Anahtar kelimeler: Yatağan Torunu Mirası Murisin Belirtmiştir Mirasçılık Ettiklerini Davayı İii Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin tüm mirasçıları tarafından mirası reddedilmesine rağmen torunu ...’nın mirasçı olarak gösterildiği mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen davalılara karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ancak gerekçesinde, kök muris ...’in yasal mirasçıları olan eşi .., çocukları .. .. ve .., mirası gerçek reddetmekle .. ve ..’in müşterek çocuğunun mirasçılığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin veraset kararının iptaline karar verilecek iken farklı gerekçe ile davanın reddi kararının isabetli olmadığını belirterek davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, açılan davanın kabulü ile mirasçılık kararının iptaline, kök murisin terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verdiğini belirtmiştir.
Davacı vekili tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ek kararında; 06.03.2025 tarihli kararın gerekçe ile hüküm kısmında çelişkiye düşüldüğü, ancak bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı, maddi hatanın temyiz incelemesi sonucunda düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davacının düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinafın çelişkili karar verdiğini, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi gerektiğini belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun duruşma yapılmadan verilecek kararlar kenar başlıklı 353. maddesinde belirtilen sebepler usul ve esas açısından ikiye ayrılmıştır. Diğer bir ifadeyle Bölge Adliye Mahkemesinin iki hâlde duruşma yapmadan karar verebileceği düzenleme altına alınmıştır. İlk olarak (HMK md. 353/1-a) özellikle bazı önemli usul eksikliklerinin bulunması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesine, duruşma yapmadan, davayı yeniden görmek üzere dosyayı İlk Derece Mahkemesine gönderme yetkisi tanınmıştır. Burada İlk Derece Mahkemesi kararında ağır usul hatalarının varlığı nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararın esasına girmemekte, kararı kaldırarak dosyayı geri göndermektedir. İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesinin belirttiği eksikliği tamamlayıp yeniden bir karar vermek zorundadır.
İkinci durumda ise (HMK md. 353/1-b) üç olasılık öngörülmüştür. Buna göre İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun ise istinaf başvurusu esastan reddedilir.
Bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu sonucuna ulaşılır. Diğer iki olasılık ise yargılamanın süratlendirilmesi düşüncesiyle kanuna uymayan hususun duruşma yapılmaksızın giderilmesine olanak bulunması veya karar esas yönünden doğru olmakla birlikte gerekçesinde hata edilmiş olması ya da yargılamadaki eksikliğin duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte bulunması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesinin duruşmadan yeniden esas hakkında karar vermesine olanak sağlamaktadır.
Görüldüğü üzere Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının, usul ve esas yönünden hukuken uygun olduğu kanısına ulaşırsa, istinaf başvurusunun yani istinaf talebinin esastan reddine karar vermektedir (HMK md. 353/1-b, 1).
Buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararında, usul veya esas yönünden hukuka aykırılıklar tespit edecek olursa, bu durumda vereceği kararlar bağlamında değişik olasılıklar işlerlik kazanır.
Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 2).
Yine Bölge Adliye Mahkemesi yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında bir karar verir (HMK md. 353/1-b, 3).
Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de; “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinden farklı bir gerekçe oluşturarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesi uyarınca mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi gerektiği sonucuna vardığı halde istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi yaptığında istinaf itirazlarının kabulüne karar verecek ise, 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmalı ve yeniden bir hüküm tesis etmelidir.
Bu nedenle Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli kararı kaldırılmadan gerekçede değişiklik yapmak suretiyle istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!