Anahtar kelimeler: Unsurlu Mesnet Sınai Yıllardır İbareli Fikri Oysa Nitekim Markalarını Markaları

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ███████████ sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun davalı şirketin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” markaları üzerinde uzun yıllardır hak sahibi olduğunu, nitekim bu markaların ilk sahibi olan dava dışı... A.Ş.’nin “... ...” markasına ilişkin bütün marka haklarını davacıya devrettiğini, ... A.Ş.’nin marka feragatinden sonra markanın kullanımından hiçbir şekilde feragat edilmediğinden ve markalara ilişkin tüm haklar davacı tarafından devralındığından davacının bu markalar üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacının “...”lu markalarının başta dondurma ürününde olmak üzere tüketici nezdinde tanıtımı için büyük yatırımlar ve harcamalar yaptığını, bu şekilde “...” markasını tanınmış marka haline getirdiğini, davacının “... ...” markaları üzerinde kazanılmış hakkının olduğu yönünde Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiş emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu, ayrıca redde mesnet alınan ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalının “...” ibaresini davacıdan çok daha önce tescilli marka olarak kullanmaya başladığını, zira davalının bu markayı 1998 yılından beri İzmir’in ... semtlerinde şubeler açarak aralıksız kullandığını, tüm Türkiye’de bu markaya bilinirlik ve itibar kazandırdığını, davacının 30. sınıf kapsamında tescilli ve tanınmış bir “...” markasının bulunmadığını, davacının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı ████████ 62... /09091 sayılı markaların asli unsurlarının davacının dava konusu markası ile aynı olmadığını, bu yüzden davacının müktesep hak iddialarının somut olayda dinlenemeyeceğini, ayrıca da bu markalardan ██████████ sayılı markanın tescil tarihinin 14.01.2019 olduğunu ve bu derece yeni tarihli bir markanın müktesep hak iddialarına mesnet alınamayacağını, davacının ██████████ sayılı markasının kapsamına giren emtialarla davacının dava konusu edilen markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların aynı/aynı tür olmadığını, dolayısıyla davacının bu markalarının müktesep hak kriterlerini sağlamadığını, bu yönde emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu, ayrıca da somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, taraf markalarının esas unsurunun birebir aynı “...” ibaresinden meydana geldiğini, davacının bu markasının davalının tescilli ve tanınmış “...”lu seri markalarının içerisine sızma ihtimalinin yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkartılan ve eldeki davaya konu olan emtialar ile aynı emtiaları tamamen veya kısmen içeren redde mesnet ██████████ sayılı "...", ██████████ sayılı "... ..." ve ██████████ sayılı "... ..." ibareli markaları ile dava konusu "..." marka başvurusu arasında gerek emtiaların ayniyete varan derecede benzerliği, gerekse markaları oluşturan esas unsurlarının müşterek olarak "..." ibaresi üzerinde toplanması nedeniyle davaya konu emtiaların hitap ettiği içinde çocukların da bulunduğu nispeten düşük bilinç seviyesine sahip ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu, diğer redde mesnet markalar ile dava konusu marka başvurusu arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü ██████████ sayılı markasının asli unsurunun farklı olması, ██████████ sayılı markanın uyuşmazlık konusu malları kapsamaması, ██████████ sayılı markanın da sarı ve kırmızı tonlarda, stilize bir yazım şekli ve arka planda geçişkenli renk tonları ile oluşturulmuşken, dava konusu marka başvurusunun şekil ve renk unsurlarından yoksun olarak standart yazım karakteri ile oluşturulması, dava konusu marka başvurusunun bu standart mizanpajının umumi intiba olarak davacıya ait önceki tarihli ██████████ sayılı markaya yakınlaşmasından ziyade özellikle redde mesnet olup standart yazım karakteri ile oluşturulmuş ██████████ sayılı markaya yakınlaşması karşısında davacının önceki tarihli anılan markalarının işbu dava bakımından müktesep hak iddiasına mesnet olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.