Anahtar kelimeler: Emteaların Römork Çekici Yarı Nakliyesi Nakliye Gaziantep Plakalı Poliçesi Ret

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ... numaralı ...Poliçesi ile ...San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı emteaların ... nakliyesi için; sigortalı şirketin nakliye sözleşmeli olduğu ... Ltd. Şti. tarafından ...'a ait 42... plakalı çekici ve buna bağlı 42... plakalı yarı römork ile sevk edildiğini, 11.12.2019 tarihinde 42... plakalı çekici ile yapılan 1 konteyner muhteviyatı emtia sevkiyatı sırasında,... istikametinde iki taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası emtianın olay yerinde dağıldığı, meydana gelen hasara ilişkin hazırlanan eksper raporuna göre tespit edilen 639.727,84 TL hasar bedelinin ...San. ve Tic. A.Ş.'ye ödendiğini, 39.000,00 TL trafik sigorta poliçesinden karşılanmış olduğundan davalılara karşı 600.727,84 TL yönünden takip başlatıldığını belirterek davalı borçluların ... Müdürlüğü ██████████ E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. ve uluslararası karayolu taşımalarında esas alınan ...'nun 32/1 maddelerine göre malın ziya, hasar, gecikme veya taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat taleplerinin tamamında zamanaşımını 1 yıl olarak kabul edildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davalının oluşan kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davasının reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatı hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.2.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı araç sahibi ...'ın mirasçıları olduklarını, talebin zamanaşımına uğradığını, davalılar murisi ...'ın ...San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında bir taşınma sözleşmesi bulunmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1178. maddeleri ve devamının uygulama imkanı bulunmadığını, meydana gelen kazada araç sürücüsü ... olup davalıların murisi ... dahi olmadığını, meydana gelen kazada araç sürücüsü ...'ın tamamen kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eşyanın zıya uğrama koşulu gerçekleştiği, taşıyıcının nitelikli kusurunun varlığının ise değerlendirilmesi gerektiği, kusurunun tali olduğu belirlendiği, taşıyıcının nitelikli kusurunun varlığından söz edilemeyeceği, 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanma ihtimali bulunmadığı, 1 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu, tam zıya halinde zamanaşımı süresinin eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren başlayacağı, taşıma sevk irsaliyesinde eşyanın teslimi için öngörülen tarihin 25.12.2019 tarihi olduğu, eşyanın bu tarihten önce tam zıya olması nedeniyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağına kanaat edinildiği, davacı tarafından dava konusu kaza ile ilgili olarak davalı ...San. ve Tic. A.Ş. 639.727,84 TL hasar bedeli ödendiği, dosya kapsamında zamanaşımının başlangıcı 25.12.2019 tarihi olup normal şartlar altında zamanaşımı süresinin 25.12.2020 tarihinde dolacağı, zamanaşımını kesen herhangi bir delilin ibraz edilmemiş olduğu, dava konusu edilen icra takibi ise 22.11.2021 tarihinde başlatıldığı, davalıların zamanaşımı def'ini ise cevap dilekçeleri ile birlikte süresinde sundukları, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davalıların zamanaşımı def'ine itibar etmek gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 hükmü uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemece maddi tazminat talepli dava tamamen reddedilmiş olup, davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri bakımından yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 hükümleri uyarınca hesaplanan 97.859,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine ” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri bakımından AAÜT 13/4 hükmü uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.