Anahtar kelimeler: Telkinlerde Satmaya Arıtma Müddet Silivri Baktığını Satması Civarında Geldiklerini Güvenini

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Silivri 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacının 1945 doğumlu olduğunu, çocuğu olmadığını ve yalnız yaşadığını, ... isimli kişinin zaman içinde davacının güvenini kazandığını, maliki olduğu taşınmazları satması hususunda telkinlerde bulunması sonucunda davacının, adına kayıtlı olan taşınmazları satmaya karar verdiğini, ...’nın bu konuşmadan bir müddet sonra dava dışı ... ve onun eşi olduğu söylenen ... ile davacının evine geldiklerini ve su arıtma firması sahibi olan ...'un yatırım amaçlı olarak ... civarında satın almak için taşınmaz baktığını belirttiklerini, davacı ile davalı ...'un her üç taşınmazda toplam 1.800.000,00 TL bedel üzerinden satış hususunda anlaştıklarını, dava dışı ...'in satış işlemlerinin bitimi tarihi öncesindeki 3 gün boyunca davacının evinde kaldığını, ...’ın, davalı ...'un kardeşi olduğunu, resmi akitte taşınmaz değerlerinin çok düşük gösterildiğini ancak davacıya, daha önce anlaştıkları satış bedelini bankaya yatırdıklarını ifade ettiklerini, akabinde satış işleminin gerçekleştirildiğini, davalı tarafın ve dava dışı ...’in davacıyı yalnız bırakmadıklarını, davacının satış bedelinin banka hesabına yatırılıp yatırılmadığını kontrol edemediğini, davacının daha sonra bir yakını ile bankaya gittiğinde hesabına toplam 220.000,00 TL yatırıldığını öğrendiğini, davacının bir daha yukarıda anılan kişiler ve davalılara ulaşamadığını, davalıların birlikte hareket eden kişiler olduklarını, davalılar ... ve ...’in 23.03.2021 tarihinde 1607, 16 10... parselleri diğer davalı ...'e muvazaalı olarak düşük bedellerle temlik ettiklerini ileri sürerek dava konusu 1610, 40 28... parsellerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili; davacı tarafın iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, davalının ticaret erbabı olduğunu, aynı zamanda yatırım amaçlı olarak daire, arsa ve tarla alım-satım işi yaptığını, yapılan pazarlık sonucu tarafların 440.000,00 TL bedel üzerinden 1610, 40 28... parsellerin satışı konusunda anlaştıklarını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... ...ın davacının isteğiyle 2 gün boyunca davacının yanında kaldığını, ertesi gün satış işlemleri için tekrar görüşüldüğünde, davacının talebi üzerine 220.000,00 TL'lik kısmın davacıya elden teslim edildiğini, davacının kalan 220.000,00 TL'lik tutarın da tapu devirleri akabinde banka yoluyla hesabına yatırılmasını talep ettiğini, tapu dairesinde, satış işlemlerinin gerçekleşmesinin akabinde davalının banka havalesi yoluyla davacıya kalan 220.000,00 TL'lik tutarı yolladığını, davalının mahalleden tanıdığı diğer davalı ...'in kendisine yatırımlık arsa veya tarla satın almak istediğini söylediğini, pazarlık sonucunda diğer davalının 600.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili; davalının kafe işlettiğini, davalı ...'u mahalleden tanımakla birlikte hiçbir samimiyeti bulunmadığını, davalının 300.000,00 TL bedeli ... adına ve hesabına, geriye kalan 300.000,00 TL bedeli de ...'un eniştesi olan ... adına ... hesabına yatırdığını, davalının iyiniyetli 3. kişi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; çocuğu olmayan davacının, adına kayıtlı taşınmazları mirasçılarına bırakmak istememesi sebebiyle kendi isteği ile davalılar ... ve ...'a sattığı, kaldı ki davacının mal satma ihtiyacı içerisinde de olduğu ve dava konusu taşınmazları temlik etme sebebinin bulunduğu, davacı vekilinin iddiasının aksine davacının adına kayıtlı taşınmazları tapuda davalılar ... ve ...'a devretmesinden önce davacı ile davalı ...'in taşınmazların toplam 440.000,00 TL'ye satışı hususunda sözleşme yaptıkları, dinlenen tanık beyanlarından, sunulan sözleşmeden ve celp edilen dekontlardan davalının davacıya taşınmazlar için toplam 440.000,00 TL ödediği, bu durumda davalılar ... ve ...'ın danışıklı olarak hareket etmek suretiyle davacıyı yanılttıklarından bahsedilemeyeceği gibi davalı ...'in de ticaretle uğraştığı, devir tarihi itibari ile dava konusu taşınmazları alacak ekonomik gücünün bulunduğu, taşınmazların satış bedelini diğer davalılara ödediği, davalı ...'in diğer davalılar ile çıkar ve iş birliği içerisinde hareket ettiğine dair ispat bulunmadığı, her ne kadar çekişme konusu taşınmazların resmi akitte gösterilen değerleri ile satış tarihindeki gerçek değerleri arasında fark olsa da bunun tek başına, taşınmazları davacıdan satın alan davalılar ... ve ... ile diğer davalı ...'in muvazaalı hareket ederek davacının iradesini fesada uğrattıklarının kanıtı sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazın devir tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı tanıklarının davacının bir taşınmaz satma iradesinin olduğunu ve bedelin de daha fazla olduğunu beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların satış tarihlerindeki değerlerinin satış senedinde gösterilen ve davacıya elden verildiği ve hesabına gönderildiği iddia edilen değerlerden fahiş miktarda fazla olduğu, davalı tanık anlatımlarından davalıların birbirlerini tanıdıkları ve taşınmazların devirlerindeki durumu bilebilecek yakınlıkta olduklarının anlaşıldığı, bunun yanında resmi senette gösterilen bedellere ilişkin dekont sunulmuş ise de davalıların muvazaalı işlemleri perdeleme amacı ile havalelerin yapıldığı, davalının kabul ettiği 440.000,00 TL'nin dava konusu taşınmazların devir tarihi itibari ile belirlenen değerlerine göre oldukça düşük olduğu, davalıların yaşlı ve çocuksuz olan davacının yalnızlığından ve yaşından yararlanarak akit sırasında yanında kalmak sureti ile davacıyı etkileyerek satışa yönlendirdikleri, davacının iradesinin fesada uğratıldığı, davalıların akraba ve arkadaş olup davacının yaşını ve devrin ne şekilde gerçekleştiğini bilebilecek kişilerden oldukları, devir tarihlerinin kısa aralıklı olması ve ödeme belgelerinin sadece resmi akitteki devir bedeline uyumlu miktarlar içermesi, davalı ...'in de rayiç değerin çok altında ödeme belgesi sunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, düzenlenen dekontların ve ödeme işlemlerinin muvazaayı gizleme amaçlı hazırlandığını gösterdiği, davalıların hileli davranışlar ile davaya konu taşınmazların devrini sağladıkları gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 152.561,98 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den; 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 204.236,54 TL onama harcının temyiz eden davalı ...'tan; 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 153.177,38 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.