Anahtar kelimeler: Çarparak Cismani Müzakere Kaldıklarını Ölümüne Ölenin Sürücünün Müteveffa Plaka Desteğinden

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ KararDAVA
: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; █████/2019 günü davalı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müteveffa ...’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın davalı sürücünün ağır kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacıların ölenin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 2500’er TL olmak üzere 5.000 TL maddi, her bir davacı için 300.000 TL olmak üzere toplam 600.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, sigorta şirketinin manevi tazminat klozu bulunmaması halinde manevi tazminattan sigorta şirketinin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kaza nedeniyle Bakırköy 38.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ████████ esasına kayıtlı olarak yürütülen yargılamada suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, alınan ATK raporunun sonuç kısmında sürücünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sürücü, müteveffanın üzerinden araçla geçip belli bir mesafe gittikten sonra olayı fark edebildiğini, davalının araç kullanırken gerekli tüm dikkat ve özeni göstermediğini, kazanın meydana geldiği yerin normal bir yol olmayıp insan trafiğinin çok yoğun olması sebebiyle sürücülerin kara yollarında gösterdikler azami dikkat ve özenin kat be kat fazlasını göstermeleri gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla müteveffanın tali kusurlu olarak yola çıktığı varsayılsa bile dikkatli ve özenli bir sürücü dikkati sayesinde kazanın meydana gelmesini önleyebileceğini, davalı sürücünün dikkatsizliği sebebiyle söz konusu trafik kazası meydana geldiğini, tüm bu hususlara rağmen sadece ceza davasında eksik ve yetersiz araştırma binaen alınan raporlarla yetinilip rapor istenmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, keşif yapılması istendiği halde mahkemenin ceza dosyasındaki rapor ve tutanaklarla yetindiğini ayrıca başka araştırma yapmaya gerek olmadığını söyleyip bu talepleri bile zapta geçirmeden sözlü olarak reddettiğini, bu sebeple dosya davalı sürücü asli kusurlu olmasına rağmen %100 kusursuz kabul edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı sürücü kaza anında veya kaza sonrasında üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmediğini belirterek istinaf talep etmiştir.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 30.11.2019 günü saat 13:40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyri sırasında seyir istikametinin sağ tarafında bulunan park halindeki araçların arasından koşarak seyir yoluna giren 2015 doğumlu müteveffa yaya ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacıları desteği olan ...'ın vefat ettiği, davacıların bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 06.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, müteveffa yayanın veya bakmakla yükümlü kişinin asli kusurlu olduğu; Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan 27.01.2021 tarihli kusur raporunda otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, müteveffa yayanın asli kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir.Bakırköy 38.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile ... hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, yargılama safahatında alınan ATK Trafik İhtisas raporu ile sanığın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı sanık ... hakkında suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasından bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan 15.01.2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda, otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, müteveffa yayanın %100 oranında asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda; "...davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, istikametinin sağında park halinde bulunan araçların arasından seyir yoluna giren müteveffa yayaya çarptığı olayda atfı kabil kusuru görülmemiştir. Müteveffa yaya ... can güvenliği açısından karşıdan karşıya geçişi sırasında taşıt yolunu kontrol altında bulundurması, solundan gelen araca karşı etkin korunma tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmeksizin dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde koşarak park halindeki araçların arasından yola girdiği esnada davalı sürücü yönetimindeki aracın kendisine çarptığı olayda davranış faktörleri sonuç üzerinde asli etken olmuştur." kanaati ile davalı sürücü ...'ün kusursuz olduğu, müteveffa yayanın ise %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun █████/1989 gün E:███████-373, K:472 ve █████/2011 gün ve E:███████-50, K:████████ sayılı ilamları)Somut uyuşmazlıkta Bakırköy 38.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kesinleşen kararı ile maddi vakıayı belirlemiştir.Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi ile maddi olgu da kesinleşmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu durumda ceza mahkemesince kabul edilen olayın meydana geliş biçimi ile ilgili maddi olgu hukuk mahkemesi içinde bağlayıcı olduğundan mahkemece ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre düzenlenen kusur raporu hükme alınarak davalı sürücü kusurlu olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026