Anahtar kelimeler: İcraya Cismani Müzakere Ölümlü Ara Heyetince Ölüm Konularak Kazası Derdest

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dosya)
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat talep etmiş ve daha önce 23.02.2015 tarihinde bu davaya konu kaza ile ilgili İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiğini, ... A.Ş. kararı temyiz etmediği için sigorta şirketi yönünden karar kesinleşmiş ve Mahkeme kararı icraya konularak davalı sigorta şirketince (sigorta limiti dahilinde ) Bakırköy 13. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasına ödeme yapıldığını yine araç sahibi davalı Yıldız hükmedilen manevi tazminat yönünden aynı icra dosyasına ödeme yapmış ve temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay bozma kararı gereği; görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verildiği, Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi işlemi süresinde yapılamadığından ek kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kesinleştiğini, İİK 40. Madde kapsamında davalıların geri istem haklarının bulunması nedeniyle alacağın yasal faizi ile birlikte hesaplanması, yapılan ödemeler sebebiyle, hesap edilecek alacak miktarından ödenen miktarların düşülerek mahsup edilmesine, yapılacak hesaplama sonucunda arada fark çıkması halinde kalan bakiye yönünden alacağa hükmedilmesine ve davalılardan araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...’ ün adlarına kayıtlı varsa başka araç ve taşınmaz olmak üzere tespit edilecek malvarlıkları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, İcra dosyasına yatırılan tutarların davalılar tarafından İİK 40. maddesi kapsamında iadesi taleplerinin dava kesinleşinceye kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece █████/2026 tarihli tensip ve ara kararı ile; "Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu ve niteliği itibari ile yerinde görülmediğinden reddine" karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi █████████ Esas ve ██████████ Karar █████/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd.maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı, ibraz edilen deliller ile alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep eden davacılar tarafından dosyaya sunulmuş olan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı İİK 258. maddesi uyarınca bu aşamada yasal koşulların oluşmadığı ve yargılama gerektiği anlaşıldığından ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!