Anahtar kelimeler: Araçlı İşıklı Kavşağına Işıkta Bekleyen Arkadan Kırmızı Caddesi Cismani Müzakere

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.06.2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile batı çevre yolundan Hürriyet Caddesi istikametine seyir halindeyken ... Işıklı kavşağına geldiği esnada yine aynı istikamette kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca kendi aracının ön kısımlarıyla arkadan çarpması neticesinde iki araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili Selma Akçınar'ın yaralandığını ve bedensel güç kaybına uğradığını, müvekkilinin yolcu konumunda bulunup atfı kabil kusuru bulunmadığını belirterek, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL daimi iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalı sigorta şirketlinden tahsiline karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ikame edilmeden önce müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılırken, davacılar tarafından yetkili bir sağlık sunucusundan alınmış sağlık raporu sunulmadığını, eksik belge ile başvuru yapıldığı için dava şartının yerine getirilmediğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, kusur ve zararın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile 87.636,05 TL tazminatın █████/2029 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yanın dava konusu kaza nedeni ile maluliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasının 08.06.2019 tarihinde meydana geldiğini, poliçenin düzenlenme tarihinin 31.10.2018 olduğunu, dolayısıyla 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarının uygulanması gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun yetkisiz kurum tarafından tanzim edildiğinden hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde etkili olabilecek tüm etkenlerin belirlenmesi gerekirken kusur yönünden eksik inceleme ile rapor tanzim edildidiğini, faiz talebinin reddine ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, temerrüte düşürüldüğü kabul edilse dahi ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket davacı tarafça iletilen evraklar neticesinde maluliyetinin bulunmadığını tespit ettiğini, bu nedenle davacının faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, █████/2019 tarihinde, davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olup, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralanan davacının, sürekli iş göremezlik zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan █████/2019 tarihli kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 52/1-c.maddesindeki kusurlardan "diğer bir aracı izlerken hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği; Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2021 tarihli raporda da; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek ve yeniden yapılan muayenesi sonucunda, maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).
Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalıların temerrüde düşmüş olacağı gözetilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Temerrüt tarihinin bu ilkelere göre █████/2019 yerine █████/2029 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak değerlendirilmiştir.
Kabule göre de; trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı temerrüde düşmüş olacağından, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.986,42 TL harçtan peşin alınan 1.497,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.489,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!