Anahtar kelimeler: Mizanında Khknun Atadığı Fonun Hazırda Bakanın Yönetildiğini Gözetiminde Cmk Khknin

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Yöneticinin SorumluluğuDAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Yöneticinin Sorumluluğu davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete --------- D.İş sayılı kararıyla 674 sayılı KHK.nin 13 ve 19.maddeleri CMK 133/1 maddesi kapsamında -------- yetkililerinin kayyım olarak tayin edildiğini, şirketin hali hazırda fonun gözetiminde fonun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetildiğini, 6758 sayılı Kanun'un 19.maddesinin 690 sayılı KHK.nun 73.maddesiyle eklenen 6.fıkrası uyarınca müvekkili şirketin açtığı davada harçtan muaf olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında █████/2016 tarihinden sonra araştırma yapıldığını ve şirket mizanında yer alan 121 Portpöydeki senetler hesabında 2.925.000,00 TL ve 2.850.000,00 TL tutarlı senetler olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin davalının sorumluluğundan kaynaklanan toplam 5.775.000,00 TL zararının bulunduğunun tespit edildiğini, TTK 553 maddesi uyarınca davalının bu zarardan sorumlu olduğunu belirterek 5.775.000,00 TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zaman aşımına uğradığını, --------- tarafından şirket devralınırken şirketin bütün aktiflerinin fiili olarak kontrol edilip devralındığını, oluşan zararda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davacı şirketin de bir zararı olmadığını, müvekkili tarafından davacı lehine düzenlenmiş bir senet bulunmadığını, dava konusu senetlerin ne zaman düzenlendiği ve ne zaman muhasebe kayıtlarının oluşturulduğunun bilinmediğini, 2.850.000,00 TL bedelli senetin dava dışı -------- adına kayıt edildiğini, bu kişinin şirketin önceki %50 hissedarı olduğunu, zarara konu olduğu iddia edilen senet tutarlarının ---------Ş.'ye %60 şirket hisselerini satın alınması aşamasında verilen çek tutarları ile uyumlu olduğunu, söz konusu çek bedellerinin ödenmediğini ve hisse satışının iptal edildiğini, dolayısıyla davacının zararı olmadığını, senetler karşılığında müvekkiline davacı firma tarafından para çıkışı olmadığını, TTK 553 maddesi hükmü gereği zarar olmadığından alacak talebinde bulunulamayacağını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle talep edilen faiz oranının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile;TTK 553 ve devamı maddelerinde düzenlenen yöneticinin sorumluluğu davasıdır. Davacı, şirketin -------- gözetiminde ilgili bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetiminin sürdürüldüğünü, █████/2016 tarihinden sonra şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde tutulan █████/2017 tarihli tutanak ile 2.925.000 TL.ve 2.850.000 TL.tutarında senetlerin mevcut olmadığının belirlendiğini, TTK 553.maddesi uyarınca kurucuların yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin Kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde doğan zarardan sorumlu olduklarını, davalının yol açtığı 5.775.000,00 TL.zararın █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde, öncelikle zaman aşımı itirazında bulunarak █████/2016 tarihli ön tespit tutanağı ile mizanda olduğu belirtilen ancak gerçekte olmadığı tespit edilen senetlere ilişkin dava hakkının zaman aşımına uğradığını, █████/2016 tarihinde şirketi devralan kayyım heyetinin şirkette fiili olarak hakimiyet kurduğunu, kasa, nakit, çek, senet ve tüm hesapları şirket organlarından devraldığını, bu konuda teslim tesellüm belgeleri düzenlendiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla şirket kayıtlarında varolduğu iddia edilen senet ve sorumlulardan en geç █████/2016 tarihi itibariyle --------- yönetiminin haberdar olduğunun tartışmasız olduğunu, --------- yönetimi tarafından şirket devralınır alınmaz şirket kayıtları ve fiili varlıkların kontrol edildiğini, dosyaya █████/2017 tarihli tutanak sunulmuş ise de bu tarihin zaman aşımından kaçınmak için sonradan konulduğunu, --------- atadığı yönetimin devir esnasında şirketin bütün aktiflerini fiilen kontrol ederek devraldığını, dolayısıyla en geç █████/2016 tarihinde şirket kayıtlarında senetlerin fiilen bulunmadığının tespit edildiğini, nitekim davacı yanın █████/2016 tarihi itibariyle zararın faizi ile birlikte ödenmesini talep etmesinin de sorumluların bu tarih itibariyle bilindiğinin göstergesi olduğunu, kendisinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlu olması ve aynı zamanda zarar doğması gerektiğini, █████/2016 tarihinde tutuklandığını, bu tarih itibariyle şirketle fiili bağı kalmadığını, davacı firma lehine düzenlediği bir senette olmadığını, dava konusu edilen senetlerden bir tanesinin dava dışı -------- adına muhasebeleştirilmesi karşısında davanın bu şahsa ihbarı gerektiğini,---------- şirket ortağı ve münferit imza yetkilisi olduğunu, █████/2015 tarihinde davacı şirket ortakları olarak kendisi ve --------- tarafından--------Ş.elinde bulunan davacı şirket hisselerinin satın alınması için ileri tarihli bir kısım çekin bu firmaya teslim edildiğini, şirkete ait olan bu çeklerin ortaklar hesabına alacak, çek hesabına borç kaydedildiğini, devrin sağlanması amacıyla çeklerin karşılığı davacı firma tarafından ödenmediğinden para çıkışının da olmadığını, sonrasında hisse devir sözleşmesinin 686 sayılı KHK.nun 4.maddesi uyarınca iptali edildiğini, dava konusu senet tutarlarının ---------- hisse devri sırasında verilen çek bedelleriyle uyumlu olduğunu, senetlerin ---------- verilen çeklere istinaden düzenlenmiş olup, çek bedelleri ödenmediğinden ve hisse satışı da iptal edildiğinden davacı şirketin zararının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce yürütülen yargılama neticesinde "DAVANIN KABULÜNE, 5.775.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, davacı tarafa ödenmesine" karar verilmiştir.Mahkememiz kararı davalı tarafça istinaf edilmiş,--------- sayılı kararı ile "HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" kararı verilimştir. Davalı vekili tarafından iş bu karar temyiz edilmiş, bunun üzerine---------- sayılı ile " Dava, TTK'nın 553 ve devamı maddeleri uyarınca açılan yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazmin istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece, davacı şirket kayıtlarında görünen ancak fiziken şirket kasasında bulunmayan senetler nedeniyle davalı yöneticinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Ancak, davacı şirkete, --------- D.İş sayılı kararıyla ---------- kayyım olarak tayin edilmiş olup, 27.09.2016 tarihinde şirket yönetimi ---------- atadığı yönetici kayyum heyetine devredilmiştir. Davacı tarafça 01.10.2016 tarihli bir ön tespit tutanağı düzenlendiği iddia edilmiş ise de tutanak aslı ya da bir örneği dosyaya sunulmamıştır. Şirket kayıtlarında mevcut olduğu halde fiziken kasada bulunamayan dava konusu senetler ve zarar ise ancak 07.11.2017 tarihli tutanak ile tespit edilmiştir. Şirkete el konulmasından zararın tespit edildiği tarihe kadar aradan geçen süre bir yıldan fazla olup, bu sürede davacı şirketin yönetimi atanan kayyum heyetinin elindedir. Şirkete el konulduğu tarih itibariyle şirketin aktifleri, pasifleri, kasa mevcudu ve diğer tüm nakdi, gayri nakdi varlıkları ile kambiyo senetleri tespit edilmiş olmalıdır. Ancak, 01.10.2016 tarihli ön tespit tutanağı veyahut şirket zararına ilişkin daha eski tarihli bir tespit de bulunmadığına göre, şirket yönetimi kayyum heyetine devredildikten çok sonra varlığı iddia edilen zarar ile davalı arasındaki illiyet bağı kurulmasının da mümkün olmadığı, ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiği belli olmayan bir zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin, Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA...." şeklinde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve dosya yeni esas numarasını alacak taraflara duruşma günü tebliğ edilmiştir. █████/2026 tarihli duruşmada usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2- Davacı taraf harçtan muaf olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde YARGITAY yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026