Anahtar kelimeler: Şagil Kaline Fuzuli Muhdesatın Bozmadan Süreci Atmanın Ecrimisile Sonraki İii
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava konusu taşınmazlarda fuzuli şagil olduklarını ileri sürerek; el atmanın önlenmesine, muhdesatın kal’ine, ecrimisile ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince
: “Bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, keşfen saptanan ecrimisil ve tazminat değeri için harcın tamamlandığı, el atmanın önlenmesi ve kal istekleri yönünden yargılama sırasında harç ikmali yapılmadığı, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve kal istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken anılan husus göz ardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kabule göre de davacının taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olup olmadığının açıkça saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davaya konu edilen 946 No.lu parselin tapuda .. kızı ... ve müşterekleri adlarına arsa vasfı ve 2600.00 metrekarelik yüz ölçümü ile tescilli olduğu, ancak fiili zeminde taşınmaz üzerinde 4 katlı bina olduğu; bilirkişi heyet raporuna göre ‘davalıların 513,18 metrekare taban alanlı bir yapı yapabilmeleri için 718,452 metrekare alana ihtiyaçları olduğu, davalıların tapudaki hisseleri oranlarına göre hisseleri 454,06 metrekare olduğu,davalıların 718,452- 454,06 = 264,392 metrekare kendi haklarından fazla arsa kullandıkları, dava konu taşınmaza el attığı ileri sürülen kişi davalılar ... ve ... olup, mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları, keşifte yapılan gözlem ve fen bilirkişilerinin raporları ile davalılar tarafından paylı mülkiyete konu 946 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapı yapılmak suretiyle 04.03.2020 tarihli fen bilirkişisinin raporunda ve ekli krokisinde belirtilen davacının alanına 264,392 metrekare tecavüzde bulunulduğu, davalıların kendi haklarından fazla kullandıkları” gerekçesiyle davanın kabulüne, 264,392 metrekarelik alana müdahalenin men’ine ve kal'ine, davalıların taşınmaza tecavüzleri bulunmakla tecavüzlü kısım ile ilgili davacıların payına düşen 12.494,45 TL ecrimisil alacağı, 21.436,63 TL değer kaybı bedeli ve 2.355,00 TL ağaç bedel toplamından oluşan 36.286,08 TL'nin dava tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilâmında ve Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesi ███████ 28... /1302 Karar sayılı veraset ilâmında belirtilen mirasçı davacılar adına veraset ilâmında belirlenen payları oranında verilmesine, davalı tarafın süresinde olmayan temliken tescil, irtifak ve tahsis taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının kullanımı engellemediklerini, kararın hatalı olduğunu, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, temliken tescil taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dâhi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Her ne kadar Mahkemece bozma ilâmın uyulmuşsa da bozma ilâmının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davaya konu edilen taşınmaz yönünden özel parselasyon ya da fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, her paydaşın payına özgülenen bir kısım bulunup bulunmadığının belirlenmesi, var ise davacıya özgülenen alana bir müdahale olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi, özel parselasyon ya da fiili kullanma biçiminin oluşmamış olması hâlinde uyuşmazlığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi, bu çerçevede davacının taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olup olmadığının açıkça saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, eksik araştırma ve inceleme yapılarak hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!