Anahtar kelimeler: Norveçte Motorlarının Uçak Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Onarım Ötürü Antalya

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: KabulİLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Norveç'te faaliyet gösteren, uçak motorlarının onarım ve bakımı konusunda uluslararası alanda tanınmış bir şirket olduğunu, ... ile...kodlu uçak motorunun onarımı için bir teklif çerçevesinde anlaşıldığını, tenfize konu kararda ele alınan uyuşmazlığın, sözleşme gereği müvekkili şirketin borcunu ifa etmesine rağmen davalı şirketin sözleşme bedelini eksik ödemesinden kaynaklandığını, iki şirket arasında 31.01.2018 tarihli usulüne uygun şekilde imzalanan teklif metni olduğunu, teklif uyarınca müvekkili şirketin söz konusu uçak motorunun onarımını yapacağını, bunun karşılığında davalının da toplam onarım bedeli 3.178.389,78 USD'yi üç taksitte ödeyeceğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının onarım bedelinin sadece bir kısmını ödediğini, kalan bakiyenin 2.333.389,78 USD olduğunu, müvekkili şirketin 04.03.2021 tarihinde ... Bölge Mahkemesi nezdinde ...'e karşı dava açtığını, 03.11.2021 tarihli karar ile müvekkili şirketin haklılığının belgelendiğini, kararın apostil şerhli Norveççe sureti ile onaylı Türkçe tercümesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, kararın kesinleştiğini, tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek Norveç Krallığı ... Bölge Mahkemesi'nce tesis edilen 21-.../... numaralı kararın tenfiz edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın asliye hukuk mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemenin Sola Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun Norveç Hukuku olarak belirlendiğini, ancak davada karar veren mahkemenin Sola Mahkemesi değil Stavanger Mahkemesi olup yetki hususundaki itirazlarının ileri sürüldüğünü, yetki hususunun dikkate alınmaması nedeniyle hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu, yabancı mahkeme kararının konusu olan sözleşmenin türü, niteliği ve tarafların tacir sıfatı nedeniyle söz konusu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken Stavanger Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesinin Türk Hukuku’nda kamu düzeninden olan görev kuralının ihlali anlamına geldiğini, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının Antalya 2. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyasında yasal işleme başlayarak icra takibi ikame ettiğini, takibe yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğunu, ancak davacı halen dosyadan resmi olarak feragat etmediğinden dosyanın açık ve takip edilebilir durumda olduğunu, yabancı mahkemeye sunulan derdestlik itirazlarının söz konusu davayı görülemez hale getirdiğini, Türk hukukuna derdestlik kuralı kamu düzeninden olmakla bu kuralın ihlali kamu düzenine açık aykırılık yarattığından hükmün Türkiye’de tenfizinin mümkün olmadığını, yabancı mahkemede görülen davada taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, bütün tebligatların Türk hukukuna göre düzenlendiğini, vekillik bakımından sadece Türkiye’de geçerli vekâletnamesi olan Avukat ...’na yapıldığını, ...’nun vekilliği yabancı mahkeme tarafından reddedilmişken asilin mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, asilin o mahkemede temsil edilmediğini, gıyabında hüküm verildiğini, Norveç Barosu’na kayıtlı avukat tutulması için gereken süre taleplerinin (davalının Türk şirketi olduğu göz önünde bulundurulmaksızın) mahkemece görmezden gelinerek davanın neticelendirildiğini, davalının adil yargılanma ve savunma hakkı ile silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmek suretiyle tenfizi kabil olmayan bir hüküm kurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 53. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz dosyaya ibraz edildiği, Norveç Devleti ile fiili mütekabiliyetin geçerli olduğu, tüm tebligatların Norveç Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu 15.11.1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne uygun yapıldığı, yabancı mahkeme kararının Türk Adalet Bakanlığı aracılığı ile 07.04.2022 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca Norveç usul yasalarına göre bir ay içerisinde karara itiraz edilmediği, kararın kesinleştiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olmakla birlikte tenfiz davasının, arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, alacak ile ilgili daha önce icra takibi başlatılmasının mahkeme kararının tenfizine engel oluşturmadığı, derdest davanın söz konusu olmadığı, yabancı mahkeme ilamının, alacak ve tazminata ilişkin eda hükmü niteliğinde olduğu, hükümde kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Norveç Krallığı, ... Bölge Mahkemesi'nin 03.11.2021 tarihli, 21-.../... numaralı kararının tenfizine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı devletin usul hukukuna tabi verilmiş bir mahkeme kararında, mahkemenin görev ve yetkisinin kendi usul hukukuna göre tayin ve tespit edileceği (...), yabancı mahkemenin görev ve yetkisine ilişkin kendi usul kurallarının Türk usul hukukundan farklı olmasının, Türk kamu düzenine müdahale olarak nitelendirilemeyeceği, gerek dava dilekçesi ve ekleri gerekse nihai kararın tebliğine ilişkin evrakta, tebligat adresi olarak davalı şirketin adresinin gösterildiği, tebligatın, her iki ülkenin taraf olduğu 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca Türkiye'de merkezi makam olarak kabul edilen Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla gönderildiği, Adalet Bakanlığı'nın tebligatı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla usulüne uygun şekilde tebliğ ettiği, tebliğ- tebellüğ belgelerinde imzası bulunan Avukat...ve ...'in davalı şirketi Türkiye'de temsile yetkili olduklarına dair vekâletnamelerinin dosya arasında bulunduğu, bu vekillerin Türkiye'de evrakı davalı şirket adına tebliğ almalarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı şirketin bu şekilde davadan haberdar olarak Türk vekili aracılığıyla yabancı mahkemeye hitaben dilekçeler sunduğu, Türk vekillerin yabancı mahkemede vekil olarak kabul edilmemesinin yabancı ülke usul kurallarıyla ilgili olduğu, yabancı mahkemenin verdiği ara karar ile Türk vekilin vekilliğini kabul etmeyip davalıya Norveç'te temsil edilebilmek üzere Norveç vekili tayin edebilmesi konusunda süre verdiği, tanıma tenfiz davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, bu sebeple davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf itirazlarının haklı görülmediği, ancak eldeki dava yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde olması nedeniyle maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine nispi harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan re'sen gözetilen nedenlerle davalı aleyhine maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Norveç Krallığı, ... Bölge Mahkemesi'nin 03.11.2021 tarihli, 21-.../... numaralı kararının tenfizine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.