Anahtar kelimeler: Dubalama Çubuklu Geçitin Geçitten Ssklı İcabı Geçidinde Çarpma Geçerken Yüksekliği

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi muris ...'un İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğu altında SSK'lı çalışan olduğunu, olay günü yaptığı iş icabı ... Caddesi Çubuklu alt geçidinde çalışmalara başlamak için dubalama yaptığını, bu sırada davalı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ün alt geçitten geçerken yük yüksekliği nedeniyle geçitin üst kısmına çarptığını, çarpma sonucunda araçta bulunan çöp konteynırlarının ...'un üzerine düşmesi sonucunda ölüm olayı meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren araç ve sürücünün davalı ... Başkanlığının sorumluluğu altında iş yaptığını belirterek 1.000 TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 768.281,33 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ... A.Ş.'de şöför olarak çalıştığını, kendi görevinin marketlerden karton toplamak olmasına rağmen, şirket tarafından konteyner taşıma görevi verildiğini, kişisel bir kastının olmadığını, olayla ilgili tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerde kaza tarihinin dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın vefat ettiği tarihteki asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, zamanaşımı itirazları olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili sigorta şirketi yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava açılmadan önce kendilerine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkili şirketin ancak poliçede belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, poliçede belirtilen sorumluluk limitinin ancak maddi zararlara ilişkin olduğunu, manevi zarar ve tazminat talepleri açısından müvekkil şirketinin bir sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'un İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının taşeron şirketi olan .... Ltd. Şti'de işçi olarak çalıştığını, kusurları bulunmadığını belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi sürücüsünün bilerek ve isteyerek kazaya sebebiyet vermediğini, kazanın meydana gelmesinde yükler üst geçide çarpmış olduğundan konteynırların bağlanmış olsaydı dahi hareket halindeki aracın üst geçite çarpmasıyla birlikte araçtan ayrılarak düşeceğinin sabit olduğunu, kazanın meydana geldiği asfalt yolda bozukluk olabileceğini, bu hususun araştırılması gerektiğini, müvekkil şirketi tarafından davalı sürücüye gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, davacının SGK'den ölüm aylığı alabileceğini bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatının SGK tarafından karşılanacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Maddi tazminat davası yönünden yargılama aşamasında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının manevi tazminat davasının 100.000 TL yönünden kısmen kabulüne, ancak yargılama aşamasında davacının 100.000 TL manevi tazminat talebinden feragat ettiği görülmekle 100.000 TL manevi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında müvekkili ile davalılardan ... A.Ş.'nin manevi tazminat talebi yönünden sulhe vardığını, sulhe ilişkin 23.05.2019 tarihli protokol hazırlandığını, bu protokol gereğince davalı ... A.Ş.'nin kendi sorumlulukları kapsamında 100.000,00 TL manevi tazminat bedeliyle 10.000,00 TL avukatlık ücreti ödemesini yaptığını, protokolün 3. bendinin son paragrafının son kısmında "Protokolde belirtilen manevi tazminat bedelinin ödenmesi halinde ... manevi tazminat taleplerine ilişkin kendisine yapılan ödeme oranında talep ve dava haklarını gayrikabili rücu ile ... ... A.Ş.'ye devir ve temlik edeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmektedir." ibaresinin yer aldığını, davalı ... A.Ş. Tarafından ödeme yapılmasıyla kalan 300.000,00 TL'den tümüne veya mahkemece takdir edilecek miktarın ... A.Ş. dışında kalan diğer davalılar ... Başkanlığı, ...A.Ş. Ve ...'den tahsiline karar verilmesi gerektiğini, izah edilen hususlarla birlikte kaldı ki ödenen bedelin gerek kazanın vahameti gerek müteveffa ve müvekkilinin yaşı ve henüz birkaç aylık yeni evli olmaları hususları bir arada değerlendirildiğinde çok cüzi bir miktar kaldığını, ... Başkanlığı, ...A.Ş. ve ... yararına hükmedilen 9.200,00 TL'lik maktu avukatlık ücretinin dosyada mevcut ve davacının istinaf dilekçesi ekinde sunulan 23.05.2019 ve 12.06.2023 tarihli protokollere aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesi Dairemizce ... Başkanlığı'na tebliğ edilmiş ve bu yöndeki eksiklik Dairemizce giderilmiştir.
█████/2017 tarihinde, davalı ... A.Ş.'ye ait olup, davalı ... Başkanlığı tarafından işletilen, davalı ...A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın alt geçitten geçerken, üzerindeki konteynırın alt geçitte çalışma yapan ...'un üzerine devrilmesi sonucunda ...'un vefat ettiği, müteveffanın eşi olan davacının maddi ve manevi tazminat talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesine göre; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
298/2.maddesine göre ise; "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz."
Yargılama aşamasında davacı ile davalı ... ... A.Ş. Arasında 13.06.2023 tarihli "sulh, temlik ve ibraname"ye dair protokol düzenlenmiş, davacıya maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yapılmış, davacının 100.000,00 TL manevi tazminat talebi için tüm davalılar yönünden davadan feragat ettiği, kalan 300.000,00 TL'lik manevi tazminat talebi yönünden davalı ... Başkanlığı, ...A.Ş. ve ... aleyhine açılan davaya devam ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, önce manevi tazminat talebinin 100.000,00 TL yönünden kabulüne karar verilip, daha sonra 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine denilerek hükümde çelişki yaratıldığı, davacı, ......şirketinden 100.000,00 TL manevi tazminat ödemesi almış olmakla, manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği diğer davalılar yönünden artık kalan kısmı talep edemeyeceği anlaşılmakla, hükümdeki çelişkinin giderilmesi için davalı ......şirketi yönünden manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine; davalılar ... Başkanlığı, ...A.Ş. ve ... yönünden manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereğince davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre ise;
Manevi tazminat davasının reddi halinde davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre
:
1-Davacının maddi tazminat davası yargılama aşamasında konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının manevi tazminat davasının davalı .......A.Ş. yönünden feragat nedeniyle; davalılar ... Başkanlığı, ...A.Ş. ve ... yönünden manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereğince REDDİNE,
3-Maddi tazminat davası konusuz kaldığından, alınması gereken 732,00 TL karar harcından, davacı tarafından yatırılan 172,50 TL peşin harç ve 130,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 302,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 429,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Maddi tazminat davası yönünden konusuz kalan dava ile ilgili olarak talep olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Manevi tazminat davası yönünden davalılar ... Başkanlığı, ...A.Ş ve ... yararına belirlenen 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-a-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.837,00 TL yargılama giderlerinin HMK 339 madde gereği davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerlerinde bırakılmasına,
c-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!