Anahtar kelimeler: Satışbakım Sandalye Engelli Bireylerin Sitesini Sonuna Aktif Firma Harfi Sınaî
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tescilli "..." markasıyla akülü-aküsüz ... sandalye satış-bakım ve engelli bireylerin kullanımına özgü diğer ürünlerin satışını yapan bir firma olduğunu, █████/2017 tarihinden itibaren ... adlı internet sitesini aktif şekilde kullandığını, davalının müvekkilinin markasının sonuna sadece "m" harfi ekleyerek "..." markası ve "..." internet sitesi ile müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin delil tespiti dosyasında, karşı yanın ... adlı internet sitesini kullanarak müvekkilinin "..." markasını ihlal ettiğinin sabit olduğunu, müvekkili firmaya bağlı bir işletmeymiş, sanki müvekkil firmanın bir başka şubesiymiş gibi algı yarattığını belirterek davalının markaya tecavüzünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149. maddesi hükmü uyarınca durdurulmasını, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet ile elde edilen maddi gelirin şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün olan menfaatin karşılığı olarak davalının tazminata mahkum edilmesini, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 08.02.2023 tarihli talep dilekçesiyle işbu davanın konusunun davalının davacının marka hakkını ihlalinin markaya tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve uğradığı zararların tazmini olduğunu belirtmiş, dava dilekçesindeki taleplerini marka hakkının ihlaline hasretmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkile ait ... ... sitesi huzurda görülmekte olan davanın ikame edilmesinden önce aktif kullanımdan çıkarıldığını ve yayından kaldırıldığını, belirli bir mal ve hizmetin ismini ifade eder nitelikte olan "... sandalye" tamlaması jenerik terim olup; mutlak ret sebepleri kapsamında söz konusu markanın sicilden terkini gerektiğini, davacı tarafça tescil edilen "... ..." markasının ayırt edicilik unsuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya dayanak 2020/... tescil numaralı markasının "... ... + ..." unsurlarından oluştuğu, davacı markasının tescilli oldukları hizmet ve sınıflarda zayıf marka niteliğini haiz olduğu, davalının tespit olunan markasal kullanımının "... sandalyecim" oluşu, kelime unsurundaki farklılık ve davacı markasındaki ... unsurunu içermemesi nedenleri ile farklılıklar içeren kullanımın zayıf olan davacı markasının dar olarak kabul edilmesi gereken koruma kapsamına girmediği, "dürüst kullanım" ilkesi gereğince üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen tasviri amaçlı kullanımlar ile mal veya hizmetlere ilişkin belli özellikleri ifade etmek amacıyla gerçekleştirilen kullanımların marka sahibince engellenemeyeceği, davalının ürünlerinin satılması için ilgili ... adresinde ürün açıklamaları kısmında "... sandalye" biçimindeki kullanımının ticari olarak dürüst kullanım kapsamında kaldığı, bu durumun bir hukuka uygunluk sebebi olduğu ve birer haksız fiil olan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının internet sitesindeki kullanımlarında davacı markasındaki ... unsuruna yer verilmediği, markaya yakınlaştırma olmadığı, mahkemenin davalının kullanımın dürüst kullanım kapsamında olduğuna ilişkin tespitinin yerinde olduğu dikkate alındığında davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı; müvekkili şirketin tescilli "..." markasının ve ... adlı ... bulunduğunu, davalının "..." ... marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespitini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davalının "..." ibaresini kullanmasının zayıf marka niteliğindeki davacı markalarına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, ürünün adını belirten kullanımların dürüst kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının markası ... unsuru ile "... ..." ibaresinden oluşmakta olup, davacının ayrıca "..." isimli internet sitesi bulunduğu gözetildiğinde davalının, davacının tescilli markasının sonuna sadece "m" harfi eklemek suretiyle "..." alan adını alması ve kullanması SMK’nın 7/5-b bendi uyarınca dürüst kullanım olarak değerlendirilemez. Davalının ürünün cinsini gösteren "... sandalye" ibaresi yerine davacının tescilli markasına yaklaşacak şekilde "... sandalyecim" şeklindeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!