Anahtar kelimeler: Durdurduğunu Satımdan Geciktirme Küçükçekmece Hesaptan Cari Yazildiği Olmadan Amacına Kötüniyetle

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki 14.10.2024 tarihli fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeniyle Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin işbu icra takibine itirazlarının hiçbir yasal dayanağı olmadan, tamamen alacağın tahsilini geciktirme amacına yönelik kötüniyetle ve haksız yere itiraz ederek, icra takibini durdurduğunu, itiraz üzerine müvekkili şirketin itirazın iptali için 23.07.2025 tarihinde ..... arabuluculuk numarası ile dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama olarak neticelendiğini, bu nedenlerle borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye, borçlunun, takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Dosyanın, Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarih ..... esas ..... karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.Somut olayda davacı tarafın iddiası "taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği" hususuna dayanmaktadır. Davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takibe konu faturaya ilişkin malın teslimini dava miktarı da gözetilerek HMK'nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.Davacı tarafın dava dilekçesi ile taraflara ait ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile; Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için davalı tarafın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve işbu inceleme gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; inceleme gün ve saatinde davalı taraftan gelen olmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunulmadığı anlaşıldığından, davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığına dair düzenlenen tutanak birlikte imza altına alınmıştır.Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hususunda Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yazılarak Mali Müşavir bilirkişisi .....'dan alınan █████/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Sayın Mahkemenin talimatıyla Davacı .... şirketinin adresine gidilerek, davacı ..... şirketi ile davalı .... Çanta şirketi arasındaki ticari ilişkiye ait muhasebe kayıtları incelenmiş; davacının satışlarına ilişkin düzenlenen faturalar, sevk irsaliyeleri ve bu faturaların yevmiye defteri kayıtları ile davalı ..... Çanta şirketinin ödemelerine ilişkin banka dekontları ve kredi kartı ile mail ordür yoluyla yapılan ödemeye ilişkin belgeler ve muavin defter kayıtlarının birer örneği davacı şirketin muhasebe yetkilisine kaşe ve paraf ettirilerek tutanakla imza altına alınarak iş bu rapora ek yapılmıştır. Yukarıda belirtilen Davacı şirketin kayıtlarına göre, Davacı ..... şirketinin 3 adet fatura ile 479.464,60 TL ‘lik satışına karşılık davalı .... Çanta şirketinin 300.000,00 TL ödeme yaptığı, Davacı .... şirketinin davalı ...... Çanta şirketinden 179.464,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Dosyanın talimat Mahkemesi bilirkişisine tevdi ile tarafların ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı; açılış kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı; Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı; Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu alacağa ilişkin ödemelerin taraflarca ticari defterlerinde ve BA - BS formlarında kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı mı fatura olduğu; Dava konusu alacağın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava/takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki alacak borç durumu, taraflarca bildirilen BA-BS formlarının dava konusu alacakların kaydını içerip içermediğinin belirlenmesi, takipte yer alan faiz talebinin yerinde olup olmadığı, takip konusu faturada yer alan faiz kaydının geçerli olup olmadığı, buna göre takip öncesi işlemiş faiz talep edilebilip edilemeyeceği hususlarında ek rapor tanzimi için Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat ile alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Sayın Mahkemenin talimatıyla Davacı ..... şirketinin adresine gidilerek, davacı ..... şirketi ile davalı ..... şirketi arasındaki ticari ilişkiye ait muhasebe kayıtları incelenmiş; davacının satışlarına ilişkin düzenlenen faturalar, sevk irsaliyeleri ve bu faturaların yevmiye defteri kayıtları ile davalı ...... Çanta şirketinin ödemelerine ilişkin banka dekontları ve kredi kartı ile mail ordür yoluyla yapılan ödemeye ilişkin belgeler ve muavin defter kayıtlarının birer örneği davacı şirketin muhasebe yetkilisine kaşe ve paraf ettirilerek tutanakla imza altına alınarak Sayın Mahkemenin talebi eksiksiz bir şekilde kök raporla Sayın Mahkemeye sunulmuştur. Bu defa Sayın Mahkemenin █████/2026 tarihli tenzip zaptıyla tarafımdan istenen yeni hususlara ilişkin yine şirket adresine gidilerek, defter beratlarının birer örneği alınarak şirket yetkilisine kaşe bastırılıp imzası alınarak iş bu rapor ekinde Mahkemeye sunulmuş diğer hususlara ilişkin şirket kayıtları üzerinde yeniden inceleme yapılmış ve tespitlere yukarıda yer verilmiştir. Kök raporda da yer verildiği üzere, Davacı ..... şirketinin 3 adet fatura ile 479.464,60 TL‘lik satışına karşılık davalı .... Çanta şirketinin 300.000,00 TL ödeme yaptığı, Davacı .....şirketinin davalı .... Çanta şirketinden 179.464,60 TL alacaklı olduğu hususu Davacı şirket kayıtlarında usulüne uygun olarak tutulmuş defterlerden tespit edilmiştir.Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 179.464,60 -TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.Ayrıca dosya arasında mevcut karşılaştırmalı BA-BS tabloları uyarınca davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 179.464,60 -TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talep edildiği görülmüş ise de, davalının takip öncesi mütemmerit olduğuna dair davacı tarafça delil sunulmadığı gibi bu hususta davalı ile aralarında yer alan bir sözleşme de sunulabilmiş değildir. Bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 179.464,60 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip talebinde belirtilen oranda takip tarihinden itibaren faiz İŞLETİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 35.892,92 TL'nin davalı taraftan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.259,23 TL karar harcından, peşin alınan 2.909,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.349,54 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.909,69 TL peşin harcın toplamı: 3.525,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 11.925,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı nazara alındığında toplam: 8.883,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,7-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı nazara alındığında 3.427,00 TL miktarın davalıdan, 1.173,00 TL miktarın da davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,9-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ....¸e-imzalıdırHakim ......¸e-imzalıdır