Anahtar kelimeler: Olduğuin Minibüsün Müzakere Hasarlı Çarpması Ölümlü Sevk Heyetince Plakalı Maliki

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde müvekkili şirketin maliki olduğu...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ticari aracın ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı minibüsün çarpması sonucu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik değer kaybı olarak 2.000 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkiline ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile mahrum kalınan kazanç kaybı karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL’nin ... mirasçıları ve aracın ruhsat sahibi (aynı zamanda mirasçı) ... isimli davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı █████/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile kazanç kaybı talebini 25.920 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ve cevap dilekçesinin süresinde olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, hukuki yararın bulunmadığını, zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket sürücüsünün de kusurunun olduğunu, gerçek kusur durumlarının ATK İhtisas kurulunca tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı alacağı ZMMS kapsamında olup, sigorta şirketi tarafından karşılanması gereken bir alacak kalemi olduğundan öncelikle tefrik edilen dosyadaki sigorta şirketi tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dosyaya herhangi bir fatura veya belge sunamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Kazanç kaybı istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.440,00 TL kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; değer kaybı istemi yönünden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen kararda faize hükmedilmediğini, dava dilekçesinde sehven faiz talebini ekleyemediklerini ancak fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, 06.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile ticari avans faizi talep ettiklerini, bu sebeplerle öncelikli olarak hükmedilen miktara olay tarihi (haksız fiil tarihi) olan 18.08.2015 tarihinden, aksi kanaatin hasıl olması durumunda dava tarihi olan 07.10.2016 tarihinden, aksi halde ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.█████/2015 tarihinde, davacıya ait olup, dava dışı...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ara ile davalı ...'a ait olup, tüm davalıların murisi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün karıştığı kaza nedeniyle, davacının araçta oluşan değer kaybının ve kazanç kaybı zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece ilk verilen görevsizliğe dair hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2023 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile " ... eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi olan İlk Derece Mahkemesinin esasına kayıt edildiği, davalı araç sürücüsü (mirasçıları) ve işleteni ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun aynı maddi olaydan kaynaklandığı ve zararın tek olduğundan davanın ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, sigorta şirketi bakımından tefrik kararı verilmesinin göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceği kaldı ki 2918 sayılı Yasanın 97. maddesinde düzenlenen özel dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olduğu ve davacıya mehil verilmesi gerektiği, aksi halde dahi sigorta şirketi bakımından başvuru süreci tamamlanması halinde açılacak davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı, bu halde aynı trafik kazası nedeniyle tazminat talep edilmesi nedeniyle bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirme kararının gündeme geleceği, tüm bu nedenlerle yukarıya aktarılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurul kararı ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin kararı gereğince davaya devam edilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.HMK'nın 109/3. maddesinde "Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmü uyarınca, davacı dava dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tutmasa dahi davayı ıslah etmesi mümkündür (Yargıtay HGK ███████-1628 E.- █████████ sayılı kararı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı sayılı kararı).Dava dilekçesi ile talep edilmeyen faiz TBK'nın 131/2.maddesine göre ana para alınırken faiz hakkı saklı tutulmuşsa ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa her zaman istenilebilir. Bu durumda davacı, dava dilekçesinde talep etmediği faiz alacağını dava sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talep ettiğine göre; talebi aşan bir karar verilemeyeceğinden, davacının faiz başlangıç tarihi konusundaki talebi doğrultusunda, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faize hükmedilmesi gerekirken, faiz hükmü kurulmaması doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre
:1-Kazanç kaybı istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.440,00 TL kazanç kaybının, dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Değer kaybı istemi yönünden davanın reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 1.327,95-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39-TL' ve bilahare ikmal edilen 391,42-TL sılah harcından mahsubu ile eksik kalan 851,14-TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 85,39-TL peşin+391,42-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 476,81-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 29,20-TL vekalet harcı, 314,50-TL Adli Tıp Faturası ve 2.852,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam -TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 2.139,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalılar tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 37,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 6.480,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 544,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026