Anahtar kelimeler: Hastana Geçidinden Karşıdan Geçerken Çiftlik Kırıkları Sokakta Vücudunda Görülebileceğini Müzakere

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.09.2016 tarihinde saat 20.00 sıralarında Çiftlik Mahallesi ....Sokakta müvekkilinin kardeşi ile beraber yaya geçidinden karşıdan karşıya geçerken davalılardan ... sevk ve idaresinde ... plakalı aracın müvekkili ve kardeşine çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını, vücudunda kemik kırıkları meydana geldiğini, hastana kayıtlarından da bu hususların görülebileceğini, ceza mahkemesinde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporundaki kusur tespitinin bu dava yönünden bir bağlayıcının bulunmadığını, davalı sigorta şirketine meydana gelen zararların karşılanması için başvurulduğunu ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, bunun üzerine dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ZMMS poliçesinin ...A.Ş. tarafından yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde olumlu sonuç alınamadığını, müvekkilinin kaza tarihindeki yaşının küçüklüğü maluliyet ve iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı anlamına gelmemesinin gerektiğini belirterek maluliyet durumunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılıYasa’nın107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın (geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik) sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacı kaza tarihi itibariyle 17 yaşında olup öğrenci olduğunu ve gelir getirici işte çalışmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri, trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesinin gerektiğini, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan maluliyet raporlarının hükme esas teşkil etmesi mümkün olmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunları kalıcı hale gelmiş olup müvekkil belinde oluşan çatlaktan dolayı yürürken ağır hissetmekte, uzun süre oturamamakta, belirli sürelerle hareket etmek durumunda kaldığını, 30.09.2020 tarihli raporda müvekkilinin mağduriyetinin bu denli büyük ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyeceğinin tespiti yapılmaktayken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve tanık beyanı dikkate alınmadan Mahkemece maluliyet oranının %0 olarak tespit edildiği 24.01.2022 tarihli raporun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, kaza tarihindeki yaşının küçüklüğü, maluliyet ve iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı anlamına gelmediğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresi kaza tarihinden itibaren 3 ay olarak hesap edilmesine karşın talebin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, trafik kazası neticesinde müvekkil belinde oluşan çatlak nedeniyle uzun süre oturamaz ve yürüyemez duruma geldiğini, bu durum duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen davacının kız kardeşinin beyanları ile de sabit olduğunu, bu sebeple müvekkilinin hem sürekli hem de geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığını davanın reddine dair verilen hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 14.09.2016 günü saat 20.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun █████/2022 tarihli raporuna göre davacı ...’ın █████/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği" rapor edilmiştir.
Aynı olay sebebi ile Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından sunulan █████/2020 tarihli rapora göre;█████/2016 tarihli kaza sonucu yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, BTM ile giderilebilecek hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır(4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İtiraz üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya ATK Üst Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen raporda, maluliyet raporları arasında çelişki bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtayın emsal kararlarında "18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Davacı kaza tarihinde 16 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışmamaktadır. Bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden bu zararın oluştuğunun kabulü doğru değildir." şeklinde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E.- █████████ K., █████████ E. - ██████████ K. sayılı kararları).
Somut olayda, davacı kaza tarihinde henüz 16 yaşında olup gelir getirici bir işte çalıştığını ispat edemediğinden, dava dilekçesinde açıkça sürekli iş göremezlik talep edilmiş olup alınan maluliyet raporuna göre davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı, sakarların arz bırakmadan iyileşmiş olduğu belirlendiğinden, dava dilekçesinde efor kaybına bağlı tazminat talep edilmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince emsal yöndeki içtihatlara da uygun olarak verilen karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!