yaklaşık 90.000 m2 brüt inşaat alanı markalı konut kullanımına projenin mimari projelerinin ifa edilmesi olduğudur. Aşama- 1'in mimari masterplandan oluştuğu, hazırlanma süresinin ...'den gelen masterplan konsept projesinden sonra maksimum 4 haftayı geçmeyeceği kararlaştırılmıştır.Aşama 1 tamamlandıktan sonra Aşama- 2'nin mimari konsept projenin de hazırlanma süresinin ...'den gelen masterplan konsept projesinden sonra maksimum 4 haftayı geçmeyeceği kararlaştırılmıştır. Aşama- 3'ün Mimari ruhsat projelerinin hazırlanması olup aşama 2 çalışmaları işveren tarafından onaylandıktan sonra bu aşamaya geçeceğinin kararlaştırıldığı; bu aşamanın hazırlanma süresinin 8 haftayı geçmeyeceğinin kararlaştırıldığı; aşama 3 ve 4 beraber ilerleyeceği; mimari geliştirilmiş projelerinin hazırlanması kapsamında 3 boyutlu görseller ile tasarımın geliştirilebileceği; kesin tasarım projesinin 10 haftayı geçmeyeceği kararlaştırılmıştır. Mimari uygulama projelerinin hazırlanmasının davacı tarafından yapılacağı ve 10 haftayı geçmeyeceği kararlaştırılmıştır. Otel ve otel villaları dahil tüm ihale dosyalarının davacı tarafından hazırlanacağının kararlaştırıldığı;Aşama 8'de davacının tadilat ruhsat projelerinin ve As-built projelerinin hazırlanmasından oluştuğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 4. Maddesinde her aşamada tasarımların ve malzemenin seçimlerinin işverenin aksine bir karar olmadığı sürece ...'nin ve operatörün onayına tabi olduğu kararlaştırılmıştır. Ancak dosya kapsamında sözleşmeye esas çalışmaların işveren tarafından onaylandığına dair onay belgesi yer almadığı, taraf yazışmalarında davalı işverenin talebi ile 3 ve 4.aşama hizmetleri kapsayan ruhsat ve uygulama proje aşamalarına başlanılmasının talep edildiği, konsept tasarım kapsamında hazırlanan otel odalarına ilişkin temel çizimlerin işveren tarafından yeterli görüldüğü, otel oda mobilyaları talep edildiği anlaşılmıştır. Taraflarca sözleşmede belirtilen onay prosüdürüne uyulmadığı,ancak tarafların kabulü ile proje sürecinin sözlü online toplantılar ve mail yazışmaları şeklinde yürütüldüğü uygulamada sözleşme hükümlerinin göz ardı edilerek ilerlendiği anlaşılmıştır.Hizmet bedelinin 700.000USD+KDV olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 10.maddesinde işveren tazminat ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla hiçbir neden göstermeksizin ve aşağıda belirtilen durumlarda işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak en az 1 hafta önceden bildirmek kaydıyla feshetmeye yetkilidir.İşveren madde 10 uyarınca veya yasada belirtilen herhangi bir nedenden dolayı sözleşmeyi feshettiği takdirde,işbu Sözleşme, gereği ... tarafında yapılan o güne kadar tamamlanmış hizmet bedeli ...'a varsa gecikme cezası vs. gibi yansıtmalar yapıldıktan sonra ve işveren tarafından ... aleyhine yapılmış herhangi bir tazminat, hal talebi vs. bildirimi yoksa on beş (15) işgünü içinde ödenecektir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ... o güne kadar tamamlamış olduğu tüm proje ve dokümanları İşveren'e teslim etmek zorundadır.”hususları yer almaktadır.Mimari Proje kapsamında ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü müzekkere cevabında ... Mahallesi,305 ada1 parselde ve 306ada,1 parselde inşa edilecek “...”ait mimari projelerde yer alan paftalar ve yazı eki mimari proje ruhsata esas ön proje niteliğinde olup,tastiksiz olduğu tespit edilmiştir. Ruhsat Projelerinin ön onayı için 23.06.2022 tarihinde belediyesine ruhsata esas ön onay başvurusu yapıldığı, 04.07.2022 tarihinde imar durum belgesi talep edildiği, 09.09.2022 tarihinde yapı ruhsatlarının düzenlenmesi talep edildiği, belediye yazışmalarında görüldüğü, ruhsat ile ilgili işlemlerin sözleşme fesih tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili iş bu dava kapsamında sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle fesih tarihine kadar doğan alacak ve kazanç kaybının tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi mail yazışmalarında, davalı işverenin talebi ile 3 ve 4.aşama hizmetleri kapsayan ruhsat ve uygulama proje aşamalarına başlanılmasının talep edildiği, davacı firma yetkilisi ile davalı firma yetkilisi arasında yapılmış olan 19.01.2022 tarihli Whatsapp yazışmalarında görüldüğünden, konsept tasarım kapsamında hazırlanan otel odalarına ilişkin temel çizimlerin işveren tarafından yeterli görüldüğü 18.01.2022 tarihli mail yazışmasında belirtildiğinden, davacı ve davalı tanık beyanlarında da proje hizmet çalışmalarına ilişkin olarak “genellikle online toplantılar üzerinden süreci ilerlettik” açıklamaları yer aldığı, sözleşmeye esas proje hizmetlerine ilişkin sürecin taraflarların kabulü ile sözlü online toplantılar ve mail yazışmaları halinde yürütüldüğü tespit edilmiştir. Uygunluk onayı alınmadığı, sözleşmenin her aşamasında kesin teslim yapılmasının kararlaştırıldığı halde kesin teslim tutanaklarının düzenlenmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında dinlenen taraf tanık beyanlarında da sözleşmeye göre mail ve yazışmalar üzerinden sürecin ilerlediği, tarafların sözlü olarak proje üzerinde yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgilerin yer aldığı anlaşılmıştır.Sözleşmede ön çalışma hizmeti açıklanmayıp hangi çalışmaları kapsadığı detaylandırılmadığı; davacı tarafça davalıya gönderilen sözleşme öncesi 1 Kasım 2021 tarihli mail ekinde yer alan sözleşme taslağında ön çalışmanın kapsamına ve bedeline ilişkin “...’ın halihazırda ifa ederek işverene teslim etmiş olduğu analiz, raporlar, masterplan ve konsept dosyasının bedeli olarak kabul edilecek ve sözleşmenin imza edilmesine müteakip ... hesabına havale edilecektir” açıklaması yer almaktadır.Mahkememizce alınan ilk kök bilirkişi raporunda ...’ın davalıya sözleşme öncesi teslim ettiği ve sözleşme öncesi tarihi taşıyan söz konusu dokümanlar dosyaya sunulmadığından, sözleşme öncesi davalıya teslim edilen çalışmalar ile sözleşme sonrası ifa edilen proje çalışmaları karşılaştırılamayıp Sözleşmenin “Proje Hizmet Bedeli” başlıklı 6.1.maddesinde belirtilen ödeme aşamalarında ön çalışmadan ayrı olarak listelenen, detaylandırılan ve fiyatlandırılan “Mimari Master Plan ve Ön Konsept Proje Tasarımı” hizmeti karşılığı ödeme kalemi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi kök raporunda davacının sözleşme kapsamında 1. ve 2. aşamasına ilişkin davacının üstlenmiş olduğu görev ve sorumlulukların fiziki gerçekleşme oranı %90 olarak hesaplandığı, davacının sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getirdiği ancak iş bu tespitin sözleşme öncesi düzenlenmiş “Ön Çalışma”niteliğinde olan proje çalışmaları incelenmeden düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Bilirkişi kök rapor sonrası dosyaya ibraz edilen iş bu belgeler ve Vaziyet Planı Çalışmalarında yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından işin tamamlama oranının %58 olduğu denetime ve hükme elverişli olarak tespit edilmiştir.iş bu oranlar dosya üzerinden yapılan tespitler sonucunda belirlenmekle ... ATM yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda neticeten %60 davacı tarafından işin tamamlanma oranının tespit edilmesi nedeniyle iş bu oran dikkate alınmıştır. Nitekim hak ediş uzmanı bilirkişi tarafından da %58 ve %60 tamamlanma oranı arasındaki farkın; Mimari Konsept Projenin Hazırlanması (2. aşama), Uygun ölçekli, gerekli sayıda ve yerden alınmış açıklayıcı kesit ve siluetlerden, sözleşme sonrası hazırlanmış genel siluetlerin dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile %3 tamamlanma oranının belirlenmesinden kaynaklandığı, ancak, Yerinde İnceleme ile görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin aynı konudaki değerlendirmelerinde, Konaklama ünitelerinin tipoloji/şematik zemine oturmasına ilişkin alternatif kesitlerinin yapıldığı, siluetlerinin hazırlandığı, paftaların dosyaya sunulduğu gerekçesi ile tamamlama oranının %5 olarak değerlendirildiği belirtildiğinden, Yerinde inceleme ile görevlendirilen Bilirkişi Heyetinin yaptığı değerlendirmelerin daha uygun olabileceği ve Sözleşme kapsamında Davacı Yüklenicinin işi tamamlama oranının %60 olarak hesaplandığı bu durumda neticeten %60 davacı tarafından işin tamamlanma oranının tespit edilmesi nedeniyle iş bu oran dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından keşide edilen ... 9. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle, davalı davacının sözleşme ile üstlendiği proaktif, özgün, yaratıcı mimari hizmetleri hızlı ve etkin bir şekilde ifa edemediğinden bahisle sözleşmeyi feshetmiş ise de, davalının sözleşme feshi için gerekçe belirtmesi gerekmese dahi işveren yetkilisi ve kontrolör tarafından imzalanmış 2 adet tutanağa gerekse de işverenin talimatına uymaması sebebiyle yazılı olarak bildirildiğine dair tutanak bulunmadığı bu nedenle davalının sözleşmeyi haksız feshettiği anlaşılmıştır. Davacının 03.02.2022 tarihli yazışma ile davalı tarafa projelerini teslim ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının sözleşme madde 10 uyarınca haksız olarak sözleşmeyi feshettiği için ... tarafında yapılan o güne kadar tamamlanmış hizmet bedeli ...'a varsa gecikme cezası vs. gibi yansıtmalar yapıldıktan sonra ve işveren tarafından ... aleyhine yapılmış herhangi bir tazminat, hal talebi vs. bildirimi yoksa on beş (15) işgünü içinde ödeneceği kararlaştırılmakla davacının kazanç kaybı tazminatı ve sözleşmeden kaynaklı alacak talep edebileceği anlaşılmıştır.A1 ve A2 teslim süresinde teslim edilmediği sözleşmeye göre 4 hafta + 4 hafta olmak üzere sınırlandırıldığı, bu etabın süresinin dolduğu ve teslimin yapılmadığı, 18.01.2022 tarihinde izin çizimleri ile ruhsat aşamasına geçilmek istendiği,davalı işverenin talebi ile 3 ve 4.aşama hizmetleri kapsayan ruhsat ve uygulama proje aşamalarına başlanılmasının 19.01.2022 tarihli yazışmalarında talep edildiği, konsept tasarım kapsamında hazırlanan otel odalarına ilişkin temel çizimlerin 18.01.2022 tarihli mail yazışmasında işveren tarafından yeterli görüldüğü anlaşılmıştır.Taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca davacının 1. Aşamaya göre düzenlediği 788.560,28 TL tutarındaki faturanın %60 oranını hakettiği ve bu tutarın ise 788.560,28 x %60= 473.136,17 TL olduğu anlaşılmakla davacının .... 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden kaynaklı alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde faizi ile ödenmesinin talep edildiği, iş bu ihtarnamenin davalı tarafa 09.02.2022 tarihinde tebliğ edilmekle davalının 13.02.2022 tarihinde temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla davacının 473.136,17 TL █████/2022 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde talep edilen tazminat ve alacak yönünden toplam 50.000,00 TL üzerinden kısmi dava açıldığı iki zarar kalemi bulunması nedeniyle ıslah dilekçesinde tek zarar kalemi şeklinde yalnızca temerrüd tarihi itibariyle ıslah yapılması nedeniyle sehven fazlaya ilişkin talebin reddi ifadesinin hükümde yer aldığı anlaşılmıştır.Davacının kazanç kaybı tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede, davacının iş bu sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında kazanacağı kazanç kaybına uğraması nedeniyle davacı zaten işin %60’lık kısmını gerçekleştirdiği için o ücrete hak kazandığından mahrum kaldığı kar ise sözleşmenin %40’lık kısmını ifa etmesi durumunda hak edebileceği, dolayısıyla %40’lık kısmın ifası kapsamında davacının elde edeceği kazancın ise 315.424,11 TL’ye tekabül ettiği, davacının ticari defterleri ile uyumlu kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosuna göre davacının faaliyet kârı oranının %11,8 nisbetinde olduğu, dolayısı ile davacının talep edebileceği kâr kaybının da (315.424,11 TL X 0,118=) 37.220,04 TL olduğu; 31.577,74 TL tutarlı damga vergisi yansıtma faturasından kaynaklandığı, ancak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgelerin düzenlenmesi anında oluşacağından davalı tarafından yansıtma faturası ile talep edilemeyeceği için davacının 37.220,04 TL kar kaybı tazminatının █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,Davacının davasının kısmen kabulüne,1-Davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine,2-Davacının 37.220,04 TL kar kaybı tazminatının █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacının 473.136,17 TL █████/2022 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 34.862,43 TL karar harcının, peşin yatırılan 853,88 TL harç ve 7.862,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 26.146,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 81.656,99 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 65.544,75 TL yargılama gideri ve 853,88 TL harç ve 7.862,00 TL ıslah harcından ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 74.876,03, TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1560 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır