Anahtar kelimeler: Yoklama Darlığından Davalıborçlu İstemli İleriye Cari Samsun Yoğunluğu Ötürü Ret

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla...Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, davalı/borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı/borçlunun itirazının mevcut yasal belgeler karşısında haksız ve yersiz olduğunu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik kötüniyetli bir itiraz olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden takip alacaklısına ödeme emrinde belirtilen miktarda veya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili firmanın Çorum İli'nde ekmek üretimi yaptığını, un ihtiyacını da çeşitli firmalardan temin ettiğini, bunlardan birinin de davacı ... ortağı konumunda olan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, bu firmanın Çorum bölgesindeki pazarlama işlerini de... isimli kişinin yürüttüğünü, ... ile müvekkili şirketin yetkilisi olan ... ve kardeşi ...'un uzun yıllara dayanan arkadaşlıkları ve ticaretleri bulunması sebebiyle de samimi arkadaş olduklarını, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ...San. ve Tic. A.Ş.'yi ve akabinde 25.02.2020 tarihinde Çorum şubesini kurması ile birlikte normalde ... San. ve Tic. A.Ş.'nin pazarlamacısı olarak görev yapmakta olan...'in ... şubesine müdür olarak atandığını ve satışların ...San. ve Tic. A.Ş. üzerinden yapıldığını, ...'in 01.09.2022 tarihinde intihar ettiğini, intihar olayı yaşanmadan önce 24.08.2022 tarihinde davacı şirketin ... şube müdürü..., yine davacı şirket yetkililerinden olan ... isimli şahısların müvekkiline ait iş yerine gelerek...'in ...'u gerçeğe aykırı beyanlar ile aldattığını, akabinde de gerçeğe aykırı düzenlediği mutabakat metnini ve faturaları imzalattığını, intihar olayı sonrasında davacı şirket yetkilileri ile görüşülmeye çalışılmış ise de müvekkili şirket yetkililerinin bu çabalarının davacı tarafça boşa çıkarıldığını, düzenlenen faturaların içeriğindeki ürünlerin teslim edilmemesi ve nakliye hizmetinin verilmemesi sebebiyle .... Noterliği'nin 13.09.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birlikte davacı şirkete iade edildiğini, ...'in ölmeden hemen önce davacı şirketin baskısı ile olmayan unları fatura ettiği ve yine davacı şirketin ve yöneticilerinin baskısı ile usulsüzlüklerin yasallaştırılmaya çalışıldığının açıkça görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, akdi ilişkinin inkar edilmediği, alacaklının yerleşim yeri Samsun olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddedildiği, taraf defterlerinin incelenmesine yönelik alınan bilirkişi raporlarında, davalı şirketin 2021 yılından devir bakiye olarak 181.955,20 TL borçlu olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre 2022 yılı sonu itibariyle borç bakiyesinin bulunmadığı, 749.919,80 TL tutarındaki mutabakatname ile davalı şirket kayıtlarının örtüşmediğinin tespit edildiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre ise 2022 yılında 968.203,06 TL alacak bakiyesi verdiği, buna karşın aynı yıl 215.916,00 TL tahsilat yaptığının görüldüğü, davacının defter kayıtlarına göre 752.287,06 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacının 24.08.2022 tarihli mutabakatnameye dayandığı, mutabakatname incelendiğinde, davalı yanın davacı şirkete cari hesap kapsamında 749.919,80 TL borç bakiyesi verdiği konusunda mutabık kaldıkları, davalı kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, davalı tarafça imza inkar edilmemekle birlikte gerçeğe aykırı mutabakatname düzenlendiğinin iddia edildiği, davalı yanın iş bu iddiasını ispat edebilecek yazılı delil ileri sürmediği, dosya arasına alınan ceza dosyasında bu hususta bir tespit yapılmadığı, tarafların ticari defter kayıtları, davalı şirket ticari defter kaydında görülen 2022 yılı ödemesine ilişkin belge bulunmaması, davalı tarafça imzası inkar edilemeyen 24.08.2022 tarihli mutabakat metni içeriği dikkate alınarak davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, açık hesap ilişkisine dayalı alacağın likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça akdi ilişki inkar edilerek fatura ve hesap mutabakatının mal teslim edilmeden gerçeğe aykırı düzenlendiğinin savunulduğu, yerel Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelendiği, defter kayıtlarının birbirini doğrulamaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, davalı tarafça imzası inkar edilemeyen 24.08.2022 tarihli mutabakat metninin mal teslim edilmeden gerçeğe aykırı düzenlendiğinin savunulduğu, borçlandırıcı mutabakat belgesinin aksine malın teslim edilmediği davalı tarafça ispatlanamadığından yerel Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.İlk Derece Mahkemesince itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa, takip talebinde belirtildiği şekilde yıllık 15,75 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına (faiz oranlarındaki artıştan doğan talep haklarının saklı tutulmasının belirtilen oranın üzerinde faiz uygulanmasına sebebiyet vermeyecek olması nedeniyle) karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde reeskont avans faizi uygulanmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (2) numaralı bent olarak "Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 15,75 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.