Anahtar kelimeler: Zilyet Tenkis Kocaeli Onandığını İlçesindeki Muris Murisi Devrettiğini Mlik Alıp
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava aynı hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı ... ... vekili; davacının murisi ...'nun ... ili, ... ilçesindeki 5 52... parsel sayılı taşınmazları satın aldığını, 24.08.1989 tarihinde köy senedi ile 26.112,00 m²'lik komşu parselleri de satın alıp malik sıfatıyla zilyet olduğunu ve Kocaeli Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bu taşınmazlar yönünden muris adına tescil kararı verildiğini, kararın onandığını, murisin 5 52... parsel sayılı taşınmazlarını davalılara devrettiğini, ayrıca Kocaeli Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında murisin avukatının bu kez davalılardan aldığı vekaletname ile 22 44... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına zilyetliğe dayalı olarak tescili istekli dava açtığını, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı karar ile 26.112,00 m²'lik taşınmazların (22 44... parseller) davalılar adına tesciline karar verildiğini, murisin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak dava konusu taşınmazları diğer iki oğlu adına tescil edilmesini sağladığını ileri sürerek 552, 553, 22 44... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının miras payı oranında (annesi öldüğü için annesinden intikal eden miras payı ile birlikte) iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar ... ..., ... ve ... ... vekili; aynı iddia ile dava konusu 552, 553, 23 44... parsel sayılı taşınmazlardaki davacıların mahfuz hisseleri nispetinde tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; iddianın doğru olmadığını, zamanaşımı süresinin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; asıl davada dahili davacılar ile birleştirilen davada davacılar ... ve ... yönünden asıl ve birleştirilen davaya konu 5 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu, 22 44... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; birleştirilen davada 5 52... parseller asıl davada dava konusu edildiğinden, derdestlik nedeniyle anılan taşınmazlar yönünden birleştirilen davanın birleştirilen davada dahili davacılar yönünden reddine, 22 44... parsellerin muris tarafından temlik edilmediği, davalılar adına hükmen tescil edildiği ve tenkise tabi bir kazandırmada bulunmadığı anlaşıldığından anılan taşınmazlar yönünden birleştirilen davanın tüm davacılar yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı olduğu saptanarak 5 52... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile birleştirilen davada 23 44... parsel sayılı taşınmazlara yönelik terditli tenkis istemine ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı ancak 5 52... parseller yönünden davacı ... ... mirasçıları adına elbirliği halinde tescile karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı dahili davacılar adına tescile karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, asıl davaya konu edilen taşınmazlardan 23 44... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilerek asıl davada dava konusu 23 44... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil istemli davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, birleştirilen davada davacılardan ... ...’in 5 52... parsel sayılı taşınmazlar ile 23 44... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olarak öncesinde açılmış derdest dava bulunduğundan birleştirilen davada HMK’nın 114. maddesi gereği derdestlik hususu gözetilerek bu taşınmazlara ilişkin açılan tapu iptali ve tescil davasının derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince, sadece 5 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden derdestlik hususu gözetilerek karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun HMK. nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davaya konu 5 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 23 44... parseller yönünden asıl davanın reddine; davacılar ... ve ... ... yönünden birleştirilen davanın 5 52... parseller bakımından kabulüne, 23 44... parsel sayılı taşınmazlar bakımından tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacı ... ... yönünden birleştirilen davanın 552, 553, 23 44... parseller yönünden tapu iptali ve tescil talebinin derdestlik nedeniyle usulden reddine, birleştirilen davada 23 44... parseller yönünden terditli tenkis talebinin tüm birleştirilen davada davacılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı toplam 8.281,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınmasına, asıl ve birleştirilen davada davacılar harcı peşin yatırdığından fazla yatan harcın talep edilmesi halinde asıl ve birleştirilen davada davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!