Anahtar kelimeler: Defterdarlığı Faizlerinin Aralık Ziyaı Muameleleri Ferilerinden Yedinci Ocak Emrinin Amme

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av....KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: 2014 ve 2015 yıllarının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin takibe konu banka ve sigorta muameleleri vergisiyle fer'ilerinden oluşan amme alacaklarının takdir komisyonu kararlarına dayandığı, davacının zaman aşımı süresi içerisinde █████/2019 tarihinde takdire sevk edildiği, █████/2019 tarihinde takdir komisyonunca matrahın takdir edildiği, Dairelerince verilen █████/2024 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece gönderilen cevap dilekçesi ve eki belgelerin incelenmesinden, takdir komisyonu kararlarının █████/2020 tarihinde vergi dairesi müdürlüğü kayıtlarına girdiği, vergi/ceza ihbarnamelerinin de █████/2020 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebligatın gerçekleştirildiği, takdire sevk işlemlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zaman aşımı süresini durdurduğu, takdir komisyonu kararlarının vergi dairesine tevdiinden itibaren de zaman aşımı süresinin işlemeye devam ettiği göz önüne alındığında, ihbarnamelerin zaman aşımı süresi içinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği anlaşıldığından, söz konusu amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Talebi olmadığı halde “kredi verme faaliyeti” adı altında re’sen mükellefiyet tesis ettirilerek adına e-tebligat adresi oluşturulması hukuka aykırı olduğundan, ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin yapılan e-tebligatın da usulsüz olduğu, söz konusu ihbarnamelerden ödeme emrinin tebliği üzerine haberdar olunduğu, usulsüz ve eksik olarak tebliğ edilen ihbarnamelere dayanılarak tesis edilen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Kararın, ödeme emrinin 2014 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının bozulması; 2015 yılına ilişkin kamu alacağı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:2014 ve 2015 yıllarının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 138. maddesinde, vergi incelemesinin, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabileceği kurala bağlanmış olup; 113. maddesinde, süresinin geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanan zamanaşımının, mükellefin bu hususta müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği; 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2009 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı iptal kararı üzerine 6009 sayılı Kanun'la düzenlenen 114. maddenin 2. fıkrası uyarınca da işlemeyen sürenin her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı düzenlenmiştir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararında sözü edilen düzenlemenin, vergilemede; "belirlilik", "yasallık" "öngörülebilirlik", "keyfiliğe izin verilmemesi" ve "hukuk devleti" ilkesine aykırı düştüğü; takdir komisyonuna başvuru yolunun, sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla keyfi olarak kullanılmasının güvence sağlamayacağı ve vergi yükünü artırarak haksız sonuçlar doğmasına neden olabileceği hususuna vurgu yapılmıştır.213 sayılı Kanun'un 20. maddesinde verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve oranlar üzerinden hesaplanarak miktarının belirlenmesi olarak tanımlanmış, 25 ilâ 39. maddelerinde tarh yöntemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu yöntemlerden birisi olan "re'sen tarh" usulünü düzenleyen 30. maddede, █████/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanun değişikliğinden önce re'sen takdir yetkisi sadece takdir komisyonlarına ait bulunduğundan, vergi incelemesi sırasında re'sen takdiri gerektiren bir durumun tespiti halinde gerekli takdir işlemi takdir komisyonu tarafından yapılmakta iken 2791 sayılı Kanun değişikliğiyle re'sen vergi tarhının tanımı yeniden yapılarak, vergi inceleme elemanlarına da re'sen takdir yetkisi tanınmıştır. Yukarıda yer verilen 114. madde uyarınca takdir komisyonuna başvurma yetkisi ise sadece vergi dairesine aittir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, ödeme emrinin 2015 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.Kararın, ödeme emrinin 2014 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına gelince:Vergi incelemesi, re'sen takdir yetkisi bulunan inceleme elemanı tarafından yürütülen bir mükellefin; zaman aşımını durdurmak amacıyla, gerçek bir re'sen takdir nedeni saptanmaksızın, şeklen, takdire sevk sebeplerinden biri dayanak gösterilerek matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmesi, bu süre zarfında vergi inceleme raporu ve/veya vergi tekniği raporu düzenlenmesi; takdir komisyonunun haiz olduğu yetki uyarınca, inceleme elemanından bağımsız yürütmesi gereken inceleme ve araştırmalar sonucu elde edeceği verileri değerlendirmek yerine, sözü edilen raporlarda belirtilen miktarın aynısını matrah olarak takdir etmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun zaman aşımı ile incelemeye ilişkin düzenlemeleri de öngörülen amacına aykırı düştüğü gibi takdir komisyonuna başvuru yolunun zaman aşımı hükmünü aşmak amacıyla bir yöntem olarak kullanılması, Anayasa Mahkemesi kararında da işaret edildiği üzere ''yasallık'' ve ''hukuki güvenlik'' ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.Olayda, 2014 vergilendirme dönemi matrahının tespiti için hakkında vergi incelemesi başlatılan ve zaman aşımının dolmasına çok kısa süre kala █████/2019 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilen davacı adına, █████/2019 tarihli vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonunun █████/2019 tarihli kararı uyarınca tarhiyat yapılmış olup, cezalı tarhiyatın esas itibarıyla, tanzim edilen rapora dayandığı açıktır. Matrah takdiri amacı dışında, zaman aşımını durdurma saikiyle takdir komisyonuna başvurulduğundan, ortada bir takdir komisyonu kararının bulunması, tarhiyatın, söz konusu rapora göre yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.Bu durumda, 2014 vergilendirme dönemi için yapılan cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin beş yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra █████/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında, davacı adına yapılan 2014 vergilendirme dönemine ilişkin cezalı tarhiyatın zaman aşımına uğramış olması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinin anılan döneme ait amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın anılan kısmının bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, ödeme emrinin 2015 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. Kararın, ödeme emrinin 2014 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,4. ...TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2014 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyu ile Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.