Anahtar kelimeler: Fransada Kurduklarını Vasıflı Sattıklarını Evli Kız Yana Yaşadığını Babasının Kardeşinin

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalıların vekalet ilişkisini kötüye kullanarak davacının maliki olduğu 62 00... parseldeki 2 ve 13, 21... numaralı bağımsız bölümler ile 90 67... parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak sattıklarını, davacının 1984 yılından bu yana Fransa’da yaşadığını, davalılardan ... ile kız kardeşinin evli olduklarını, davacı ile davalı ... ve babasının dava konusu 62 00... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın değerlendirilmesi için inşaat şirketi kurduklarını ve davacının bu şirkete %50 oranında ortak edildiğini, davacının ... . Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekaletname ile ... ve ...'yu vekil tayin ettiğini, bir süre Fransa'da kaldığını,Türkiye'ye döndüğünde dava konusu taşınmazların devredildiğini öğrendiğini, akabinde davalı ...'nun kız kardeşinden boşandığını, vekalet görevi kötüye kullanılarak davacının haberi olmadan devri yapılan dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; davalının mevcut şirketini davacı ile ortaklığından dolayı 2005 yılında tamamen değiştirdiğini ve inşaat şirketine dönüştürdüğünü, davacının Fransa’da yaşamasından dolayı davalıya genel vekaletname verdiğini, davalı ile davacının kurmuş oldukları şirket bünyesinde bir çok taşınmazın alım-satımının yapıldığını ve satış bedellerinin ise davacının Türkiye’ye geliş gidişlerinde elden verildiğini, dava konusu taşınmazların asıl sahibinin davalı olduğunu, dava konusu taşınmazdaki hak sahipliğinin yarı yarıya olacağı konusunda anlaştıklarını, davacının taşınmazın bedelinin yarısını ödediğini, diğer yarısını davalının çek ile ödediğini, davalının, davacının kardeşinden boşanması nedeniyle davacının taşınmazı kendi adına olmasını fırsat bilerek aradaki ortaklık ilişkisini inkar ettiğini, bedelini ödemediği taşınmaza tek başına sahip olmak istediğini, davalının vekaletnameyi tamamen şirket amacına uygun bir şekilde kullandığını, davacının da vekaletnameyi zaten davalının taşınmaz alım satımı yapabilmesi için düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili; diğer davalı ... ile davalı ... arasında yakın akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, davalının dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek diğer davalıdan satın aldığını, taşınmazlara ilişkin yaptığı ödeme dekontlarının bulunduğunu, davalının taşınmazları satın alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının Fransa'da yaşadığı, davalı ...’un, davacının kardeşinin eski eşi olduğu, aralarında akrabalık bağı bulunduğu ve aynı zamanda davalı ... ve davalı ...'un ailesi ile birlikte emlak ve inşaat alanında faaliyet gösteren bir limited şirket kurdukları, davacının yurt dışında yaşaması sebebiyle şirket işlemlerinin yerine getirilebilmesi için davalı ... ve davalı ...'un babası olan dava dışı ...’yu vekil tayin ettiği, davalı ...'un dava konusu taşınmazları 29.01.2014 tarihinde vekaleten diğer davalı ...'a devrettiği, davalı ...'un davacının kardeşi ile boşanma davasının açıldığı tarihin ise 24.02.2014 tarihi olduğu, boşanma davasının karar tarihinin de 27.02.2014 tarihi olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, ödeme savunmasının da kanıtlanamadığı, davalıların birlikte hareket eden, birbirlerini önceden tanıyan kişiler oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, para gönderme işleminin vekaletin kötüye kullanılması eylemini gizleme amaçlı olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı toplam 36.735,67 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.