Anahtar kelimeler: Şoförünün Uğraştığını Anında Onarımı Fiilden Kazada Açılamadığını Motorlu Ayrıldığı Plakalı

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;-- plakalı araç, ---- nezdinde ---- no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Sigortası) ile sigortalandığını, müvekkilinin ticaretle uğraştığını, müvekkiline ait --- sevk ve idaresindeki ----plakalı araç 21.06.2023 tarihinde ---- plakalı aracın şoförünün %100 kusurlu olması sebebiyle oluşan kazada hasar görüldüğünü, kaza sonrasında ---- plakalı araç sürücüsü olay yerinden ayrıldığı için kaza tespit tutanağı kaza anında düzenlenememiş davalı trafik sigortası tarafından hasar dosyası açılamadığını, bu nedenle aracın hasar onarımı müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş ve tamir/servis süresinin tamamlanması normalden daha uzun bir süreç alındığını, olay yeri kamera kayıtları incelendiğinde işbu kazaya sebep olan aracın davalı şirkete ait ---- plakalı araç olduğu tespit edildiğini ve bu sebeple de trafik sigortasında hasar dosyası açılamadığını, bu nedenle aracın hasar onarımı müvekkil tarafından gerçekleştirilmiş ve tamir/servis süresi normalden uzun bir süreç alındığını, dilekçe ekinde bulunan Ölümlü/Yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere trafik kazası tespit tutanağı sürücü beyanları incelendiğinde, davalı sürücünün kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiği açıkça görüldüğünü, meydana gelen kazada, ---- Numaralı soruşturma kapsamında ---- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporunda, ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, müvekkilin ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, dosya kapsamında --- Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüğünü, davacı müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davaya konu trafik kazası sebebi ile gerek ilgili mevzuat gerekse de Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatları kapsamında davacı müvekkilinin, davalı sürücü --- haksız fiili neticesinde haksız fiile ilişkin hükümler çerçevesinde araç işleten sıfatıyla davalı--- şirketi ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan tazminat hakları doğduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişinin işleten sayılacağı; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesinin Son Fıkrası Uyarınca, işletenin, araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı hükümleri yer aldığını, yerleşik Yargıtay İçtihatları da araç sahibinin, araç sürücüsünün kusurundan dolayı talep edilen tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yönünde olduğunu, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ---- Sayılı ve 01.02.2007 Tarihli Kararında; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan işleteni sorumlu olduğunu, aynı Yasa’nın 3. maddesinde ise işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğunu, somut olayda, kazayı yapan ---- plakalı aracın trafik kaydından davalıya ait olduğu anlaşılmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. ve 19. maddelerine göre trafik kaydı kesin olarak gösteren bir belge değil ise de, işletenin kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğinde olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 3’te “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğunu, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” düzenlemesi ile işleten tanımı yapıldığını, bu durumda davalı işleten sıfatıyla sorumlu bulunduğundan hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.” denilmekte olduğunu, işbu kaza sebebi ile temlike konu araçta maddi hasar meydana gelmiş olup, ortaya çıkan hasar sebebi ile müvekkiline ait ---plaka sayılı araç onarımda kaldığını, müvekkiline ait ticari aracın onarımda kalması hasebiyle müvekkili hali hazırda bulunan nakliye işlerini tamamlamak adına araç kiralamak zorunda kaldığını, bu süre içerisinde ticari işlevini yerine getiremediğinden kazanç kaybına ilişkin alacak olduğunu, müvekkiline ait aracın ticari gelir elde ettiği söz konusu olduğundan dolayı kazanç kaybına uğradığını, müvekkiline olağan ortalama kazançlarını gösteren fatura ve belgeler Sayın Mahkeme'ye ekte sunulduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ‘A-6 Teminat Dışı kalan Haller’ maddesinde kazanç kaybı teminat kapsamı dışında bırakıldığını, kazanç kaybına ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere kazanç kaybı talep ettiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen ticari kazanç kaybı talebi için 22.01.2024 tarihinde ----- Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş fakat davalılar ile anlaşma sağlanamadığını, tutanaklar ekte Sayın Mahkemenize sunulduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107/f.1’de “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” düzenlemesi yer aldığının, huzurdaki davaya konu 21.06.2023 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ----- plakalı araç hasar görüldüğünün, kazanç kaybının hesaplanmasında hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın kaç günde tamir edilebileceği esas aldığının, müvekkiline ait aracın kaç günde tamir edilebileceğinin hesaplaması tarafımızdan beklenemeyeceği ve mümkün olmadığından tarafımızca belirsiz alacak davası açılması zorunluluğu doğduğunun, müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğinin, nitekim Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ---- kararında “Hükme esas alınan 07.11.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda aracın hasarına ilişkin dosyaya sunulan 23.09.2014 tarihli fatura tarihini esas alarak 30 gün tamirde kaldığı belirtilerek kazanç kaybı hesabı yapıldığının, araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgeler birlikte değerlendirilerek aracın kaç günde tamir edileceğini makine mühendisi bilirkişisi kendisi belirlemeli ve buna göre kazanç kaybı hesabı yapılacağının mahkemece makine mühendisi bilirkişiden aracın hasarının onarım süresi hususunda rapor alınarak sonucuna göre kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmediğinin” kararı da aynı noktaya işaret ettiğinin, müvekkiline ait araç ile aynı nitelikteki benzer araçların ortalama geliri ilgili sendikalardan, kiralama ilanlarının bulunduğu sitelerden ya da bilirkişi vasıtasıyla da sorularak tespit edilebileceğinin, aynı zamanda dosyadaki mevcut ve ilgili yerlerden celp edilecek deliller ışığında araçtaki hasarın ortalama tamir süresinin de bilirkişi tarafından tespiti yapılabileceğinin, Karayolları Trafik Kanunu’nun hukuki sorumluluğu ele alan madde 85/1’inde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bir teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesi yer almakta olduğunu, işbu düzenleme uyarınca kaza tarihinde ----- plakalı aracın işleteni ve sürücüsü olan davalı/davalılar meydana gelen kazanç kaybından sorumlu olduğunu, tüm bu açıklamalar ışığında, davalıların, meydana gelen kaza sonucu haksız ve kusurlu olmaları nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararları karşılamakla yükümlü oldukları aşikâr olduğu, tüm deliller fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, haklı davanın kabülüne, 21.06.2023 tarihinde davalı yanın kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile temlik alacaklısı olan müvekkilinin uğradığı kazanç kaybına ilişkin dava tarihi itibari ile kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle şimdilik 100 TL tutarındaki maddi tazminat miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yanlardan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın ile davacıya ait ---- plaka sayılı araca çarpması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı her ne kadar müvekkili ----- mahalli terk ettiğinden bahisle Kaza Tespit Tutanağı düzenlenemediğini ileri sürmüş ise de bu iddia gerçek dış olduğunu, davacı --- ait --- plaka sayılı aracın sürücüsü ----, kaza gerçekleştikten sonra aracın içinden çıkaran kişi müvekkili ve ---- isimli şahıs olduğunu, müvekkilinin mahalli terk ettiğine dair iddia gerçek dışı olduğunu, ikinci olarak, davacı tutanak tutulmadığını ileri sürmekteyse de, kaza gerçekleştikten sonra kaza mahalline emniyet ekipleri gelmiş ve Kaza Tespit Tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanak davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, tutanakta açıkça: "Kazanın özeti: Sürücü---kullandığı ---- plakalı aracı ve ona bağlı --- plakalı aracı ile--- istikametine satır halinde iken ---- önüne geldiğinde aracın sol ön lastiğinin patlaması ile direksiyon hakimiyetini kayberedek önce orta bankete aracını çıkarmış, aracın ön kısımları ile ----- firmasına ait aydınlatma direğini devirmiş, çarpmanın da etkisiyle yolun karşı kısmına geçerek aracını yarı römorkuyla birlikte sağ yan kısımların üzerine devirmesi sonucu tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlık trafik kazası meydana geldiğinin, yapılan incelemede aracın ve yarı römorkun sağ yan kısımları ile 1 adet aydınlatma direği zarar görüldüğünün, bu kazanın oluşumunda araç sürücüsü ---- KTK'nun 56/1-a kuralını ihlal ettiği kanaatine kaza yeri incelemesinden ve sürücü beyanından ulaşılmıştır." tespitleri yapıldığını, tutanakta görüldüğü üzere, kaza yeri incelemesi ve davacıya ait aracın sürücüsü ----- beyanları ile kazanın tek taraflı bir kaza olduğu, davacıya ait aracın sol ön tekerinin patlaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, sonuç olarak, davacıya ait araca müvekkili şirkete ait ve müvekkili --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın çarpması nedeniyle kazanın oluştuğu yönündeki iddia gerçek dışı olduğunu, müvekkili --- kullandığı araç ile davacıya ait ve --- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı araca çarpması gibi bir durum olmadığının, bu konuda gerekirse ---- plaka sayılı araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, çarpma bulgusu bulunup bulunmadığının tespitini talep edildiğinin, davacı, ---- plaka sayılı aracın onarımda kaldığını, bu süreçte halihazırda devam eden nakliye işlerini tamamlamak adına araç kiralamak zorunda kaldığını beyan edildiğinin, bu halde, davacının esasında bir kazanç kaybı bulunmadığının, davacı, aracın onarımda olduğu süreçte bir araç kiralayarak ticari kazanç elde etmeye devam ettiğini beyan ettiğinin, burada olsa olsa davacının kiraladığı araç için katlandığı kira bedelini talep edebileceğinden bahsedilebileceğini, bundan da bahsedilemediğini çünkü kazanın oluşumunda müvekkillerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmamakta olduğunu, kaza davacıya ait aracın tekerinin patlaması nedeniyle meydana gelmiş tek taraflı bir kaza olduğunu, her ne kadar davacı tarafından birtakım faturalar delil olarak sunulmuş ise de faturaların dosya kapsamı ile bir ilgisinin olmamasının yanı sıra fatura tarihlerinin kazadan sonraki tarihler olduğu görülmediğini, bu nedenle bu faturaların kabul edilebilmesi mümkün olmadığının, davacı tarafından CBS dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunun da hükme esas alınabilmesi mümkün olmadığının, bahsi geçen CBS dosyasına istinaden ---. Asliye Ceza Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığının ve işbu dosya derdeste olduğunun, ilk celsesi 28.05.2024 tarihinde görülebileceğini, bu nedenle mahkemenizce kusur raporu alınması önem arz etmediğinin, ayrıca müvekkili şirket tarafından araçlara kasko yaptırılmakta olduğunu, sunulacak kasko poliçesinden görüleceği üzere, davacının ileri sürdüğü kazanç kaybı alacağı, kasko poliçesi ile teminat altına alınmadığının, bu nedenle davanın sigorta şirketine ihbarını talep edildiğinin, davacı, aracın kaç gün onarımda kaldığını ve kendi iddiasına göre ne kadar kazanç kaybı olduğunu da bilmekte olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilebilmesi mümkün olmadığının, huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden davanın usulden reddine, kazanın gerçekleşmesinde tek kusurlunun davacıya ait aracın sürücüsü---- olduğu göz önünde bulundurulduğunda, müvekkillere izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından davanın reddine, --- Asliye Ceza Mahkemesi-----Esas sayılı dosyasının sonuçlanmasının beklenilmesine, davanın sigorta şirketine ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan kazanç kaybı bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Davacı, █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle maliki olduğu araçta kazanç kaybının oluştuğunu, kazaya karışan ---- plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve oluşan zarardan davalıların KTK ve TBK kapsamında sorumlu olduğunu, kazanç kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, uyaptan dava konusu araçların trafik tescil kayıtları alınmış, davalı asılın nüfus kayıtları uyaptan dosya arasına alınmış, davaya konu aracın hasar kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilmiş, --- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 07.11.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 02.09.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 08.01.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07.11.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu aracın onarımının ekonomik olmaması nedeni ile gerek kazalı araç fotoğrafları, gerekse ödeme dekontları dikkate alındığında aracın PER TOTAL işlemine tabi tutulmuş olduğunun görüldüğü, Bu kapsamda dava konusu aracın Yargıtay içtihatları gereği Makul Yerine Koyma / Yeniden Edinme süresinin yaklaşık 25 ( Yirmibeş) iş günü iş günü süreceği, ( Sigorta süreci dahil edilmiştir.) Dava konusu kaza kapsamında; --- plaka sayılı aracı ve plakası tespit edilemeyen dorse sürücüsü ---- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, Dava konusu kazanın --- plaka sayılı aracı ve plakası tespit edilemeyen dorse sürücüsü ---- plaka sayılı aracın aracının büyüklüğünü ve teknik özelliklerini göz ardı ederek hatalı şerit değiştirmiş olması nedeni ile meydana gelmiş olduğundan ---- plaka sayılı çekici ve ona bağlı --- plaka sayılı dorse sürücüsü ---- KUSURSUZ olduğu, Bu kapsamda yeniden araç edinme sürecinde aracın kullanılamayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle 25 ( Otuz) iş günü x 1.400,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ----ortalamasıdır.) = 35.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Söz konusu aracın yeniden temin edilme süreci için amortisman payının 1.222,22 TL X 25 = 30.555,55 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği tenzili ile kusur oranı nispetinde 35.000,00 TL – 30.555,55 TL = 4.444,45 TL kazanç kaybı alacağının BULUNDUĞU, davalıların kazanç kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02.09.2025 tarihli ek raporunda özetle, "...MALİ YÖNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME; Sayın Mahkemeniz tarafından 25.03.2025 tarihli ara kararda “ TK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca davacının uyuşmazlık yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişinin daha önce rapor sunan kusur ve makine mühendisi ile birlikte rapor düzenlemek üzere heyete dahil edilmesine, bilirkişi heyeti tarafından rapora itiraz ve gelen müzekkere cevapları incelenerek ek heyet raporunun düzenlenmesi” görevi verilmiş olup dava dosyası tarafımıza tevdi edilmiştir. Davacı taraf ticari defter inceleme günü olan 25.04.2025 tarihli ticari defter inceleme günü defterlerini incelemeye ibraz etmemiş ve incelemeye de katılmamıştır. Bu durum 25.04.2025 tarihli bilirkişi teslim tutanağı ile de tespit edilmiştir. Açıklanan bu sebepten ötürü davacı tarafın kazanç kaybına ilişkin hesaplama yapılamamıştır. Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmasını bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.01.2026 tarihli raporunda özetle, "...---- plakalı TIR sürücüsü -----kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, --- plakalı çekici sürücüsü ----- meydana gelen kazada kusursuz olduğu, Davaya konu araç kazanç kaybının 47.929,24 TL olduğu, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ---Şirketi’nin diğer davalı sürücü --- ile birlikte kusuru oranında %100, araç kazanç kaybı bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin kaza tarihi 21.06.2023 olduğu,..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin 08.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 100-TL'den 47.929,24-TL'ye çıkarttığı, buna ilişkin ıslah harcını ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihinde ---plakalı davalı-araç sürücüsü ----- kaza mahalli olan meskun mahal yerleşik alan içinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, şerit izleme kurallarına, doğrultu değiştirme ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan ve gereken dikkat ve özeni göstermeden seyir edip orta şeritten sol şeride geçmek isterken sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı çekici aracına takılı plakası tespit edilemeyen dorsesinin sol yan kısımları ile sol şeritte seyir eden sürücü---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı çekici aracına takılı ---- plaka sayılı dorsesinin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ----plakalı davacı araç sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesini engellemek için alabileceği bir tedbir olamayacağı nazara alınarak kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, kazadaki kusur oranları dikkate alındığında davalıların zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının iddiasını alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alındığında ispat ettiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğine mahkeme kanaat getirilmiştir. Anılan rapor gereğince davacının kazanç kaybı zararının 47.929,24-TL olduğu, zarara sebebiyet veren araç kamyonet olup kullanım amacı ticari olduğundan davacının avans faizi talebinde bulunabileceği, davalıların kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 47.929,24-TL kazanç kaybı bedelinin █████/2023 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE;1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile;-47.929,24-TL kazanç kaybı bedelinin █████/2023 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli karar harcı 3.274,05-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 820,00-TL olmak üzere toplam 1.247,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.026,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.247,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 21.922,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.410,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücreti davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.