Anahtar kelimeler: Zora Tefe Üvey Gayri Çocuğu Etmemesi Ortağı Antalya Eşi İsimli

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.BİRLEŞEN DAVA
: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasıBölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVA1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi olan ... ... adına kayıtlı "..." isimli bir işletmesi bulunduğunu, bu işletmenin üvey çocuğu dava dışı ... ... ... ve gayri resmi ortağı ... ... tarafından fiilen işletilmekte iken ekonomik olarak zora düşmesi sonrası işletmenin iflas etmemesi için tefe karşılığı davalıdan borç para aldıklarını, bu borç para alma işinin genelde yüksek faiz oranlı olarak çek kırma şeklinde olduğunu, dava dışı ... ... ve ortağının davalıdan 2017-2019 yılları arasında toplam 300.000,00 TL tefeci olarak borç para aldığını, bu paranın teminatı olmak üzere davalıya, önce 300.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... ... ... ve ... ... olan kambiyo senedi verildiğini, davalının aynı borç için yine müvekkilinden 500.000,00 TL bedelli ipotek aldığını, Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü, 240 ada, 37 parsel sayılı taşınmazı üzerine davalı lehine ipotek tesis edildiğini, bahsedilen para alma hususunun tek seferde olmadığını, parça parça alındığını, davalının tefeye verdiği 300.000,00 TL için davacıdan ve ailesinden toplam 845.000,00 TL'lik kambiyo senedi ve ipotek aldığını, davalının önce ipoteği işleme koyduğunu, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının ihaleden borca karşılık bu taşınmazı satın aldığını, rehin açığı belgesi alarak bu ... .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin tüm mal varlığına haciz koydurduğunu, haricen borca karşılık ... ... Mahallesi, 3921 ada, 8 parsel, 8 no.lu bağımsız bölümün tapusunun verildiğini, tapuyu üzerine geçirmesine rağmen tapu bedelini borçtan düşmediğini, sanki bahse konu tapu mülkiyetine geçmemiş gibi icrai işlemlerine devam ettiğini, icra dosyasında haczedilen 3921 ada, 8 parsel, 8 no.lu bağımsız bölümün ihale ile borca mahsuben satın aldığını, ayrıca ... ve ...'dan alınan bononun .... İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, dava konusu takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin, .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, ████████ E. ile █████████ E. sayılı dosyalarda tahsil edilen 395.369,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına iadesine, ayrıca davalının haksız ve kötüniyetli takipleri nedeniyle uğradığı zararın tazmini için şimdilik 5.000,00 TL belirsiz alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi ... ... adına kayıtlı "..." isimli bir işletme bulunduğu, bu işletmenin müvekkili ve gayri resmi ortağı ... Kara tarafından fiilen işletildiğini, ekonomik olarak zora düşmesi sonrası bahse konu işletmenin iflas etmemesi için tefe karşılığı müvekkili ve ortağının davalıdan borç para aldıklarını, davalının verdiği 300.000,00 TL için müvekkilinden ve ailesinden yaklaşık toplam 845.000,00 TL'lik kambiyo senedi ve ipotek aldığını, müvekkilinin ve ailesinin ...'a borcunun sadece 300.000,00 TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; "..." isimli işletmenin tüm elektrik tesisat işlerini müvekkilinin yaptığını, bedelinin önce bir kısım nakit olarak, kalanının çekle ödendiğini, ancak davacı ... ve dava dışı ortağı ...'nın işlerinin kötüye gitmesi ile birlikte çeklerin ödenemeyeceğini müvekkiline söylediklerini, iş bu çekleri cirolayarak kullanan müvekkilinin ise çek bedellerini ciroladığı kişilere ödemesini yaparak çekleri topladığını, ayrıca müvekkilinin elektrik taahhüt işi karşılığı almış olduğu bir daireyi de davacı ve dava dışı ortağı olan ...'nın getirdiği ...adlı kişiye de iş aldığı müteahhit üzerinden sattığını, bu satış karşılığı ise parayı vekil edenin değil davacı ve dava dışı ortağı ...'nın aldığını, müvekkili tarafından piyasadan toplanan ve dava dışı olan ortaklara geri verilen çek bedelleri ve satışı yapılan daire karşılığında 300.000,00 TL bedelli davacı ... ve dava dışı ortağı ...'dan senet aldığını, her ne kadar dava dilekçesinde ilişkinin tefecilik ilişkisi olduğu iddia edilse de dava dilekçesinin aksine taraflar arasındaki olayların bu şekilde gerçekleştiğini, ... ...'ya ait Antalya İli, ... İlçesi, ... Mah., 3921 ada, 7 parselde bulunan arsayı satarak borçlarını ödeyeceklerini ancak "arsanın üzerinde SSK ve Maliye'nin yüklü miktarda alacağı olduğunu bu sebeple arsayı satamadıklarını" söylediklerini, davalının parasını kurtarmak için 500.000,00 TL'yi parça parça olarak verdiğini, bu şekilde ...'ın, müvekkilini ikinci kez hata ve hileye düşürerek para aldığını, verilen paraya karşılık ise Antalya İli, ... İlçesi, ... Köyü, 240 ada, 37 parselde bulunan taşınmaz payı üzerine 500,000,00 TL bedelli ipotek konulduğunu, ancak davacı ve dava dışı ...'ın arsayı satmayarak müvekkilini mağdur ettiklerini, davacının menfi tespit iddiası dayanağı Antalya İli, ... İlçesi, ... Mah., 3921 ada, 8 parsel, 1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun işbu icra dosyasına mahsuben 300.000,00 TL bedel ile davalıya devri yapıldığı iddiasının ise gerçeğe aykırı olduğunu, zira taşınmazın bedel karşılığı satın alındığını, davacının kendisine yapılan icra takiplerine itiraz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Birleşen dava öncelikle asıl dava davalısına yöneltilmiş, anılan davalı, asıl davadaki cevaplarına benzer itirazlarda ve beyanlarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, dava devam ederken icra dosyası davalı ...'ya temlik edilmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, borca mahsuben ve haricen ... ... Mahallesi, 3921 ada, 8 parsel, 1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun davalıya verildiği ancak bunun borçtan düşülmediği, yine aynı borç için birleşen davaya konu kambiyo senedinin düzenlendiği ve .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasına konu ipoteğin aynı borç için verildiği, sonuç olarak 300.000,00 TL'lik asıl borcun fazlasıyla ödendiği yönündeki iddiasının kesin delil ile ispat edilemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olması nedeniyle davalıya yemin teklif etme haklarının hatırlatıldığı halde bu haklarını kullanmadıkları, birleşen davaya konu takip dosyası yargılama sırasında ... tarafından temlik alınmakla, davacının seçimlik hakkını bu kişi hakkında davaya devam etmek yönünde kullanması üzerine bu kişinin davalı sıfatıyla yargılamaya dahil edildiği, birleşen davaya konu .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi olduğu, davacının aynı borç için asıl dosya davalısı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü ████████ ve .... İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı takip dosyalarından yapılan tahsilatlar ve yine ... ... Mahallesi, 3921 ada, 8 parsel, 1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun haricen davalıya verilmiş olması nedeniyle borcun fazlasıyla ödendiği iddiasıyla davalıya borçlu bulunmadığının tespitini istediği, davalının haricen verilen taşınmaz bedelini takip alacağından düşmediğini iddia ettiği, davacının idialarının kesin delil ile ispat edilemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olması nedeniyle davalıya yemin teklif etme haklarının hatırlatıldığı halde bu haklarını kullanmadıkları, ceza davasında verilecek kararın sonucu etkilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, ceza yargılamasındaki beyanların ve Mahkemenin maddi vakıa tespitinin hukuk yargılamasına etki edeceği muhakkak olmasına rağmen, ceza yargılamasının sonucunun beklenmemesinin hukuka aykırı olduğu, ceza yargılaması sonunda sanık ...'ın, 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafi tarafından hükmün istinaf kanun yoluna götürüldüğü, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak oy birliği ile karar verildiği, bu haliyle kararın 28.12.2022 tarihi itibariyle kesinleştiği, birleşen dava konusu .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibine konu 300.000,00 TL miktarlı bononun tefecilik sonucu verildiğinin ispat edilemediği, davacının dava dilekçesinde ve ceza davasındaki beyanında, ...'dan toplamda 300.000,00 TL aldıklarını ve bu miktarda senedi verdiklerini ikrar ettiği, senet bedeli, borç alınan bedel ile aynı olduğundan ve senedin tefecilik suçu gereği verildiği ispatlanamadığından senedin hükümsüzlüğünden söz edilemeyecek olsa da davacının, ".... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının ihaleden borca karşılık bu taşınmazı satın aldığını, rehin açığı belgesi alarak bu ... .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyası üzerinden tüm mal varlığına haciz koydurduğunu, haricen borca karşılık ... ... Mahallesi, 3921 ada, 8 parsel, 1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun verildiğini, bu bedeli 300.000,00 TL olarak kabul eden davalının tapuyu üzerine geçirmesine rağmen tapu bedelini borçtan düşmediğini, sanki bahse konu tapu mülkiyetine geçmemiş gibi icrai işlemlerine devam ettiğini" ileri sürdüğü, ceza mahkemesindeki yargılamada, mahkemece, sanık ...'ın bilahare katılanlar ile görüşerek bakiye borçlarını ödemeleri için mülkiyeti yine katılan ...'ye ait olan Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 3921 Ada, 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunu da kendi üzerine tescil ettirdiği hususunun maddi vakıa olarak kabul edildiği, rehin açığı belgesindeki borcun da, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında bildirilen bakiye borç olduğunun ve bu bakiye borcun ödenmesi amacıyla Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 3921 Ada, 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunun ...'a verildiğinin kabulü ile, davacının .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında, bononun bedeli ve ayrıca ipotek sözleşmesinin de geçersiz olduğu düşünülerek, ödeme maksatlı, Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 3921 Ada, 8 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunun devrinin bono borcuna ait olduğunun kabulü ile, bonodan dolayı bir borcunun olmadığı, davacının, birleşen dava yönünden istinaf sebepleri yerinde görüldüğü, asıl dava yönünden de; ipoteğin, tefecilik amaçlı tesis edildiği, tefecilik suçuna vücut verdiği, tefecilik saiki ile hareket edildiği ceza yargılamasındaki maddi kabul gereği olduğundan, bu ipoteğin geçersiz olduğu, Mahkemece, öncelikle, maddi vakıanın tespiti yönünden ceza yargılamasının sonucu beklenip, anlatılan hususlar dikkate alınarak, asıl davanın da kısmen kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken reddi yönünde karar verilmesinin yerinde görülmediği, davacının, davalının haksız ve kötüniyetli icra takipleri nedeniyle, kötüniyet tazminatı talebi ile birlikte uğradığı zararlardan ötürü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalma üzere, 5.000,00 TL tazminat talebinde bulunduğu, ancak dosyada bu talebine ilişkin bir delil bulunmadığı, asıl ve birleşen davada menfi tespit talebi yönünden davalının takibi başlatmakta kötüniyetli olması nedeniyle kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının, .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıdan, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında tahsil edilen 278.000,00 TL ve .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasından tahsil edilen 117.369,00 TL olmak üzere toplamda 395.369,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalının haksız ve kötüniyetli icra takipleri nedeniyle uğradığı zararların tazmini talebinin reddine, davacının kötüniyet tazminatının kabulü ile, menfi tespite konu olan hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 83.800,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüne, davacının, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatının kabulü ile, takipteki asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 60.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karar, asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl dava menfi tespit ve istirdat istemine, birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, birleşen davada davacı 309.055,48 TL bakımından borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz edilen meblağ Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.3.Asıl davada davacı, davalının .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, takip sonucunda taşınmazının 117.369,00 TL bedelle davalı tarafından ihaleden satın alındığını, davalının takip sonucunda rehin açığı belgesi alarak .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasında takip başlattığını, bu takip sonucunda da başka bir taşınmazının davalı tarafından ihaleden 278.000,00 TL bedel ile satın alındığını belirterek her iki takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, ████████ E. ile █████████ E. sayılı dosyalarda tahsil edilen 395.369,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece icra dosyalarında tahsil edilen 395.369,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, asıl davada davalı cevap ve temyiz dilekçesinde █████████ E. sayılı icra dosyasında Maliye Hazinesine 42.074,09 TL, ████████ E. sayılı icra dosyasında ... Bankası lehine ipotek bulunması nedeniyle 71.400,00 TL ödeme yaptığını ileri sürmektedir. O halde Mahkemece davalının icra dosyalarına yaptığı ödemeler değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususta inceleme yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.