Anahtar kelimeler: Kıymete Kimyevi Dolaşıma Muhteviyatı Kıymetinin Fazladan Gözetim İthalatta Tebliğde Yedinci

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına tescilli,... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen gümrük ve ilave gümrük vergilerine karşı yapılan itiraz üzerine verilen kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işletilecek kanuni faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; olayda, gözetim-referans kıymet uygulamasının ticaret politikası önlemi olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, referans/veri fiyat bilgilerinin, gümrük idareleri tarafından ithal edilen eşyanın gümrük kıymetine esas değerler olarak kullanılmaması, kıymet tespitinde gümrük idaresinin beyanının gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede yol gösterici mahiyette bulunması, bu haliyle emsal-referans kıymeti uygulamasının bir ticaret politikası önlemi değil, idareye yön göstermek amacıyla belirlenen bir kıymet olduğu, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesindeki değişikliğin gözetim-referans kıymet uygulamasından kaynaklı itiraz/geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin bir değişiklik getirmediği, uyuşmazlıkta, ithale konu eşyaya ilişkin faturadaki düşük birim fiyatın yükseltilerek beyanda bulunulduğunun anlaşılması ve beyannamenin tescil edildiği gün ihitirazi kayıt dilekçesi verilmesi karşısında, davacının beyanının bağlayıcı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, eşyanın satış bedelinin faturada gösterilen kıymet olduğu, davalı idarece, davacı tarafından beyan edilen uyuşmazlık konusu beyanname eki faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir kıymet araştırmasının yapılmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu; fazladan ödenen tutarın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Uyuşmazlıkta; gözetim kıymetinin gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değer olduğu, bu itibarla, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen değer, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, eşyanın kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilmesi üzerine yapılan tahakkukta hukukuka uyarlık, davanın kabulü yönünde verilen Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği; ayrıca, 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesine göre vergilerin 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin yasal değişikliğin █████/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, ancak, █████/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7451 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle "6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi" ibaresinin "kanuni faiz" şeklinde değiştirildiği, olayda dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin █████/2023 tarihinden sonra tescil edildiği, iadesi gereken vergilerin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iade edilebileceği, davacı tarafından da kanuni faiz talep edildiği göz önünde bulundurulduğunda, Mahkeme kararının iadeye ilişkin hüküm fıkrasının kanuni faiz oranını aşan kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Beyannamenin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yapılan █████/2021 tarihli değişiklik sonrasında tescil edildiği, gözetim uygulamalarının ticaret politikası önlemlerinden olması sebebiyle vergilerin iadesinin ilgili Kanun'a aykırılık teşkil edeceği, kıymet beyanının herhangi bir zorlamaya tabi tutulmadan davacının iradesi ile yapıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz edilen istinaf kararının gerekçesinde uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin █████/2023 tarihinden sonra tescil edildiği, iadesi gereken vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iade edilebileceği, davacı tarafından da kanuni faiz talep edildiği açıkça belirtilmesine rağmen, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararıyla istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddedildiği, iadesi istenen vergilerin kanuni faizi aşan kısmına ilişkin hüküm kurulmaması nedeniyle yargı kararının gereği vergilerin tecil faiziyle iade edilebileceği, fakat, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hususun, düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu göz önüne alındığında, temyize konu kararın bahse konu kısmı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, davaya konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda bulunmamıştır.Kararda tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının kanuni faizi aşan kısmı hakkında hüküm kurulmamasına gelince;Dosyanın incelenmesinden, ilk derece mahkemesi kararının vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası hakkında Vergi Dava Dairesince yapılan istinaf kanun yolu incelemesinde, uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin █████/2023 tarihinden sonra tescil edildiği, iadesi gereken vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iade edilebileceği, davacı tarafından da kanuni faiz talep edildiği gerekçesine yer verilmesine rağmen, tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faizi aşan kısmı hakkında gerekçeye uygun şekilde hüküm kurulmadığı anlaşılmakta ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hususun, 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2....Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, "istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine" ibaresinden sonra, ''fazladan ödenen vergilerin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve bölge idare mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.(XX) KARŞI OY
:Dava konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı açıktır.Yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen husus dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olup, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyan yükseltilmektedir. Bu suretle, dava sürecinde gözetim belgesi temin edilmeden malın ithali sağlanmakta ve sonuç olarak hem düşük kıymet üzerinden ithalat hem de gözetim belgesi alma külfetinden kurtulma gibi gözetimle ilgili yasal düzenlemelerin aşılması ve uygulanmadan devre dışı bırakılması sonucuna yol açılmaktadır.Belirtilen bağlamda, mükellefin tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmamakta ve bu husus mükellefin kendi seçim ve tercihinden ibaret kalmaktadır. Zira yüksek kıymet üzerinden beyanda bulunmak suretiyle gözetim belgesi ibrazı ödevinden kaçınma gibi bir seçenekten yararlanılmaktadır. Bu nedenle, davanın salt Gümrük Kanunundaki kıymetle ilgili hükümler üzerinden çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçeklikle ilgili bütünlüğün göz ardı edilmesine ve dış ticaret mevzuatına ilişkin bir kısım hükümlerin fiilen uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verecektir.Öte yandan, yapılan itiraz başvurusu bir yönüyle 211. maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddede yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiğinden, taleplerin değerlendirilmesinde anılan maddede yer alan kısıtlamaların dikkate alınmaması gümrük idaresi açısından mümkün bulunmamaktadır.Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve gözetime isabet eden verginin faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla yasal düzenlemelere göre ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etmeden ithalat yapmasının önünü açtığı, uyuşmazlığın salt kıymet ihtilafı gibi ele alınmasının söz konusu yasal düzenlemeleri işlevsiz bıraktığı, bu nedenle dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla anılan maddede yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.