Anahtar kelimeler: Oylarına Azınlık Çağrısıyla Şnin Kurucu İstemli Şartına Devralarak Temmuz Akdedilen

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı -------- kurucu ortağı olduğu --------Ş.’nin çoğunluk hisselerini (%70) devralarak hakim ortak konumuna gelen --------.Ş.’nin, taraflar arasında akdedilen Pay Devir Sözleşmesi’ne ve şirket esas sözleşmesinin 6. maddesindeki "sermaye artırımı yapılabilmesi için tüm ortakların toplantıya katılımı ve oy birliği" şartına açıkça aykırı hareket ettiğini, hem davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı hem de---------Ş.'nin ortağı ve Genel Müdürü olan ---------- çağrısıyla 10 Temmuz 2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında azınlık ortakların ret oylarına rağmen hakim ortağın tek taraflı oy çokluğuyla esas sözleşmedeki oy birliği güvencesini tamamen kaldırdığını, bu kararın esas amacının ticari veya finansal bir gereklilikten ziyade, şirketin satışını gerçekleştiremeyen hakim ortağın tek başına sermaye artırımı yaparak pay oranını %75’e çıkarması ve azınlık oylarına ihtiyaç duymaksızın şirketi tasfiye sürecine sokabilmesi için hukuka aykırı bir altyapı hazırlamak olduğu, nitekim hakim ortağın daha önce de transfer fiyatlandırmasıyla sistematik zarar ettirme, örtülü kazanç aktarımı, satışları kendine yoğunlaştırma ve bilgi alma hakkını engelleme gibi haksız ticari uygulamaları nedeniyle aleyhine --------- Esas sayılı bir alacak davasının da ikame edildiğini, bu doğrultuda alınan genel kurul kararının dürüstlük kuralı, ahde vefa ilkesi, hakimiyetin kötüye kullanılması yasağı ve pay sahiplerinin vazgeçilemez haklarının korunması başta olmak üzere Türk Ticaret Kanunu ile Türk Medeni Kanunu hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilgili kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde davalı --------- Şirketi ile onun %70 payına sahip olan dava dışı -------- Şirketi kavramlarını birbirine karıştırarak müvekkili şirketten sürekli "davalı hakim ortak" olarak bahsettiğini, iddiaların özensiz ve ciddiyetsiz olduğu, dava dilekçesinde dava dışı --------- davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı ile ------- genel müdürü olduğunun iddia edildiğini ancak kendisinin ---------- hissesinin bulunmadığını, şirketin yönetim kurulu başkanının bir tüzel kişi olarak -------- Şirketi olduğunu ve -------- yalnızca bu tüzel kişinin temsilcisi konumunda bulunduğunu ayrıca ebebek'in genel müdürünün de ---------- değil dava dışı --------- olduğunu, dava konusu edilen davalı şirketin 10 Temmuz 2025 tarihli ve 2025/2 sayılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan esas sözleşme değişikliği kararının usulünce ilan edildiğini, pay sahiplerinin toplanıp oylama yaptığını ve kurucu irade eksikliği bulunmadığını, bu nedenle davacının asli talebi olan yokluğun tespiti talebinin reddinin gerektiğini, davacının terditli olarak ileri sürdüğü fer'i nitelikteki genel kurul kararının iptali talebine karşı ise, esas sözleşmenin 6. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararın ticaret siciline tescil ettirilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde tescilin kurucu unsur olup kararın tescille geçerlilik kazanacağını, tescil süresi geçmiş olmasına rağmen tescil edilmeyen ve hukuki geçerliliği bulunmayan bir kararın iptalini istemekte davacının hukuki menfaatinin olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1/h maddesi uyarınca hukuki yararın bir dava şartı olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek davacının tüm taleplerinin reddinini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile davalı şirket genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti olmadığı taktirde iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi davada dilekçeler aşamasının tamamlanması ile █████/2025 günlü duruşmada yargılamanın ön inceleme aşaması tamamlanmış tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davacı vekili █████/2026 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığından taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 3 ay içinde yenileninceye kadar HMK 150/1.maddesi uyarınca 1.KEZ işlemden kaldırılmasına karar verilmiş davacı vekili sunduğu █████/2026 tarihli yenileme talepli dilekçesi ile davayı kaldığı yerden devam edilmesini talep etmiştir. Düzenlenen tensip zaptı ile taraf vekillerine duruşma gün ve saati tebliği edilmiş, bildirilen █████/2026 tarihli duruşma gününde saat 13:50 de yapılacağı bildirilen duruşma için duruşma zaptı 13:50:06 da açılımış, davacı tarafan gelen olmadığı anlaşıldığından, beklenmiş en son 14:11,08 saati itibariyle duruşma zaptı açılarak davalı vekilinin e duruşma yolu ile duruşmaya kabulü yapılmak suretiyle duruşma icra edilmiştir.Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, duruşmaya gelmediği, fiziken ve UYAP ortamında gönderilmiş mazeret dilekçesinin de bulunmadığı tespit edilmiş, davalı vekili davayı takip etmeyeceklerini beyan ettiğinden HMK 150 ve 320/4 maddelerindeki düzenlemeler uyarınca taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar yazım sürecinde davacı vekili tarafından █████/2026 günü saat 02:34:09 itibariyle sistemden e duruşma talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de e duruşmayı düzenleyen Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik █████/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış olup Yönetmeliğin 8. Maddesi 2 fıkrasında e- duruşmanın ne zaman ve ne şekilde talep edileceği düzenlenmiştir. İlgili madde "e- duruşma UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden DURUŞMA GÜNÜNDEN EN AZ İKİ İŞ GÜNÜ İÇİNDE MAHKEMEDEN TALEP EDİLİR" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekilinin e duruşma talebi duruşmanın yapılacağı gün gönderilmiş olup yönetmelikte belirtilen süreye riayet edilmemiştir. Mahkememize gelen tüm e-duruşma talepleri aynı Yönetmeliğin 9. Maddesi 1. Fıkrası uyarınca duruşma gününden en az bir iş günü öncesinde değerlendirildiğinden davacı vekili tarafından duruşma günü sabaha karşı gönderilen e-duruşma talebi sistemde farkedilmemiştir. Esasen süresinde yapılmış bir talap de olmadığından reddi gereken bir taleptir. E-duruşma talepli dilekçede davacı vekili tarafından teknik nedenlerle duruşmaya bağlanılamaması halinde mazeretli sayılmaları talep edilmiş olup ortada teknik nedenle bağlanamama durumu yoktur. Bunun dışında davacı vekili tarafından sunulmuş bir mazeret dilekçesininde olmadığı belirlenmiştir. Tüm bu açıklamalar uyarınca aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın açılmamış SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca tahsili gereken 732 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile, 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye iradına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!