Anahtar kelimeler: Edimiştir Takdîren Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Esastan

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edimiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, yapılan incelemede, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, bilinçli taksir hükümlerinin ise uygulanmaması gerektiğine, bilinçli taksir oranının ve ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla olduğuna, lehe hükümlere yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü saat 18.35 sıralarında kalabalık insan topluluğunun bir arada bulunduğu gelin alma merasimine iştirak eden sanığın, ruhsatsız suç konusu tabancasını kalabalık içerisinde belinden çıkararak, namlusu yakınında bulunan ...'a doğru olacak şekilde yere paralel tutarak sürgü kısmını geriye çekip bıraktığı, sonrasında da sürgü kısmı yerine oturan silahın horozunu el yardımı ile geri çekip tetiğe bastığı anda ve ancak henüz silahı havaya kaldıramadan silahtan çıkan merminin sol yanı dönük şekilde duran ...'ın sol gözünün altından girecek şekilde kafasına isabet ettiği, bu olay nedeni ile ...'ın bilahare kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; mahkemece kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, vekalet ücretine ilişkin kısım çıkartılarak hüküm kurulmuştur.IV. GEREKÇE ve KARARYukarıda mahkemenin kabulüne yer verilen olayda;İ...Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.12.2016 tarihli raporunda;''Üzerinde bulunması gereken orjinal seri numarası ve kimliğine ilişkin bilgiler silinmiş, sonradan ... ibareleri ile VZC ... numarası yazılmış silah, 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar, Türkiye yapısı, Kobra marka, yarı otomatik silahın, şarjörde fişek varken yatağına fişek sürmek amacıyla sürgüsü geriye çekilip bırakıldığında horozunun kurulu durumda kalmayarak tetik çekilmeksizin düştüğü, fişek yatağına sürülen fişeği patlatmadığı, bu durumda iken horozun el yardımı ile geriye çekilip tetiğe baskı uygulandığında fişek yatağındaki fişeği patlatabildiği, her bir atış için belirtilen durumun tekrarlanması gerektiği" bildirilmiştir.Adli Tıp Kurumu İ...Morg İhtisas Dairesi 27.04.2017 tarihli otopsi raporunda,''2-Kişide tespit edilen kot ve sternum kırıklarının lokalizasyonu ve özellikleri itibari ile uygulanan yeniden canlandırma işlemi sırasında husülünün mümkün olduğu,3-Kişinin vücudunda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması tespit edilmiş olup müstaliken öldürücü nitelikte olduğu,4- Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt, cilt altı bulgularına göre; atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu,5-Cesetten mermi çekirdeği elde edilmediği,6-Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.'' İbarelerine yer verilmiştir.Olay sırasında cep telefonu ile kayıt yapan tanık ...dan alınan video görüntüleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen CD inceleme ve tespit tutanağında; ...sanık ...' in ekranın sol tarafında bulunan beyaz renkli kısa tişörtlü şahsın ön tarafında bulunduğunun, bu şahsın sağ omuzunun arka kısmından ...' in elinde bulunan silahın namlu uç kısmının gözüktüğünün ve yönünün maktule doğru dönük olduğunun, maktule doğru tuttuğu silahı doldurmak üzere sürgü kısmının geriye çekildiği görüldüğünün, sürgüsü geriye çekilen silahın tekrar yerine oturması ile doldurma işleminin tamamlandığının, şüpheli ... ın elinde doldurulmuş olarak maktulün baş kısmına doğru tutulan silahın sürgü kısmının tekrar geri gitmesi ile silahın ateşlendiği değerlendirildiğinin, ayrıca bu ateşlenme esnasında geri tepme etkisi ile silahın şahlanması (geri ve yukarı doğru ani hareket etmesi) görüldüğünün, silah ateşlendikten sonra ... ın silahın namlu kısmını sol eliyle tuttuğunun, maktülünde normal duruşunun bozularak kafasının ve vücudunun sağ arka tarafa doğru mermi etkisi ile hareket ettiğinin, sanık ...' ın daha sonra silahını havaya kaldırdığının, sağ elinde yere doğru tuttuğu silah ile yere düşen maktulün yanına doğru yürüdüğü.. belirtilmiştir.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: ''Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.''Tüm dosya kapsamından, tarafların arasında husumet bulunmadığının anlaşıldığı, olayın gelişim şekli, mevcut raporlar sonucu uzak atışın olayda mevcut olduğu, sanığın tabancanın arızasını gidermek isterken ateş aldığı hususları gözetildiğinde sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair soyut iddialar dışında anılan suçtan mahkumiyetine yeter hiçbir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, ancak; silahın etki alanı, atış mesafesi, suçun işleniş şekli, yaranın vücuttaki konumu beraber değerlendirildiğinde, sanığın, olay günü kendisine yakın mesafede maktulun bulunduğu sırada, öldürme kabiliyeti olan ve ateş edebilecek durumda bulunan silahın tetiğine dokunmak suretiyle ateş alabileceğini öngörmesine rağmen gerekli özeni göstermeyerek neticeye sebebiyet verdiği, bir başka deyişle bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği anlaşılmıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde karar verildi.