Anahtar kelimeler: Etebligat Sanayii Zımnen Halk Muhtelif Muameleleri Yedinci Krediler Anonim Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ...Başkanlığı - (E-Tebligat)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayii Bölge MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Davacı tarafından, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden temin edildiği belirtilen krediler nedeniyle muhtelif tarihlerde ödenen faiz üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen 1.023.739,85-TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve düzeltme-şikayet başvurusundan sonra kesinti yoluyla tahsil edilen 339.224,73 TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden davacı tarafından, muhtelif bankalardan temin edilen krediler için 2020 yılında ödenen faizden, banka ve sigorta muameleleri vergisi kesintisi yapılması üzerine söz konusu kesintilerin iptali ve ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğine haiz davacının 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 21. maddesinde açıkça belirtildiği üzere "her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu" ve uyuşmazlık konusu verginin de davacı tarafından ödendiği görüldüğünden, banka ve sigorta muameleleri vergisi kesintisinde hukuka uygunluk bulunmadığı; görülmekte olan uyuşmazlıkta tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iadesi gereken tarihe kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasındaki hüküm uyarınca 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergilerinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, █████/2022 tarihinde yapılan düzeltme başvurusunun reddedilmesi üzerine üst makama █████/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresinin geçmesinden sonra ikinci defa yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddedildiğinden bahisle açılan, görülmekte olan davanın süre yönünden reddinin gerektiği, davacının verginin mükellefi olmadığı, dolayısıyla iade isteminde bulunma ve dava açma yetkisinin olmadığı, söz konusu kredilerin 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu kapsamında kullanıldığına ilişkin herhangi bir tevsik edici belgenin ibraz edilmediği, olayda vergi hatasının bulunmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece faiz ödenebilmesinin, ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazının gecikmesi durumunda söz konusu olabileceği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, yapılan düzeltme şikayet başvurusunda toplam 1.023.739,85-TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesinin istenildiği, dava dilekçesi ile toplam 1.362.964,58-TL'nin tecil faiziyle iadesinin talep edildiği, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu tablolardan, davanın açıldığı █████/2023 tarihinden önceki 30 gün içinde kesilen banka ve sigorta muameleleri vergilerinin de yer aldığı halde temyiz edilen kararda bu hususların incelenerek değerlendirilmediği anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı tarafından, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden temin edildiği belirtilen krediler nedeniyle muhtelif tarihlerde ödenen faiz üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen 1.023.739,85-TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve düzeltme-şikayet başvurusundan sonra kesinti yoluyla tahsil edilen 339.224,73 TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak sayılmış; aynı maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde mevzuda hata, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması olarak ifade edilmiştir.Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden temin edildiği belirtilen krediler nedeniyle muhtelif tarihlerde ödenen faiz üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen toplam 1.023.739,85-TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle █████/2022 tarihinde düzeltme başvurusunda bulunulduğu, başvurunun, █████/2022 tarihli işlemle reddedildiği ve işlemin aynı gün davacıya tebliğ edildiği, █████/2022 tarihinde üst makama yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine, 30 gün içinde davanın açılmadığı ve █████/2022 tarihinde üst makama ikinci defa yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddedildiğinden bahisle █████/2023 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Olayda, Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğine haiz davacının kullandığı krediler nedeniyle muhtelif tarihlerde ödenen faiz üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen 1.023.739,85-TL tutarındaki banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle █████/2022 tarihinde yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine, en son █████/2022 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu tarihten 11 gün sonra yeni bir hukuki durum bulunmamasına karşın, tekrar aynı miktarın (toplam 1.023.739,85-TL'nin) iadesi istemiyle yeniden şikayet başvurusu yapıldığı görülmektedir.Bu durumda, mükerrer olarak yapılan şikayet başvurunun zımnen reddine dair işlemin davacıya yeni bir dava açma hakkı vermeyeceği sonucuna ulaşıldığından, görülmekte olan davanın reddi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Öte yandan, yapılan düzeltme şikayet başvurusunda toplam 1.023.739,85 TL tutarında banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi isteminde bulunulurken, dava dilekçesinde dava konusu edilen toplam tutarın 1.362.964,58 TL olduğunun anlaşılması nedeniyle, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, bu hususun da ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde idari işlemlere karşı, yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği düzenlenmiş olup, buna göre iptal davasının konusunu oluşturan idari işlemler; hukuk düzeninde değişiklik yapan, yeni hukuksal durum yaratan, başka bir anlatımla, ilgilinin hukuksal durumuna etki yapan kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler olacaktır.Sözü edilen Yasa'nın 7/1. maddesinde de, dava açma süresinin, vergi mahkemelerinde otuz (30) gün olduğu belirtilmiş; 15/1-b maddesinde ise, süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış, mezkur Kanun'un 10. maddesinde ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri; altmış gün içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; ilgililerin, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre, Danıştay'da, idare ve vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri; altmış günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilinin, bu cevabı, istemin reddi sayabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği; dava açılmaması veya davanın reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren (mahkemesine göre dava açma süresi içinde) dava açılabileceği öngörülmüştür.Bu hükümlere göre; yapılan başvuruya altmış gün içerisinde idarece verilen cevabın kesin olması veya başvurunun anılan süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi hallerinde, söz konusu işlem veya işlemler hakkında başka bir idari mercie itiraz edilmeksizin, davanın, cevabın tebliğini veya cevap verilmemek suretiyle geçen altmış günü izleyen günden itibaren, açıklanan 7. maddede, davanın açılacağı idari yargı yerine göre belirlenen süresi içinde dava açılması mümkün bulunmaktadır.Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126.maddesinde öngörülen düzeltme zamanaşımı süresi içinde olmak koşuluyla, aynı Yasa'nın “düzeltme talebi” başlıklı 122. maddesinde; ''mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri'', 124. maddesinde de, ''vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme başvurusu reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı’na müracaat edebilecekleri'' hükmüne yer verilmiştir. Görüleceği üzere, bu maddenin uygulanabilmesi için ilgili hakkında mutlaka aynı konuda idarece daha önce re'sen tesis edilmiş bir işlemin bulunması ve söz konusu işlemde olduğu belirtilen ''vergi hatası''nın da düzeltilmesi talebinin mükellefin bağlı olduğu vergi dairesince olumsuz cevaplanması veya Yasa'da öngörülen sürede yanıtlanmaması gerekmektedir.Esasen, düzeltme şikayet sonrasında davaya konu edilebilecek işlem; vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan vergi hatalarının düzeltilmesi istemlerinin reddi işleminin, 213 sayılı Kanun’un 124. maddesi hükmü gereğince, şikayet yoluyla yapılacak başvuru sonucu, Maliye Bakanlığınca tesis edilecek ret işlemidir.Olayda, davacı tarafından, muhtelif bankalardan temin edildiği belirtilen krediler nedeniyle ödenen faiz üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan idari başvurunun reddi işlemine karşı doğrudan dava açılması gerekirken, VUK 124.madde kapsamında olmayan söz konusu ret işleminin kaldırılması talepli yaptığı "düzeltme-şikayet" başvurunun zımnen reddi sonrası iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemesince, davacı şirketin İYUK 10.maddesi uyarınca vergi dairesine yaptığı müracaat üzerine tesis olunan ve hiçbir şekilde "düzeltme-şikayet"e konu edilemeyecek bulunan vergi dairesince tesis olunan menfi işlemin, davacı şirkete tebliğ edildiği tarihi müteakip, 30 günlük dava açma süresi içinde iş bu davanın açılıp açılmadığının araştırılarak, yukarıda belirtilen hukuki durum muvacehesinde bir karar verilmek üzere, kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.