Anahtar kelimeler: Ssklı Almaya Emekli Aylığı Borç Başladığı Kesinlik Şartı Eksiklikleri Türkiye

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının emekli aylığı almaya başladığı tarihten sonra davacının Türkiye SSK’lı çalışmaları üzerinden denetime geçildiğini ve SSK’lı çalışmasının iptal edildiğini, Davalı kurumun davacıya 25.11.2020 tarih ve 14450400 sayılı borç bildirim belgesi ile 182.921,90 TL borç bildiriminde bulunduğunu, davacıya emekli aylığı bağlanması için 949, 27... .08.2012-27.08.2013 tarihleri arası genel sağlık sigortası borcunu ödemesi gerektiğini bildirdiklerini, davalı Kurumun 11.02.2021 tarihli cevabı ile dava konusu borç ile ve işlem ile ilgili kesinleşmiş yargı kararı olması gerektiğini, davacının SSK ‘ya tahsis talebinde bulunduğu tarihten itibaren Bağkur üzerinden emekli aylığı da almaya hak kazandığının tespitini, davacının ödediği primlerin borçlanma bedelini ödediği tarihten itibaren Bağ-Kur’a aktarılması gerektiğinin tespitini, davacının Kurumun yersiz ödeme olarak SSK dan ödenen emekli aylıkları ile aylıkların bağkur üzerinden hesap edilerek, başlangıcı itibari ile SSK’dan ödenen emekli aylığı, Bağ-Kur üzerinden hesap edilecek emekli aylıklar arasındaki farkın hesap edilerek yersiz ödeme olarak talep edilebileceğinin tespitini, davacının, davalı Kuruma SSK ve Bağ-Kur emekli aylığı farkı olarak şimdilik 130.000TL borcunun bulunmadığını tespitini, durdurulan emekli aylıklarının, maaşlarının durdurulduğu tarihten Bağ-Kur üzerinden, aylıkların durdurulduğu tarihten itibaren aybe ay işleyecek faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini, davacıya çıkarılacak fark aylıklarına ilişkin borç için 7256 sayı af yasası gereği peşin ödeme üzerinden faiz hesabı yapılması gerektiğinin tespitini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile davacının 949,27 TL genel sağlık sigortası borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 05.05.2021 tarihli dilekçe ile iptal edilen aylık nedeni ile borç çıkarıldığı, yurtdışı borçlanmasının 4/b kapsamına aktarıldığı, davacının 4/b tahsis koşullarını 17.08.2013 tarihinde sağladığı, 27.08.2012-27.08.2013 tarihleri arasında 949,27TL borcun olduğu 30.04.2021 tarihinde belirlendiği, aylık bağlanabilmesi için borcun ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile'' "Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile1-a)Davacının 01.09.2012 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,b)Davacının iptal edilen aylığı nedeniyle Kurum tarafından yapılan ödemelerden bağkur kapsamında yapılacak yaşlılık aylığı ödemelerinin mahsubu ile 26.11.2020 tarihi itibariyle davacının 5.429,56 TL aylık ve ek ödeme ile faizinden sorumlu olduğunun, fazlaya ilişkin borçlu olmadığının tespitine,c)Davacıya bağlanacak yaşlılık aylıklarının iptal edilen aylık nedeniyle kalan borçtan mahsubu ile ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,d)Davacının 949,27 TL genel sağlık sigortası borcu olmadığının tespitine,e)Fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmiştir.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebi gibi karar verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Bağ-Kur üzerinden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının, Kuruma borçlu olmadığının, aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi talebine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; davalı kurum kayıtları, bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, tanık beyanlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.