Anahtar kelimeler: Ölümlüyaralamalı Çoklu Zmms Müzakere Toplamda Eylemden Araçta Kazada Plaka Karıştığı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka nolu aracın da karıştığı █████/2014 tarihinde gerçekleşen ölümlü-yaralamalı çoklu trafik kazası sebebiyle müvekkili şirketin ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle 19.875,00 TL ve ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle 2.400,00 TL olmak üzere toplamda 22.275,00 TL tazminat ödendiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'nın tam kusurlu olduğunu, yapılan ödemelerin rücuen tahsili için davalılar aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların başlatılan icra takibine kötü niyetle itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan kaza 01.06.2014 tarihinde gerçekleştiğinden dava ve takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, kaza tutanağında ... plakalı aracın KTK’nın 59.maddesi hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca dava konusu kaza ile ilgili Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas dosyasında alınan 12.12.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve yine aynı dosya kapsamında alınan 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...’nun kazanın oluşumunda %60 asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar .... . A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yerleşim yeri ve kaza mahallinin Eskişehir olduğundan yetkili mahkemenin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu olan kaza 01.06.2014 tarihinde gerçekleştiğinden dava ve takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, ...'nın gerçekleşen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas dosyasından yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağında ...'nun %60 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin aracının kaza tarihi itibariyle ... A.Ş.'ye ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan davanın ilgili sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 19.775,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar .... A.Ş. ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketi sorumlu olmadığı tazminatı ödemiş olduğundan TTK 1472 hükmü kapsamında halefiyet hakkına sahip olmadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin her halükarda ödemenin yapıldığı kişiden talep edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe ... plakalı araç için zaten 4.800,00 TL ödeme yapıldığı için davacının yaptığı ödemenin mükerrer ödeme olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı .... A.Ş. ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takip dosyasında müvekkillerinin vekil vasıtasıyla takibe itiraz etmiş olup dosyada vekil varken asile tebligat yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket özel hukuk tüzel kişisi olup e-tebligat adresi bulunduğunu, elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu olduğundan fiziki tebligatın yok hükmünde olduğunu, diğer taraftan tüzel kişilere yapılacak tebligatların şirket yetkilisi, o olmadığı takdirde tebellüğe ehil işçisine yapılması gerektiğini, davalı ... açısından da, aynı konutta yakına tebligat yapılabilmesi için;
muhatabın adreste bulunmama sebebinin geçici mi sürekli mi olduğu,
tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceği belirlenmeden "muhatap dışarda" şerhi ile tebligat yapılayacağını, davanın zaman aşımından reddi gerektiğini, yetki itirazlarının değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, davacı sigorta şirketi sorumlu olmadığı bir bedeli ödediği için halefiyet kurallarının uygulanması ve davacının bedeli müvekkillerinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını, bunun yanında mahkemece mükerrer ödeme olup olmadığı da araştırılmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından; █████/2014 tarihinde, davacıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup, davalıya ait, ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, davacı sigorta şirketinin hasarlanan ... plakalı araç için █████/2014 tarihinde 17.375,00 TL, █████/2014'te 2.500,00 TL; dava dışı 22 MM 099 plakalı araç için █████/2014'te 2.400,00 TL ödeme yaptığı, bu ödenmenin rücuen tahsili talebiyle █████/2019'da İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalıların takibe itirazı üzerine de eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davalılar .... Tic. San. A.Ş. ve ... vekili usulsüz tebliğ istinafında bulunmuş ise de, davalılar vekilinin ön inceleme duruşma gününden haberdar olduğu, ön inceleme celsesine mazeret dilekçesi gönderdiği, İlk Derece Mahkemesince davalılar vekilinin cevap dilekçesinin süresinde olarak kabul edildiği anlaşılmakla, bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.
Somut olayda kaza yeri Eskişehir, davacının merkez adresi İstanbul olmakla beraber, davalılardan ... A.Ş.'nin merkez adresi İstanbul olduğundan, takibin yapıldığı ve davanın açıldığı İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin dava tarihi itibariyle yetkili olduğu, davacı vekilinin dava açarken HMK'nın 16. maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak davasını yetkili Mahkemede açtığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir (HGK'nun 30/4/2013 gün ve ███████-2099 esas, ████████ karar sayılı ilamı).
2918 sayılı KTK'nın 109.maddesi gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar.
6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtilmiş, ikinci maddede gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar.
TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-855 E. - █████████ K. sayılı kararı).
Somut olayda, davalının trafik sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketi, █████/2014 tarihinde sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, sigortalısına █████/2014 ve █████/2014 tarihinde, dava dışı araca █████/2014'te ödeme yapmış, karşı araç sürücü, işleten ve ZMMS'si aleyhine █████/2014 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davalıların süresinde borca itiraz etmesi üzerine de davacı alacaklı tarafından █████/2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş, 26/6/2020 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.
TBK 154. madde kapsamında zamanaşımını kesen son işlemin icra takibinin başlatıldığı █████/2014 tarihi olup, bu süreden sonra başlayan yeni 2 yıllık süre içerisinde zamanaşımı süresini kesen başka bir işlem bulunmamaktadır. Bu nedenle █████/2016 tarihinde zamanaşımının dolduğu, davacının icra takibini başlattığı tarihten itibaren iki yıllık süre içerisinde arabuluculuk başvurusunu yapmadığı anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Daire kararımızın içeriğine göre esasa yönelik diğer istinaflar incelenmemiştir.
Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar .... A.Ş. ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar .... A.Ş. ile ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre
:
1-Davanın zamanaşımından REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,97 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK.nun 333/1. maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar .... A.Ş. ile ... vekilinin tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 65,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile Davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
2-İstinaf aşamasında davalılar .... A.Ş. ile ... tarafından yapılan 57,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalılar .... A.Ş. ile ...'ya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!